Türkiye Haber İş Sendikası Başkanı Ali Akcan, geçen cuma günü, 16 ekimde Türk Telekom ve bağlı işyerlerinde başlayan grevin 1.ay sonunda Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Başkanı Paul Doany‘nin personele gönderdiği mektuba bir cevap yayınladı.
….üzülerek aldığımız “grev” kararının uygulanmaya başladığı 16 Ekim 2007 tarihinden bu yana geçen 30 günlük süreçte yaşananlar ve şirket genel müdürü Paul Doany’nin siz değerli üyelerime gönderdiği mektupla ilgili bilgiler vermek istiyorum.
ifadesiyle başlayan, bu mektuptan bazı bölümleri, 3 gün gecikmeli de olsa yayınlıyoruz. Burayı tıklayarak ulaşabileceğiniz Ali Akcan’ın cevabında ;
“Toplu iş sözleşmesi işyerinin hukukudur” temel ilkesinden yola çıkarak 7. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin tekliflerini hazırlarken uygulamada şimdiye kadar ortaya çıkan sorunlara çözüm üretmek, özelleşen Türk Telekomun yeni kazanmış olduğu statüye uyumunu sağlayarak değişim ihtiyacının önünü açmak ve bunları yaparken, en tabi hakkımız olan kazanılmış haklarımızı korumak, günün şartlarına göre geliştirmek ve her şeyden önemlisi sendikal varlığımızı Türk Telekomun bundan sonraki döneminde de devam ettirmek ilkelerini esas almıştık.
diyor ve uzlaşmazsızlık ve uzantısında grevle sonuçlanan, 7.Toplu İş Görüşmelerinin bir özetini yapıyor ve
Türk Telekom’un uzlaşmaz yaklaşımı olduğunu greve sebep olmuştur. Bu nedenle işverenin ücret uyuşmazlığı sonucu greve gittiğimiz beyanı doğruları ifade etmemektedir.
ifadesini kullanıyor. Türk Telekom yönetiminin, toplu iş sözleşmesinin kapsamı dışında tutulmasını teklif ettiği işyerleri ve unvanlar ile şirkette sendikayı, etkisiz ve yetkisiz duruma düşürerek sona erdirmeyi amaçladığını iddia eden Akcan, grevdeki arızalarla ilgili olarak;
İşverenimiz mademki işçilerin grev yapma hakkına saygı duyuyorlar, neden grevdeki işçilerin işlerini greve katılmayan kapsam dışı 1.tip ve 2.tip çalışanlar ile 2822 sayılı yasa gereği üretime yönelik olmamak üzere belirlenen grev ve lokavt dışı kalan işçilere yaptırmakta. Türk Telekom daha da ileri giderek taşeronların işçilerini çalıştırmakta hiçbir sakınca görmemektedir. Tek başına bu uygulama bile kanun tanımaz bir anlayışın sonucudur.
Özelleştirme sonrasında şirketin ve piyasanın durumunu yakından takip ettiklerini ve gelişmeleri değerlendirerek, politikalar belirlediğini açıklayan Akcan
Türk Telekom’um verimliliği ve karlılığı ortadadır. Bunun artarak devam etmesi için elimizden gelen her türlü katkıyı da koymaya hazırız. Dolayısı ile şirketin piyasadaki şartların seyrine göre mali durumunda bir olumsuzlukla karşılaşma ihtimalinde ücretlerimize herhangi bir artış yapılmadan bile çalışmaya devam edebileceğimiz, hatta Türk Telekom’un üyelerimizin mali fedakarlığına ihtiyaç duyulması halinde bunu da seve seve yapabileceğimiz Türk Telekom yönetimi ile paylaşılmıştır. Böyle bir teklifi bile yapabilen bir sendikal anlayışı sorumsuzlukla itham etmek, oluşan güvensizlik ortamını derinleştirmekten başka bir anlam taşımamaktadır.
diyor. Toplu iş sözleşmesi sürecinin tarafları strese sokan yorucu bir yol olduğunu not eden Akcan, bu yorucu süreç sırasında, basında yer alan demeçlerin tamamının okunmadan, bazı kısımlarının cımbızla içinden alınarak sunulduğunu söylüyor ve Cihan Haber Ajansında çıkan bir beyanatı örnekliyor. Akcan bu beyanatta geçen “zarar verme” konusunun, demeç bir bütün olarak değerlendirildiğinde çalışanların üretimden gelen gücünü ortaya koyup hizmet edimlerini yerine getirmemek suretiyle Türk Telekom’a ne tür bir zarar verilebileceğini ifade etmek olarak açıklıyor.
Özelleştirme konusunda hukuki zeminde gereken mücadelenin verildiğini ve ilk derece mahkemelerden olumlu bir sonuç elde edilemediğini belirten Akcan, yargının bu değerlendirmesine saygılı olduklarını ama süreci de takip etmekte olduklarını belirtiyor.
Ali Akcan, greve katılımın engellenmesi için işveren vekilleri tarafından üyelerle temasa geçildiğini ve grevden vazgeçmelerinin telkin edildiğini iddia ediyor ve greve katılmaktan vazgeçenlerin, 2822 sayılı Kanun gereği, yapılacak olan sözleşmeden yararlanmasının mümkün olmadığını belirtiyor.
Paul Doany’nin sabotajlarla ilgili açıklamalarının eleştirildiği mektup aşağıdaki satırlarla sona erdiriliyor ve ekinde, karşılaştırmalı olarak, Türk Telekom yönetiminin önerdiği maddelerle, Sendikanın taleplerinin yer aldığı bir tablo yer alıyor:
Sonuç olarak, kimden ve nereden hangi amaçla yapılırsa yapılsın Türk Telekom hatlarına ve sistemlerine karşı yapılan sabotajları bir kez daha nefretle kınıyoruz.



Kaynak : 