5651 sayılı kanunun uygulamalarının tartışıldığı ve İstanbul Barosu, turk-internet.com ve IVHP işbirliğinde düzenlenen konferansın 4.panelinde, Yer, Erişim ve İçerik Sağlayıcıların yönetmeliklere yaklaşımları ortaya konuldu;
İstanbul Barosu Bilişim Merkezi üyelerinden Avukat Ali Osman Özdilek’in yönettiği panele, İçerik sağlayıcılar adına Elşi Sözlük avukatı Başak Purut, İnternet Servis Sağlayıcıları adına Tüm İnternet derneği (TID) Genel Sekreteri İbrahim Sarıoğlu, Yer Sağlayıcılar adına Avukat Ali Suat Güzeloğlu ve Türk Telekom adına Avukat Ahmet Bülter katıldı.
İçerik sağlayıcılar adına, 2 kere tamamen kapatılması nedeniyle panele konuşmacı olarak davet edilen Ekşi Sözlük adına konuşan Avukat Başak Purut, Web 2.0 yani YouTube ya da Ekşi Sözlük türü sitelerin, yer sağlayıcı olduğuna dikkati çekti ve Ekşi Sözlüğe yazı yazan sayısının 100.000 civarı olduğunu, bu kadar kişinin katkıda bulunduğu bir sitenin içeriğinin merkezi kontrolünün imkansız olduğunu belirtti. Purut şunları söyledi ;
Türkiye’de Web 2.0 uygulamalarının ve özelde Ekşi Sözlük’ün yer sağlayıcı mı, yoksa içerik sağlayıcı mı oldukları hususu muğlak. Ancak yasanın internet siteleri için uygulamasının zamanla oturacağı, bu süreçte içeriği kullanıcılar tarafından oluşturulan sitelerin, yer sağlayıcı olarak tanımlanması gerektiği açıktır.
5651 sayılı kanunun yürürlülüğe girmesiyle cevap ve düzeltme gerektirecek içerik sebebiyle sitelerin tedbiren de olsa kapatılması uygulaması sona ermelidir. 5651’in 9.maddesi bu konuyu net bir şekilde düzenlemektedir.
Daha önceki panellerde konuşulan konuları tekrar etmek istemediğini söyleyen Türk Telekom Hukuk Direktörü Ahmet Bülter kanunun yürürlülüğe girmesiyle birlikte, bazı aksaklıklar olduğuna dikkatleri şu sözlerle çekti :
Türkiye’nin en büyük internet erişim sağlayıcısı olan Türk Telekom, 5651 sayılı yasa ile getirilen yükümlülüklerden en fazla etkilenen firma olarak karşımıza çıkmaktadır. Gün boyu 5651 sayılı yasa ve mevzuat ile ilgili pek çok konuya değinildiği için farklı yönlere de değinilmesi faydalı olacak.
5651 sayılı yasanın uygulanması ile maalesef, internet erişimi konusunda, erişimin engellenmesi ile ilgili bir kavram karmaşası ortaya çıktı. Şöyle ki, artık pek çok mahkeme, 5651 sayılı yasanın ilgili maddelerinde yer alan 8 kategori suç dışında, kişilik hakları, borç ve ticari ilişkiler de dahil erişimin engellenmesi yönünde karar vermekten imtina eder hale geldi. Artık ne ticari, ne kişilik hakları ihlal eden internet yayınları konusunda bir karar ulaşmıyor. Sadece5651 sayılı yasa kapsamında erişimin engellenmesi kararı verilebileceği şeklinde yanlış bir kanaat oluşmaya başladı.
Hukuk Usulü Muhakemeleri kanununun 103.maddesinde “ihtiyati tedbir” müessesesi düzenlenmiş iken, internet erişimleri bakımından, artık bu müessese uygulanamaz hale geldi. Oysa ki, 5651 sayılı yasa, Hukuk Usulü Muhakemeleri kanunu özel norm, genel morm mahiyetinde bulunmamakta ve ikame etkisi yer almamakta.
Dolayısıyla 5651 sayılı yasadışında da, diğer hukuka aykırılık hallerinde de, inisiyatifi tecbir mahiyetinde erişimin engellenmesi kararının verilmesinin mümkün olabilmesi gerekir.
Diğer taraftan, 5651 sayılı yasa ve ilgili yönetmeliklerde, internet erişim sağlayıcılarına statik IP konusunda, düzenlemeler yapma yükümlülüğü getirilmişken, bu düzenlemelerin internet erişim sağlayıcılarına bırakılması yerine, tıpkı telekomünikasyon sektöründe olduğu gibi, bu alanda da bir statik IP spektrumunun, ilgili kamu kurumu yani TİB (Telekom İletişim Başkanlığı) tarafından yapılabilmesi daha faydalı olacaktır.
Diğer taraftan, mahkemelerden gelen kararlarda da hayli ilginç konular bulunmaktaydı ve Türk Telekom’u karar merci haline getirir gibi bile gözüküyordu. Artık bu konu TİB üzerine kalmaktadır. Bu anlamda, internet erişiminin engellenmesi kararı işlemlerinin TİB tarafından internet servis sağlayıcılara (ISS) iletilmesi, işletmecileri mahkeme kararlarını uygulamaları yorumlama yükümlülüğünden kurtarmıştır.
5651 sayılı kanunun, log tutma zorunluluğu getirdiği Internet Servis sağlayıcılar adına konuşan TID Genel Sekreteri İbrahim Sarıoğlu ise, 1996’dan beri İnternet servis Sağlayıcıların, hem içerik, hem yer, hem de servis sağladıklarına dikkati çekti ve tüm trafiğin TIB üzerinden döndürülmek istenmesini de Anayasa’daki haberleşme özgürlüğüne ve gizliliğe aykırı olarak değerlendirdi. Sarıoğlu şunları söyledi :
İnternet iletişim sağlayıcılar açısından 5651 sayılı kanun ek sorumluluklar getirmedi. Ancak kanunun yönetmelikleri ve uygulamalar kanunun amacını aşan ek yükümlülükler getirdi. Örneğin TIB bütün erişim sağlayıcılardan her ay erişim logları (IP numarası, bağlanılan tarih, saat ve ne süre bağlı kalındığı) ve müşteri kimlikleri istemektedir.
Bu devletin her vatandaşının sabah evden kaçta çıktığını, ne giydiğini ve evine kaçta döndüğünü takip etmesi gibi bir şeydir.
TIB ayrıca yasaklanan sitelerin erişimini isteyen her kişinin kendisine ait web adresine gönderilmesini istemektedir. Bu durumda yasaklı sitelere erişmel isteyen kişiler de loglanabilmektedir.
Bizim TID olarak görüşümüz, kanun anayasal haberleşme özgürlüğü ve gizliliği ilkesine aykırıdır. Bu kanunun ve yönetmeliklerinin iptal isteği ile Danıştay’a başvuracağız.
Sarıoğlu, erişimi engellenen sitelerin sadece Türkiye içinden izlenemediğine ama Türkiye dışında hala yayında olduğuna ve izlenebildiğine dikkatleri çekti.
Bir sonraki panelde, TİB, İnternet Daire Başkanı Osman Nihat Şen, Sarıoğlu’nun, TİB’in kendi adresine yönlendirme yaparak, yasaklanan sitelere giriş yapanların loglanabileceği iddialarına karşın, bu işlemin, internet konusunda bilgi vermek amaçlı olarak yapıldığını ve yönlendirilen adreslerde bundan sonra açıklayıcı ve koruyucu bilgilerin yer alacağını açıkladı.
Panelin yöneticisi Avukat Ali Osman Özdilek yaptığı özetlemede şunları söyledi ;
5651 sayılı yasanın asıl süjeleri olan servis sağlayıcılarının katıldığı bu oturumda servis sağlayıcı temsilcileri 5651 sayılı yasanın uygulamada ortaya çıkarabileceği problemleri ortaya koydular. Genel kanı 5651 sayılı yasanın servis sağlayıcıların sorumluluk alanını daralttığı yönünde oluştu.
Servis sağlayıcıların yasa ile ilgili kaygısı ise toplanan verilerin ne şekilde ve hangi amaçlar için kullanılacağının bilinememesiydi. Ayrıca yönetmelikler ile yasanın amacının aşıldığı da yine bir başka kanı olarak belirtildi. Bunun nedeni ise hakim kararı olmaksızın internet kullanıcılarının trafik bilgilerinin TIB tarafından arşivlenme olasılığı.
Konferansla ilgili diğer yazıları buraya tıklayarak ulaşabileceğiniz, “5651 Konusundaki Gelişmeler” dosyasından okuyabilirsiniz.
turk-internet.com Notu : 5651 konusunda bir Mail Grubu kuruldu. Kanunla ilgili teknik bir çalışma yapacak olan bu gruba burayı tıklayarak ulaşabilir ve üye olabilirsiniz.

Kaynak : 