turk-internet.com Notu : Bu makale, bilişim – internet ve telekom sektörlerimizin önderlerinin kendi kalemlerinden değerlendirme ve öngörülerinin yer aldığı, “CEO DOSYASI ; 2007 Değerlendirmesi, 2008 Öngörüleri” başlıklı dosyamız kapsamında yayınlanmaktadır.
Türkiye’de, 4 milyar dolarlık bir bilişim teknolojileri pazarımız var. Pazardaki en büyük pay, %70-75 oranıyla donanıma ait. Servislerin payı ise %15 seviyesinde. Dolayısıyla, daha sağlıklı bir bilişim pazarına sahip olabilmek için, katma değerli hizmetlerin sahip olduğu payın %30-40’lara çıkması gerektiğini öngörüyoruz. Geride bıraktığımız günlerde gerçekleştirilen çeşitli projeler, katma değerli hizmet üretmenin önemini ortaya koydu. Bunun önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini tahmin ediyoruz.
İhalelerde artık, en düşük fiyatın kazanan firmayı belirlemeyeceği bir dönem görürsek, şaşırmayalım. Hükümetin inşaat sektöründe bile böyle örnek uygulamaları var. Geçtiğimiz yıl, yaşadığımız en büyük sorun değer erozyonu oldu. Sunulan çözümler ve yaratılan katma değerlerin kolayca heba edildiğini gördük. Bu, sektörümüz için son derece zararlı bir durum. Çünkü, verilen emeklerin karşılığı alınamadığı zaman, emek üretmeye devam etmek mümkün olmuyor. Bu olumsuzluk, son kullanıcılar dahil pazardaki tüm oyunculara zarar veriyor.
Türkiye’deki bireysel alıcıların cebinde, bilişim teknolojilerine harcamak üzere yıllık 50 dolarlık bir bütçe var. Bu rakam her yıl, ürün grubuna göre %10 ila %15 civarında artış gösteriyor. PC’lerde bu büyüme oranı %25’e varıyor; yazıcılarda ise %5’lere kadar inebiliyor.
Bu durumda insanın aklına şu sorular geliyor: Kişisel bilgisayarlar (PC), büyük oranda büyüme kaydederken, yazıcıların payı neden artmıyor? Ya da mono yazıcıların pazar payı azalırken, renkli yazıcılarınki neden artıyor? Bunun altındaki temel neden, kişisel ve taşınabilir bilgisayarlarda kullanılan uygulamaların, bu cihazlardaki işlemcilerin daha hızlı olmasında zorlayıcı bir etken teşkil etmesi. Ama yazıcıların sahip olduğu basma hızı artık kullanıcılar tarafından kanıksandığı için, hangi uygulama kullanılırsa kullanılsın, ürünü değiştirme ihtiyacı duyulmuyor. Bir yazıcının 3 hatta 6 yıl boyunca kullanıldığını biliyoruz. Ancak, sektörümüzde artık yazıcıların da bilgisayarlar gibi sıkça yenileneceği bir döneme girdiğimize inanıyoruz. 2008 yılında, renkli baskıya olan talebin artmasıyla birlikte, bu yenileme işlemleri gündeme gelecektir.
Sektörün geneline baktığımızda ise, %15 oranında bir büyüme öngörüyoruz. Özellikle Türk Telekom’un ADSL ve hızlı İnternet servislerinde atağa geçeceğini ve paket kampanyaların görüleceğini tahmin ediyoruz. Bu paket kampanyalarda, bilgisayar, yazıcı ve erişim bir arada sunulacak. Bu sayede, erişim ağı piyasasında %10’luk bir büyüme sağlanırken, İnternet servislerinin %15 olan yaygınlık oranının ise ikiye katlanacağını tahmin ediyoruz. Öte yandan fiyatlarda da indirimlere tanık olacağız. Tüm bunlarla birlikte, pazarda konsolidasyonların olması da kaçınılmaz.
HP, cirosunun %35’ini mağaza kanalı aracılığıyla elde ediyor. Türkiye’deki teknoloji mağazacılığının büyüklüğü 7 milyar doları buluyor. Perakende sektörünün bilişim sektöründen daha fazla büyüklüğe sahip olmasının nedeni ise, teknoloji mağazalarında televizyon, müzik sistemleri ve aksesuar seçeneklerinin de yer alması. Bu ürünlerin de işin içine girmesi ile birlikte Türkiye’de perakendecilik hızlı bir gelişim sergiliyor.
2008, perakende pazarı için çok önemli bir yıl olacak. Yerel ve çok uluslu firmalar arasında bir denge sağlanacaktır. Bunun yanı sıra, uzmanlaşmış mağaza kanalı da sektörde fark yaratacaktır. Bu dönemde HP’nin de kendi mağazalarını açması bile söz konusu olabilir. KOBİ’lerde ve kurumsal pazarda ise, tam anlamıyla, “baskıda yeni bir dönem” başlayacak. KOBİ’ler, yeni ticaret kanunlarına uyum çerçevesinde sağlanan finansal destek ile bilgisayar kullanımını artıracaktır.
Bilgi Teknolojileri alanında ise doküman yönetimi, dijital ortamda arşivleme ve renkli baskı gibi yeni teknolojiler 2008’e imzasını atacak. Kurumlar, cirolarının %2’sini oluşturan BT bütçelerini kısmayı düşünürken, cirolarının %4’lük bir bölümünü kaplayan baskı işlerinde, bu yenilikler sayesinde tasarruf sağladıklarını görecekler.
2008’e ait bir diğer beklentimiz ise, yaklaşık 500 milyar sayfanın basılacağı Türkiye pazarında, digital baskı payının artarak %10 oranına ulaşmasıdır. Dış mekan baskısında sunulan seçeneklerin çoğalması, reklam dünyasını da canlandıracaktır.
Eğlence bilgisayarları pazarında da, ilave aksesuarlar ve uygun ödeme koşullarına yönelik kampanyalar ile %25’lik bir büyüme sağlanacağını tahmin ediyoruz. Kurumsal alandaki sunucu, veri depolama ve bağlaşım ürünlerinde de önemli yeniliklere tanık olacağız. Son olarak da, 2008 yılında yerli yazılım firmalarının destek görerek dünya pazarına açıldığını görmek en büyük dileğimizdir.



Kaynak : 