ABD’nin (ve başka ülkelerin) savaş suçlarını ve gizli –yolsuzluklarını gösteren– belgelerini ortaya koyduğu için senelerdir “tutsak” hayatı yaşayan Julian Assange artık serbest kalıyor.
Julian Assange 24 Haziran günü polis eşliğinde İngiltere’den sınır dışı edildi. Hapiste geçirdiği 5 küsur yılın yanı sıra 7 yılını sığındığı Ekvador’un Londra Büyükelçiliğinde adeta “tutsak” olarak yaşayan Assange, bugün TSİ 23.30 civarında ineceği ABD’nin Pasifik okyanusundaki Kuzey Mariana adasında mahkemeye çıktıktan sonra ülkesine gidebilecek.
Son dönemde hem ABD, hem İngiltere, hem Assange’ın vatanı Avustralya’da ve de diğer ülkelerden yükselen sesler, Assange’a uygulanan bu kötü yaklaşımın sona ermesi gerektiğini söylüyordu.
Ancak batılı çevreler, Assange’ın özgürlüğünün basın özgürlüğü açısından yüksek bir bedeli olabileceği düşüncesinde. 2006 yılından itibaren Assange, Wikileaks sitesinde çeşitli sızıntılar yayınlamaya başladı. Asıl bomba ve ABD’yi rahatsız eden olay ise 24 Temmuz 2010’da ABD’nin 2004-2009 yıllarında Afganistan Savaşında tuttuğu 92 bin belgeyi yayınlaması oldu. Ondan sonra da başı dertten kurtulamadı.
Şimdi, Avustralya, İngiltere ve ABD adli makamları arasındaki anlaşma uyarınca Assange Mariana Adasında sadece “ABD ulusal savunma belgelerini elde etmek için komplo kurmak ve ifşa etmek” suçlamalarını kabul edecek. Alabileceği cezanın 62 ay hapis olacağı, bunu da İngiltere’de yattığı hapisten düşülerek serbest kalacağı bildiriliyor.
Anlaşma, son beş yıldır Belmarsh hapishanesinde tutulan ve ondan önceki yedi yıl boyunca da Londra’daki Ekvador büyükelçiliğinde tutsak kalan ve bu arada ciddi sağlık sorunları yaşayan Assange için iyi bir gelişme. Anlaşma yapmakta da haklıdır. İngiltere açısından bakarsak, büyük protestolara neden olan iade davasından kurtulmuş oldular. Biden ise seçim öncesinde kendisine sorun haline gelecek bir konuyu çözmüş gibi gözüküyor.
Ama batılı medya organları, gazeteciliğin yine de 62 aya mahkum edilmesi şeklindeki konuya tatsız bakıyorlar. Çünkü bu olay, gelecekteki davalarda gazeteciler aleyhinde karar vermeye bağlayabilecek bir emsal potansiyeli taşıyor. Son 2 yıldır medya organları Assange’ın yaptığının gazetecilik olduğu ve suçlanmaması gerektiği konusunda baskı yapıyordu.
ABD Adalet Bakanlığının Assange’ı, özgürlüğünü elde etmek için zorladığı suçlama çok tatsız; Yasaya göre gizli belgeleri “almak ve ele geçirmek” anlamına gelen Casusluk Yasası’nı ihlal etmeye yönelik bir komplo, ve bunları “kasıtlı olarak almaya hakkı olmayan kişilere (yani halka) iletmek”. Batılı medya kuruluşları bu durumun ileride (mesela gazeteleri halk düşmanı olarak gören Trump başkan olursa) sorunlara yol açabileceği düşüncesinde.



Kaynak : 