Avustralya’da yaşayan, hologram alanında dünyanın önde gelen üç mühendisinden biri olduğunu belirten ve özellikle sanal gerçeklik film endüstrisi alanında çalışan yönetmen Yaşar Emin ile İstanbul’da bulunduğu kısa süre içerisinde görüşme fırsatı bulduk. İşte Yaşar Emin’in güncel konuları içeren sorularımıza verdiği cevaplar;
Turk-internet.com ; Yurt dışında tanınmanıza rağmen Türkiye’de fazlaca bilinmiyorsunuz. Kendinizden biraz bahseder misiniz?
Yaşar Emin : Irak’ta makine mühendisliğini bitirdim. Ardından, İTÜ’de elektronik haberleşme okudum. Daha sonrasında ise sanal gerçeklik alanında çalışmalarda bulunmak amacıyla Avustralya’ya gittim. Şu anda Avustralya’da yaşıyorum.
Sanal gerçekliğin reklam sektörüne hitap etmesi sebebiyle Avustralyalılar büyük ilgi gösteriyorlar. Özel efektler üzerine çalışmalara başladık. Programları çözerek o alanda uzmanlığa adım attım. Yıllar içerisinde ciddi çalışmalar ve referanslar elde ettim. Animasyon endüstrisinin büyük bölümü ve hatta Amerikan özel efekt endüstrisinin büyük bölümü (% 80) Avustralya’da gerçekleştiriliyor.
Turk-internet.com ; Şu anda Türkiye’de üzerinde çalıştığınız herhangi bir projeniz var mı?
Yaşar Emin : Türkiye’de üzerinde çalıştığım birkaç proje var. Hala görüşmeleri devam eden taslak aşamasında da projelerimiz var. Bunların içerisinde bir kültür merkezi yapılması projesi var. Bu merkezin içerisinde hologram gibi son teknolojiler de yer alacak.
İstanbul’un ‘2010 Kültür Başkenti’ seçilmesi ile birlikte buna yakışır bir kültür merkezinin yapılması gerektiğini düşünüyorum. Çok sıra dışı bir bina olacak. Camlarına bakıldığında eski İstanbul’un görülebileceği çok farklı otantik bir yapı olmasını istiyorum. Bu arada binanın içerisine eğitici bir takım istasyonlar kurmak gibi bir düşüncem var.
Bunda, insan olarak doğaya verdiğimiz zararın büyük payı var. Buralara kuracağımız eğitici tünellerle, örneğin, doğru balıkçılığın ve ya organik tarımın nasıl yapılması gerektiğini görsel olarak anlatacağız. Kültür merkezi olarak Nakkaştepe taraflarında bir yerde olmasını istiyoruz. Binanın camları nano teknolojisiyle kaplanacak. Öyle ki, üzerinizden sanki vapurlar geçiyormuş gibi bir manzara görülecek. Projenin sponsorluğu ile ilgili arayışlarımız devam ediyor.
Önümüzdeki günlerde konuyla ilgili olarak Kültür Bakanlığı ve çeşitli kuruluşlarla görüşeceğim. Kültür A.Ş. ile zaman tüneli projesi üzerinde çalışıyoruz. Burada ilginç bir görsel uygulama gerçekleştirmeyi düşünüyorum. Yaklaşık 20-30 kişi temsili bir uçan halı üzerine binerek bir zaman tüneli içerisinde İstanbul’un en eski halinden günümüze kadar geçirdiği evreleri sanki gerçekten yaşıyormuş gibi görecekler. Bu zaman içerisinde Fatih Sultan Mehmet’ten Atatürk’e kadar bir çok ünlü devlet adamının hologramlarıyla karşılaşacaklar. Bunu gerçekleştirmek için de Haliç’te bir yer düşünüyoruz.
Turk-internet.com ; Mevlana filmi projeniz ne durumda. Bahseder misiniz?
Yaşar Emin : Burada ciddi bir yaklaşım olmadığı için projeyi durdurduk. Bu film çerçevesinde Russel Crowe ile görüştüm. Yapılan işin ciddiyetine inandığı için sıcak bakıyordu. Mevlana’nın dışında Fatih filmini de yapmak istiyordum. Proje için 4 yıl istedim. Filmin müziği için Jean Michael Jarre ile görüştüm. Sadece ilk 1.5 yılı filmin detaylarına harcamayı düşünüyordum. Türkiye’den gereken ilgiyi göremedim ancak bir Arap ülkesi konuya sıcaklık gösterdi. Önümüzdeki hafta konuyla ilgili olarak görüşmelerim olacak.
Türk tarihi çok büyük zenginliklerle dolu. Örneğin bir, “1001 Gece Masalları” var. Biz, bunların değerini bilmezken ABD’de Harvard Üniversitesi’nde bununla ilgili bir bölüm bile var. İnsanlara detaylı olarak olayı anlatıyorlar oralarda.
Turk-internet.com ; Türkiye’de dizi sektöründe ciddi çalışmalar yapılıyor. Artık Türkiye’de de görsel manada zengin, animasyonun kullanıldığı prodüksiyonlar görülüyor. Bu konuda ne söylemek istersiniz?
Yaşar Emin : Evet, dizi noktasında bir şeyler yapılıyor. Ama, profesyonel gözle bakıldığında tamamen mekanik çalışmalar bunlar. Seyirciye,”bu bilgisayarla yapılmış” dedirtmemek lazım. Yapılan işin taklit olmaması çok önemli. Bir tarz çıkartmak lazım. Yaptığınız prodüksiyona bir şeyler katmak lazım. Kes, yapıştır olmamalı.
Turk-internet.com ; Vizyona yeni giren Türkiye’de bir ilk olma özelliğini de taşıyan “Semum” filmini izleme şansınız oldu mu?
Yaşar Emin : Hayır, maalesef izleme şansım olmadı. Göremediğim için bir şey diyemeyeceğim.
Turk-internet.com ; Bir röpörtajınızda, “Türkiye’deki imkanlar Amerikalı bir yapımcıda olsa harikalar yaratırdı” demişsiniz. Yani Türkiye’de iyi bir teknik alt yapının olduğunu mu söylüyorsunuz?
Yaşar Emin : Türkiye’de teknoloji var. Avrupa’dan bile iyi cihazlar var. Teknoloji var ancak ona ruh veren yok. Bizde yetenekli gençler var, ancak onları yönlendirebilecek yer yok. Türkiye’de imkanlar var. Dünyanın en iyi filmini gerçekleştirecek teknik alt yapı var ancak birleştirici bir unsur yok.
Turk-internet.com ; Bilişim ve telekomünikasyon olarak baktığınızda Türkiye batıya nazaran nerede duruyor?
Yaşar Emin : Bazı şeylerde Türkiye daha iyi durumdayken, bazı şeylerde batı daha iyi yerlerde. Ama genel olarak Türkiye ile batı aynı yerlerde diyebiliriz.
Turk-internet.com ; Türkiye’de bilim ve teknolojiye yeterince önem veriliyor mu?
Yaşar Emin : Eskiden hiç görmüyordum. Ama şimdi sanki bir takım girişimlerin yapıldığını görüyorum. Tabii ki bunu zaman gösterecek. Geçmişe göre bir takım hareketler var. Şimdi iyi mi? Tabii ki hayır. Ufak tefek de olsa bir takım hareketler var. Eğer Ar-Ge’ye önem verilmezse, bilim adamlarına sahip çıkılmazsa gelecekte bizi zor günler bekliyor olacak. Türk bilim adamları küstürülüp yurt dışına gönderilmektense ülkemize kazandırılmalı. Ciddi yatırımlar yapılmalı. Gönül ister ki, Türkiye’de bir Silikon Vadisi kurulsun ve sistem otursun.
Turk-internet.com ; Hologram’dan biraz bahsedebilirmisiniz? Türkiye’de bu alanda projeleriniz var mı?
Yaşar Emin : Hologrami, alternatif medya alanı gibi bir şey. 8 sene önce bunu ilk söylediğimizde hayal gibi görünüyordu. Şimdi organizasyon firmalarıyla bir takım girişimlerimiz var. Hologram, bazı ürünlerin gerçekleştirilip bunların prezantasyonunda kullanılabiliyor. Özellik, boyutlar çok önemli. Bu aşamada, biz dünyanın en büyük hologramını gerçekleştirme iddiasındayız. Bu kapsamda hologram teknolojisiyle 100 metre yüksekliğinde bir Atatürk heykeli yapmak istiyorum. Bir takım yerlerle de halen görüştüğüm bu projeye göre yapı İstanbul Boğazı’nın görülen ve önemli noktalarından birine konulacak. 365 gün, 365 farklı Atatürk yansıtılacak. Bu, boğaz vapurlarından da seyredilebilecek. Ben ve arkadaşlarım bunu A’dan Z’ye gerçekleştirebilecek kapasitedeyiz. Halen cevabını bekliyoruz.
Turk-internet.com ; Türkiye’de devletin bilişime yeterince destek olduğunu, gençlerin önünü açtığını düşünüyor musunuz?
Yaşar Emin : Türkiye’de bürokrasi çok ağır. Bir çok insanın gerçekleştirebileceği pek çok şey hantal yapı nedeniyle gerçekleşemiyor. Bu tür alanların sağlam olabilmesi için fonlar sağlanmalı. Bu işlerle ilgilenecek kuruluşlar olmalı ve hepsinden önemlisi kamunun refleksi hızlı gelişmeli.
Turk-internet.com ; Teknolojiye, bilişime ilgi duyan yetenekli gençlere neler söylemek istersiniz?
Yaşar Emin : Önce, çok çalışmak gerekiyor. “Bunu sadece Amerikalılar yapar.” gibi bir yaklaşım sergilenmemeli. Gençlere tavsiyem, girişimci ruhlarını geliştirsinler. “Yapılmamış bir şeye inanıyorum ve yapacağım.” desinler. Önde gelen özel sektör kuruluşlarının da gereken önemi göstermesi gerekiyor. Gençlerin önünün açılması için el birliği ile çalışılmalı.
Turk-internet.com ; Son olarak, Türkiye Avustralya’dan nasıl görünüyor?
Yaşar Emin : Türkiye’nin tadı bambaşka. Keşke, iyi imkanlar olsa da kimse yurt dışına gitmek zorunda kalmasa.

Kaynak : 