Site kapatmaları konusundaki uygulamaları daha açmak istediğimiz için konuyu farklı hukuk çevreleri ile tartışmaya devam ediyoruz. Bu sefer konuğumuz Avukat Gökhan Ahi. Bakın kendisi bize site kapatmaları konusunda neler söyledi;
turk-internet.com : Bize İmdb ve alibaba gündeme gelen konuyu yeniden özetler misiniz? Siteler nasıl kapatılıyor bugünlerde?
Avukat Gökhan Ahi : https://turk-internet.com/haber/yazigoster.php3?yaziid=20235 “Site kapatmak moda oldu” diye bir haber yapmıştınız. Şu an site kapatmalar gerçekten moda oldu.
Hukuk, yaşayan bir canlı gibidir. Her gün taze olaylar, dava olarak mahkeme koridorlarına gelir. O kadar çok ve çeşitli olaylar hakimlerin önüne gelir ki, hakimler bazı durumlarda olayın tam olarak kanuni karşılığını bulamayabilir. Zaten, hukuk her tür olayın çözümünü öngöremez. Olaylar yaşandıkça ve çeşitlilik arttıkça kanuni düzenleme yoluna gidilir. Kanuni düzenleme yapılmayan durumlarda ise hakimler uygulamadaki örneklere bakarak karar vermeye çalışır.
Bu sebepten dolayı hukuk, sürekli nefes alır. Diğer ülkelerde de durum bundan farklı değildir. Ülkemizde ise yaşayan hukuk, ne yazık ki, genellikle gazete sayfalarına yansıyan haberlere göre şekillendirilir.
Gazetelerde, site kapatma haberleri doğru ya da yanlış bir biçimde gündeme getiriliyor. Bu haberlerin sunuluş tarzı, site kapatmaların normal bir hukuki işlem ve yöntemmiş gibi algılanmasına yol açarak hakimleri etki altında bırakabiliyor.
Hakimler de “olayın başka bir çözümü olmadığını düşünerek, biraz da bilgi eksikliğinden gazete haberlerinden algıladığı şekilde engelleme kararı verebiliyorlar.
Tabi, avukatlarda da aynı durum söz konusu.. Bir mahkemeye başvuru yaparken dilekçesine gazete kupürleri ekleyip hakime yol göstermeye çalışıyorlar. Halbuki hukukçular, hukukun evrensel ilkelerine ve kanunlara göre olayı çözümlemeye çalışmalıdır.
turk-internet.com : Bu durumda, hukukçularda bilgi eksikliği de var diyebilir öyle mi?
Avukat Gökhan Ahi : Evet! Çok rahat söyleyebiliriz ki, büyük bir bilgi eksikliği var. Bilgi eksikliği, her meslekte olabilecek ve normal sayılabilecek bir durumdur. Ancak, kabul edemediğim husus, bilgi eksikliğini gidermek yerine mevcut bilgiyle hatta yanlış önyargıyla hareket eden hukukçuların var oluşu.
İnternet Türkiye’ye geldi geleli, internet işi yapan ve internette öncü olan herkes mutlaka adliyede ve karakolda ifade vermeye gitmiştir.
Hâlâ, internetin ne olduğunu anlamayan savcıların, bilgisizlikten veya yanlış bilgiden dolayı açmış oldukları kamu davalarında yargılananlar olduğunu biliyorum.
Ortada, internet denilen yeni bir dünya var. Bu dünyanın doğası farklı, yaşantısı farklı, hatta insanları bile farklı. Hukukçular, yeni bir dünyanın doğasını anlamak zorundadırlar. Anlamasa bile bilenlere sormak zorundadırlar. Çünkü hukukçu, adaleti sağlamak gibi bir misyon üstlenmekle beraber özgürlüklerin korunması yönünde de kendisini teminat olarak görmelidir.
Site kapattırmak isteyen savcının veya avukatın, ya da bu konuda karar verecek bir hakimin kendisine şu soruları sorması gerekir:
- Hukuka aykırı bir içeriğin kaldırılması için öncelikle site yöneticisine başvurulmuş mudur?
- Site erişime engellenirse, hukuka aykırılık ortadan kalkacak mıdır?
- Siteye erişimin engellenmesi kime ne kadar yarar, kime ne kadar zarar getirecektir?
- Bir kişinin korunmak istenen değeri, alınan önlemden dolayı etkilenebilecek binlerce kişinin korunması gereken değerlerinden ne kadar üstündür?
- Düşünce ve ifade özgürlüğünü, haber alma özgürlüğüne engel olur muyum?
- Yasalar, başkaca çözümler öngörmüş müdür?
Eğer uygulamacılar bu soruların cevaplarını düşünselerdi, bu kadar tuhaf erişim engelleme kararları olmazdı.
Uygulamada sorun olan başka bir şeyden de kısaca bahsetmek gerekir. Uygulamacıların hemen hemen hepsinde internete bağlı bir bilgisayar var. Herhangi bir başvuruda, önlerindeki bilgisayara bakmadan, kapatılmak istenen sitenin nasıl bir içeriği olduğunu görmeden işlem yapan uygulamacılar var. Bazı tedbirlerin mahkeme kararı ile verilebilmesindeki mantık, tedbirlerin yargı denetiminden, yani hakimin hukuk süzgecinden geçmesidir.
Eğer hakim önündeki internete bakmadan karar verirse, yargı denetimi yapmaktan uzaklaşır, sadece işlemi onaylayan bir memur olur. Yanlış bir kapatma durumunda, yargıya güvenimiz sarsılabilir.
Röportajın devamını burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.

Kaynak : 