turk-internet.com : Karel, 2007 yılında nasıl bir performans gerçekleştirdi? 2008 ve gelecek yıllar için ne gibi perspektifler çizildi?
Nurşen Yıldırım : Karel Ekim 2006’da halka açıldı. Elde ettiğimiz bu kaynağı hedeflerimize paralel yatırımlarımızda kullanma kararı alarak 2007 ve 2008 yıllarını yatırım dönemi olarak belirledik. Karel, dünya ölçeğinde hedefleri olan bir kuruluş. 2000 yılında dünyanın 25 büyük üreticisinden biri gösterilen Karel’in 2010 hedefi dünyanın en büyük ilk 10 üreticisinden biri olmak. Buna paralel yatırımlarımızı da küresel rekabet gücümüzü artırmaya yönelik hedeflerle planlıyoruz. Bu doğrultuda başta Ar-Ge yatırımlarımızı ve üretim kapasitemizi artırmayı planladık. Diğer yatırım kalemlerimizi satış ve pazarlama ve ihracat faaliyetleri olarak belirledik.
2007 gerek yatırım, gerekse ciro hedeflerimiz açısından verimli bir yıldı. Cirosal olarak bir önceki yıla göre % 25 büyüme sağladık. 2008 yılında ise telekom pazarındaki büyüme, pazara yeni sunacağımız ürünlerle de ciroda %15 civarında büyüme bekliyoruz.
turk-internet.com : 2007 yılında pazara sunduğunuz ürünler nelerdi? 2008 yılında hangi ürün ve hizmetler olacak?
Nurşen Yıldırım : Her kapasite segmentinde işyerlerinin iletişim ihtiyacını karşılamak üzere PBX sistemler ve bu sistemlere bağlanan, sesli yanıt sistemleri, bilgisayar ve telsiz arabirimleri, robot operatörler, GSM terminalleri, VoIP çözümleri tasarım, üretim ve satışını gerçekleştiriyoruz. Ürün gamımızda şu anda, farklı kapasitelerde, farklı ihtiyaçlara cevap verecek IP, hibrid ve kablosuz olmak üzere 13 temel santral seçeneği bulunuyor
Karel bugüne kadar geliştirdiği özgün tasarımlarla, Türkiye’de elektronik telefon santralı pazarını yaratan öncü bir kuruluş. Bu gün pazar lideri olma başarımızın altında da Ar-Ge’nin payı büyük. 2007 yılında ürün gamımıza dahil olan önemli yeni ürün ve çözümlerimiz IP tümleşik çözümleriydi. Bu grupta IP telefon uygulamamızın bileşenleri olan IP telefon ve yazılım tabanlı IP telefon, IP çağrı merkezi, IP DECT uygulaması gibi katma değerli uygulamalar yer alıyordu. 2008 yılında da yeni çözümlerimizle kullanıcılarımıza güzel haberler vermeye devam edeceğiz.
turk-internet.com : Karel’in başarısında önemli bir unsur olan Ar-Ge ve Ar-Ge yatırımları hakkında bilgi verebilirmisiniz?
Nurşen Yıldırım : Karel toplamında 819 çalışanımız bulunuyor. Ar-Ge ekibimiz 85 kişiden oluşuyor. Bunların 62’si mühendis.
KAREL ürünlerini kendi tasarlayan bir teknoloji firması olduğu için kuruluşundan bugüne kadar Ar-Ge yeteneğini hep en ön planda tutarak, bu yeteneğini geliştirmek için en zor koşullarda bile yatırım yapmaya devam eden bir kuruluş. Pazar liderliğimizin temelinde yatan en önemli unsurlardan biri bu yaklaşım. Türkiye’de Ar-Ge harcamalarının GSYİH içindeki payı 2005 yılı itibarıyla yüzde 0,79 iken, AB ortalaması yüzde 1,74 olmuş. Karel’de ise 2007 yılında üretimden satış cirosunun %18’ini Ar-Ge çalışmalarına ayırdık. Bu bizim Ar-Ge’ye dünya ölçeğinde verdiğimiz önem ve ayırdığımız kaynağı göstermek açısından önemli bir gösterge.
turk-internet.com : Türkiye’de telekomünikasyon sektörünün gelişimini fırsat ve zorlukları nelerdir? Sektör lideri olarak bunlara ilişkin çözüm önerileriniz neler?
Nurşen Yıldırım : Türkiye, telekomünikasyon sektörü açısından potansiyeli yüksek ve gelişmeye çok açık bir ülke. Ancak yatırımlar açısından bakıldığında dünya ortalamasının altında kalındığı görülüyor. Katma değerli ürün ve hizmet sunan yerli sermaye ve yatırımcının payı olması gerekenin çok altında. Katma değeri ülkede tutabilmek için daha fazla Ar-Ge yatırımı yapmak gerekiyor. Doğası gereği Ar-Ge uzun vadeli bir yatırım ve bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde devlet desteğiyle varlık gösterebiliyor. Ülkemizde Ar-Ge yapabilmek için gerekli olan iyi yetişmiş insan kaynağı mevcut ancak bu potansiyel verimli bir şekilde kullanılamıyor. Eğer telekomünikasyon alanında faaliyet gösteren firmaların gelişimine ve rekabetine fırsat verecek yapılar kurulursa sektörün faaliyet alanı yurtdışı pazarları da içerecek şekilde gelişebilecek ve bugün için yurtdışına ödenen katma değerin büyük bir kısmı ülkede kalacaktır.
Bunda çok önemli rolü olan Ar-Ge’nin öneminin ve gereklerinin son yıllarda farkedilmiş olması ve bu konuda sağlanan destekler gelecek için umut veriyor olmasına rağmen maalesef istenilen düzeyde Ar-Ge ve üretime yönelim yok. Sektörün gelişebilmesi ve küresel pazarlarda rekabet edebilmesi için devlet politikalarıyla desteklenen, hedefleri konmuş, uygulamaları planlanmış, Ar-Ge ve katma değerli üretim yapabilir noktaya gelmesi gerekiyor. Özellikle ithalat ve ihracatın dengesiz, cari açığın ekonominin en önemli sorunlarından biri haline geldiği bir ortam mevcut. Öte yandan hem lokomotif sektör durumunda olan hem de büyük bir harcama kalemi olan sektör için konuya çok duyarlı yaklaşılması ve politikaların belirleyici olması gerekiyor.
turk-internet.com : Türkiye’de özellikle son yıllarda telekomünikasyon alanında hareketlenme görülüyor. Bu durum Karel’i nasıl etkiliyor?
Nurşen Yıldırım : Sektörün doğası gereği globalleşen dünyada özelleştirme ve konsolidasyonlar oluyor. Pazarın büyümesine paralel olarak Karel bundan olumlu etkileniyor. Yaşanan büyümeye biz de katma değer üreten bir kuruluş olarak katkı sağlıyoruz. Türkiye’deki süreç globalleşmenin bir paralelini yaşıyor. Bu süreçte, ülkemizde bir takım sancıların yanında olumlu gelişmeler de yaşanıyor. Yaşanan hareketlilik uzun vadede sektörün gelişimine pozitif bir katkı sağlıyor.

Kaynak : 