Arama yapıldığında en üstte kullanıcı karşısına çıkmak, günümüz satıcılarının en büyük arzusu. Bu, bir oyuncak satıcısı için de, bir gazeteci için de aynı derecede önem taşıyor. Google ise bir süreden beri farklılaştırmaya ve geliştirmeye çalıştığı “arama” uygulamalarıyla kullanıcılarının belli alanlarda arama gerçekleştirebilmelerine olanak sağlıyor.
Geçtiğimiz günlerde tanıtılan arama uygulamasıyla kullanıcılar “Arama içinde arama” yapabilecekler. Örneğin, aradıkları bir cep telefonuysa, bulabileceklerini düşündükleri bir tekno marketin adıyla birlikte yazarak daha kolay ve kısa sürede buna erişebilecekler.
Yapılan araştırmanın sonuçları her hangi bir şirketin web sayfaları şeklinde görüntülenecek, ve böylelikle esas aramaya konu olan nesneyi ihtiva eden sayfalar liste halinde gösterilecek. Bu sayede kullanıcılar, oldukça spesifik bir şeyi kolaylıkla arayabilecekler.
Google’ın yaygınlaştırmaya çalıştığı bu uygulamayla benzer ürünleri sunan firmalar arasındaki rekabet artacak. Yapılan aramada çıkan sayfalar yine Google’ın içerisinde görüntülenecek. Yani kullanıcı başka bir sayfaya ulaşmış dahi olsa Google üzerinden görüntülenerek gerçekleşecek.
Kimi web uzmanları Google’ın kullandığı agresif pazarlama ve reklam taktiğinin her ne kadar kullanıcıların bir kısmına yarasa da bir diğer kullanıcıların amaçladıkları sitelere erişimlerini baltalayabileceğine dikkati çekiyorlar.
Google’ın, kullanıcılardan çok fazla şikayetin gelmediğini belirtmesine karşın, kimi şirketlerin pazarlama departmanı yöneticileri yeni yöntemle gerçekleştirilen araştırmanın Google’ın kendi inisiyatifi ile gerçekleştirilmesini sağlayarak müşteri pozisyonundaki kullanıcıları ikincil plana ittiğini söylüyorlar.
Google’ın lanse ettiği yöntemin, içerik yöneticilerinin, ürünlerin potansiyel müşteriler tarafından daha kolay bulunabilmeleri için farklı yöntemler geliştirmeleri zorunluluğunu da ortadan kaldıracağa sanılıyor.
Google’ın geliştirdiği yeni arama konsepti, bir çok site yöneticisinin dillendirdiği, “kendi sitelerinin arama ünitelerinin dahi ürünlerin bulunmasında yetersiz kaldığı” şeklindeki görüşü dolayısıyla hayli ilgi göreceğe benziyor.

Kaynak : 