Röportajın ilk bölümünü burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
Turk-internet.com; Sayın Özeren, 3G olayı askıda bekliyor, gecikme yaşanıyor gibi bir hava var. Durum nedir?
Serhat Özeren; Bildiğiniz üzere 07 Eylül 2007’de Telekomünikasyon Kurumu tarafından gerçekleştirilen 3G ihalesi yeterli rekabet koşulları oluşmadığı gerekçesiyle ihale iptal edildi.
Bundan sonra Ulaştırma Bakanlığı 3G lisanslarının dağıtılması için Telekomünikasyon Kurulu ile birlikte yeni bir takvim oluşturacak. Bu konu ile ilgili kapsama alanı sorununa değinmek istiyorum.
Kapsama alanı Türkiye’nin sosyal sorunudur. Türkiye’de 10.000 ve üzeri yerleşim yeri 645 tanedir buralarda kapsama alanı % 98’e ulaşmıştır. Fakat toplam yerleşim yeri sayısı 38.000 dir. 1000, 2000 ve altı yerleşim yerlerinde kapsama alanı % 90’lı değerlere çıkmalıdır. Ülkemizin en ücra köşesinde bulunan halkımızda aynı teknolojiyi kullanma hakkına sahip olmalıdır.
2008 yılında bununla ilgili çalışmalar yapılmalıdır. Bunlara uygun altyapı götürülmelidir. Bu altyapının götürülmesi için 500 milyon dolara yaklaşan evrensel hizmet fonundan yararlanılabilecektir. 2008 sonuna kadar büyük ölçüde kapsama oranında artış sağlanacaktır. Kapsama alanında yapılacak bu artıştan sonra 3G ihalesinin yapılması gerektiğini düşünüyorum.
3G teknolojisiyle beraber geniş bant teknolojisinde rekabet ortamı doğacak, mobil cihazlardan 20 kat daha hızlı İnternet’e erişebilmesi ile birlikte daha pek çok katma değerli servislerin sunulmaya başlanacak, Türk insanının hayatı kolaylaşacak, iş yapış tarzına da renk katılacaktır.
Ülkemizde her bireyin bir bilgisayarı olmadığını ama neredeyse nüfusun yüzde 80’inde cep telefonu olduğu unutulmamalıdır. Ülkemizde satılan yeni model telefonların büyük bölümünün 3G destekli olduğunu da düşünürsek bu yeni nesil teknolojinin pek çok avantajlar getireceğini belirtmek isterim.
Nüfusumuzun büyük kısmını oluşturan gençlerin teknolojiye meraklı olması ve bu yolla internete erişebilmesinin yanı sıra hiç bilgisayar kullanmayı dahi bilmeyen büyük bir kitlenin yine bu teknoloji sayesinde İnternet ile tanışabilmesi, bilgi toplumu olma yolunda ilerleyen ülkemiz için son derece önemli bir adımdır.
Turk-internet.com; İkinci el telefonların ekonomiye kazandırılmaları konusunda neler düşünüyorsunuz?
Serhat Özeren; Sektördeki en önemli sıkıntılardan birisi ikinci el cihaz ticaretindeki kayıt dışılıktır. İkinci el cihazlarda bir garanti sistemi bulunmamaktadır. Tüketiciler ikinci el cihazları almakta tereddüte düşmektedirler.
Bunun sonucunda da sıfır cihaz alımına yöneliyorlar. Bu da hem tüketici mağduriyeti meydana getirmekte hem de ülkemiz adına ciddi bir döviz çıkışına neden olmaktadır. İkinci el cihaz ticaretinin neredeyse yüzde 100’ünün kayıt dışı olmasından dolayı, cihaz yenileme potansiyelinin bu kadar güçlü olduğu bir sektörde ikinci elin mutlaka kayıt altına alınması gereklidir. Bunun sağlanması durumunda şu anda bu ticaretten hiçbir kazanç elde etmeyen sektörün de vergi geliri elde edecek devletin de güvenli alışveriş imkanı kazanacak tüketici de kazançlı çıkacaktır.
Turk-internet.com; Satış sonrası destek konusu ve bu konuda göze çarpan sıkıntılar hakkında düşünceleriniz nelerdir ?
Serhat Özeren; İkinci el cihazların servisleri ile ilgili standartlar bulunmamaktadır. Şu anda bu konu Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın kontrolü altındadır. Bu konu ile sorumluluk ve denetleme mekanizması Telekomünikasyon Kurumu tarafından sağlanır ise konunun daha faydalı bir şekilde değerlendirileceğini düşünmekteyiz.
Konu ile ilgili yapılacak düzenleme ile ülke ekonomisine katkı sağlanacaktır. Satış sonrası destek, satışın sigortasıdır. Destek olmaz ise tüketiciler mutsuz olur bundan da markalar zarar görür. Bu konuda belirli bir standart sağlanmalıdır. Denetim ve standartlar günümüz koşullarına uygun hale getirilmelidir. Satış
sonrası desteğin yeterli düzeye ulaşması için servis noktalarının arttırılması gereklidir.
İkinci el için servis merkezleri oluşturulmalıdır. Bununla ilgili belli başlı noktalara tüketicinin, ana servis merkezlerine ulaşımını sağlayacak cihaz toplama merkezleri kurulmalı ve sayıları arttırılmalıdır. Bu servis merkezleri hem yeni istihdam alanları sağlayacak ve yine cihazların onarımı sağlandığı için yurt dışına döviz çıkışını azaltacaktır.

Kaynak : 