Son dönemde Web’in yeni sürümü olan Web 3,0’ı ya da daha çok kullanılan adı ile Semantik Web’i (Anlamsal Web) eminim duymuşsunuzdur. Web’i bulan Tim Berners-Lee ilk çalışmalarında, web’i sadece sunuculardan html bilgisi alınan bir sistem olarak tasarlamamıştı. Hazırladığı çalışmasında, ilişkiler yer alıyordu. Bu ilişkiler web üzerinde ki verinin anlam sahibi olmasını sağlıyordu. Peki, anlamdan ne kastediyorum? Tabii ki insanların anlamasından değil, makinelerin veriyi anlayabilmesinden yani üzerinde işlem yapabilmesinden bahsediyorum.
Web, keşfinden günümüze kadar geçen sürede birçok aşama kaydedildi. İlk zamanlarında sadece html verisi gönderen sunucular ve bu veriyi yorumlayan tarayıcılar vardı. Kullanıcı etkileşimin olmadığı sadece alınan verilerin yorumlanması yapılıyordu. Zaman içinde kullanıcıyı da işin içine dâhil etmek için script diller çıkartıldı ve bu diller sayesinde veritabanlarına bilgi kaydedebilir hale gelindi. Görsel öğelerin de geliştirilmesi ile web inanılmaz bir öneme sahip oldu. Yapılan birçok proje web tabanlı geliştirilmeye başlandı. Xml ile de web üzerinden bilgi paylaşımı çok esnek hale getirildi ve ortaya web servisleri çıktı. Web’in bu denli gelişim göstermesi inanılmaz bilgi yoğunluğu problemini de doğurdu.
Şu an yapılan çalışmalar ile Web’in yeni sürümünde, yapay zekânın biraz daha etkin olduğu, gerekli ve gereksiz bilgiyi ayırt edebilen bir web karşımıza çıkacak.
Bu konuda ülkemizdeki çalışmalar yok denecek kadar az. Bu konuda çalışan nadir yerlerden birisi Ege Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Fakültesi. Semantic Web konusunu yüksek lisans öğrencisi olduğum bu bölümde öğrendiklerim uzantısında, soru cevap şeklinde vermeye çalışacağım;
Semantik Web nedir?
Web’i bulan Tim Berners-Lee’nin web’in gelişimi için iki kısım öngörmüştür. Birincisi, web’i daha ortak hale getirmek ikincisi ise web’i daha anlaşılır yani makinelerin yorumlayabilmesini sağlamak.
Günümüzdeki web anlayışında html dokümanlarını paylaşıyoruz. Web istemcileri (İnternet Explorer, Firefox, Opera), sunuculardan istekte bulunur ve sunucular da bu istek üzerine gerekli html dokümanını istemciye gönderir ve kullanıcılar gelen veriyi kendisi okuyup çözümler. Gelen bilginin kendisine yararlı olup olmadığını veya aradığı bilgi olup olmadığına karar veren kullanıcılardır.
Semantik web ile gelen yeni anlayışta amaçlanan akıllı bilgiyi(makinelerin bilgiyi anlaması için gerekli içeriğe sahip bilgi) oluşturup makinelerin anlamasını sağlamaktır. Makinelerin bilgi üzerinde işlem yapmasının sağladığı faydayı anlatmak için bir örnek vermek gerekirse; Örneğin şaraplar hakkında bilgi sahibi olmak istiyorsunuz. Günümüzde kullandığımız arama motorlarında arama yaptırdığımızda bize dönen bilgi sadece içinde şarap kelimesi geçen bilgilerdir, ama semantik web mantığı ile çalışan bir arama motorunda arama yaptığınızda karşınıza şarabın tarihçesi, nerelerde üretildiği, hammaddesinin neler olduğu gibi bilgiler gelir. Aranan bilgi makineler tarafından çıkarsama yapılarak getirildiği için mantıksal bir bütünlük taşır.
Makinelerin yorumlayabileceği akıllı bilgi nasıl oluşturulur?
Semantik Web’in en temel amacı web’in bilgisini yaratmaktır. Önceden bilgi daha çok uygulamaya bağımlıydı. Her uygulama, verisini kendisi için işlerdi ve önemli olan uygulamanın kendisiydi.
Zamanla fark edildi ki asıl önemli olan verinin kendisiydi. Veriyi daha da önemli hale getirip, saklayabilmek için veritabanları oluşturuldu. Ama veritabanları da veriyi paylaşmak için çok elverişli değildi. Farklı sistemlerdeki veritabanı modellerinin de farklı olması, sistemler arasındaki birlikte çalışabilirliği güçleştiriyordu. Bunun üzerine xml ortaya çıktı. Xml bilgi paylaşımı için çok esnek ve uygundu ama akıllı veriyi oluşturmak için yeterli değildi. Akıllı veriyi oluşturmak için en son ontoloji ve kurallar ortaya koyuldu. Bu aşamada artık bilgi çok akıllı hale geldi. Var olan kurallar ve bilgilerden çıkarsama ile yeni bilgiler oluşturulabilir hale geldi.
Röportajın devamını Semantic Web İntranet’ler Üzerinde de Kullanılır – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 