Geçtiğimiz Cuma günü The Marmara Oteli’nde ‘Ekonomi ve Bilişim Sektörü’ isimli bir açık oturum yapıldı. Ekonominin itici gücü olan bilişim sektörüne, ekonomik krizin yansımalarının ele alındığı toplantıda bilişim sektörünün bugünü ve yarını tartışıldı.
TBD 30.yıl etkinlikleri kapsamında TBD İstanbul Şubesi olarak düzenlenen toplantıda anahtar kelimeler, “Ekonomi” ve “Bilişim” di. Bu iki kavram ise yepyeni bir kavramı ortaya çıkarttı: “Yeni Ekonomi”.
Dış rekabete açılabilmek ve digital dünyaya uyum sağlayabilmek için Bilişim Teknolojilerinin önemine dikkat çeken katılımcılar, Bilişim Teknolojileri adı altında toplanan Donanım, Yazılım ve İletişim Teknolojilerini etkin kullanmak ve daha da önemlisi üretmek zorunda olduklarını belirttiler.
Bilişim sektörü ekonominin lokomotifi
Başarının sadece birlikte düşünerek ve birlikte hareket ederek yakalanacağını vurgulayan TBD Başkanı Prof. Dr. Erdal Balaban, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:
“Bilişim Sektörünün en eski derneği olarak ev sahipliğini üstlendiğimiz bu toplantımızda birlikte düşünür, birlikte çözüm üretip ve birlikte hareket ederek toplumsal hizmette daha büyük başarılar yakalayacağımıza inanıyoruz. Ülkemizde güncelliğini hala koruyan “Ekonomik” gelişmeler her sektörü etkilediği gibi Bilişim Sektörünü de önemli ölçüde etkilemiştir. Bilişimciler olarak bu etkileşime hep Bilişim gözlüğü ile bakarken Bilişim Sektörünün Ekonominin lokomotifi, itici gücü olduğunu düşündük ama yakın geçmiş de bunun tersini yaşadık. Ekonomideki düşüş ve küçülme Bilişim Sektörünü de küçülmüştür.
Interpro’nun araştırmasına göre 2001 yılının ilk 3 ayındaki Türkiye Bilişim Pazarının büyüklüğü yıl sonu tahminlerine göre bir önceki yıla göre % 17-18 küçülmektedir. Her yıl beklenen % 20’lik artışa karşın bu yaklaşık %40 lık gerileme anlamına gelir.
Bugünün temasında “Ekonomi” ve “Bilişim” anahtar kelimelerimiz. Bu iki kavram birlikte düşünüldüğünde geleceğin ekonomisi olan Yeni Ekonomi kavramını ortaya çıkarmaktadır. Burada yeni olan ekonomik programın yeniliği değil yeni teknolojiler ve özellikle internet teknolojisinin ön plana çıkmasıdır. Bilişim Teknolojileri adı altında toplayacağımız Donanım, Yazılım ve İletişim teknolojilerinin itici gücü ile bilgi ön plana çıkmaktadır. Böylece bilgi yeni bir üretim faktörü olarak yaratılan katma değerde ve ekonomide payı giderek artmaktadır. Bu nedenle yeni ekonomi bilgiye dayalı ekonomi veya Internet Ekonomisi olarak da adlandırılmaktadır. Adı ne olursa olsun yeni ekonomide değişen insan profili, değişen iş dinamikleri, iş yapış yöntemleri ve iş anlayışları gelmektedir. Stratejik büyüme ve rekabet üstünlüğünü sağlamada yeni ekonomi öncelikli konu olmuştur. Yeni Ekonominin başarısındaki en önemli kritik faktör yetişmiş insan kaynağı ve yeni teknolojilerdir. Yeni Ekonomiye geçişdeki başarı ise yeni insan profilini ortaya çıkaracak Eğitim ve AR-GE’ye verdiğimiz önemle sağlanabilecektir.
Bilişim Teknolojileri dış rekabete açılabilmek ve digital dünyaya uyum sağlayabilmek için hayati önem taşımaktadır. Bu teknolojileri etkin kullanmak ve daha önemlisi de üretmek zorundayız. Yeni ekonomiye geçiş bu değişimi başarı ile yönetmeyi de gündeme getirmektedir. Sürekli öğrenme isteği ve becerisi olan Bilgi Toplumu olmanın yolu hep birlikte düşünmek ve çözüm üretmekten geçiyor. Türkiye de 7000 civarında ve 12 Milyar $ büyüklüğündeki bilişim pazarının küçülmesi ekonomimizin de küçülmesini getirecektir. TUSİAD’ın e-Türkiye raporunda söylendiği gibi 3. Dünya ülkesi olarak ‘Yeni Ekonomi’nin seyircisi kalmamak için bugünden yeni ekonomiye geçişin hazırlıklarını yapmamız ve önündeki engelleri kaldırmamız gerekmektedir. Ama bu geçiş hiç de kolay olmayacaktır. Her şeyden önce bu geçişin gerekliliğine inanmamız ve bu vizyonu oluşturmamız gerekmektedir. Bilgi devrimi hep birlikte top yekün seferberlik gerektirdiğinden Üniversiteler, Sivil Toplum Kuruluşları, Kamu ve Özel Sektör ve Basın Sektörü olarak hep birlikte işbirliği çerçevesinde bu geçişi hızlandırmalı ve kolaylaştırmalıyız.
Bilişim Teknolojilerinin sağladığı verimlilik ve rekabet gücünü artırmasındaki etkisi kullanılarak ekonominin canlandırılması mümkün olabilecektir. Bu ise yetişmiş insan gücümüzün sektör dışına itmeden ve beyin göçüne neden olmadan Bilişim projelerinin ve Bilişim yatırımlarının korkmadan başlatılması ile olasıdır. Ancak yaşadığımız ekonomik kriz ile doğru yatırım kararlarının verilmesi ve doğru bilişim teknolojilerinin seçimi daha da önem kazanmaktadır.”



Kaynak : 