Bu röportajın ilk bölümünü burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
turk-internet.com; Kişisel verilerin gizliliği günümüzde tüm dünyada tartışılan sıcak bir konu haline geldi. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
Jonathan Klaus; Bu gerçekten ilginç ve güncel bir konu. Bir çok ülkede parlamentolar bu konuyu görüşüyorlar. Kişilerin, bilgi güvenlikleri özel bir önem taşıyor. Örneğin, bir kişi çağrı merkezini aradığında ona bir referans tanımlaması yapılması o kişinin özel hayatının korunması için yapılan bir uygulamadır.
Benim, kişisel gizlilik konusunda farklı bir düşüncem var. Şirketler, müşterilerinin kendileri için gerekli ‘özel’ olarak nitelendirebileceğimiz bilgilerini, o insanları teşvik edici, bilgilerini kendilerinin isteyerek vermelerini sağlayacak bir takım yöntemlerle elde edebilirler. Bu, o şirketin sunduğu hizmette kullanıcısına özel indirim ve ya avantajlar sağlaması gibi gerçekleştirilebilir. Bunun sonucunda çok daha verimli bir çalışma sağlanabilir.
Kamudaki kişisel gizlilik konusuna gelirsek, aslında büyük şehirlerin güvenliğinde kullanılan MOBESE uygulaması kimilerine göre ‘özel hayata müdahale’ anlamı içerebilir. Ancak, vatandaşın devletle yapmış olduğu varsayılan bağıt, aslında yine kendi güvenliğinin sağlanması için devlete verilmiş bir tür yetkilendirmedir. Yani, bu sistemin(MOBESE) kullanılması yine vatandaşın kendi iyiliği, kendi can güvenliği içindir. Eğer kamu otoriteleri bu sistemi kişilerin özel hayatlarını takip etmek, nereden nereye gittiklerini ve kiminle buluştuklarını kontrol etmek maksadıyla kullanmıyorsa ortada bir sorun yok demektir. Sonuç itibariyle, özel hayatın sınırlarına tecavüz yoksa kişisel gizlilik sağlanıyor demektir…
turk-internet.com; Türkleri, veriambarı uygulamalarını kullanımları yönünden nasıl değerlendiriyorsunuz?
Jonathan Klaus; Veriambarı pazarının Türkiye’de yeni yeni olgunlaştığını görüyoruz. Şu anda olması gerekenin biraz daha gerisinde diyebilirim. ABD ve batıda daha sofistike sistemler değerlendiriliyor. Örneğin, bir mobil operatör bir müşterisinin telefon görüşmesinin nerede ve ne zaman teknik aksaklık dolayısıyla kesildiğini görüp durum muhasebesi yapabiliyor. Ve hatta o müşterisini çağrı merkezi vasıtasıyla arayarak şebekede iyileştirme çalışması yaptıklarını ve yaşanan kesintiden dolayı üzgün olduklarını iletebiliyor. Bunlar, veriambarı uygulamalarının geldiği noktayı göstermesi açısından önemli şeyler.
Daimler’in üzerinde çalıştığı bir başka yenilikçi uygulama ile, gelecekte üretilecek araçlara yerleştirilecek bir sistemle araçta meydana gelmesi muhtemel bir arıza daha oluşmadan şirket tarafından tespit edilerek araç sahibinin önlem alması sağlanmış olacak. Seyahate çıkmadan birkaç gün önce, arabanızı üreten firmadan aracınızın lastiklerini değiştirmeniz ya da aracınızı servise almanız gerektiğinin söylenmesi sizce de hoş olmaz mıydı?



Kaynak : 