“Cumhuriyetin 100. Yılında Türk Bankacılığı Nerede Olmalı?” sorusu özelinde, bankacılığın, sektörün önde gelen isimleri aracılığı ile tartışılacağı, Türk Bankacılık Sistemi-Vizyon 2023 Kongresi İstanbul Cevahir otel’de başladı.
Kongrenin açılışında bir konuşma yapan ve aynı zamanda kongrenin organizasyonunu üstlenen Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi-TASAM Başkanı Süleyman Şensoy, bilanço ve sayıların birbiriyle çarpıştığı bir toplantıdan ziyade sosyo-ekonomik oluşumların ele alınacağı bir etkinlik olacağını söyledi.
Sorunları, Kanuni Sultan Süleyman’ın dile getirdiği; “evlat da bizim, devlet de” bir yaklaşımla ele aldıklarını ifade eden Şensoy, milli menfaatler temelinde çalışmalarını sürdürmeye kararlı olduklarını söyledi. Tasam’ın, kendi alanında internet ortamında yayın yapan kuruluşlar arasında 15’nci sırada olduğuna dikkati çeken Şensoy, 70’in üzerinde basılı yayınları bulunduğunu açıkladı.
Toplum olarak düşüncenin önemi konusunda yeni yeni uyanıldığına dikkati çeken Şensoy, altyapıya milyarlarca YTL harcanırken düşünce konusunda istenilen yerde olunamamasının asıl sebebinin buraya yatırım yapılmaya yeni başlanılmasından kaynaklandığını söyledi. Süleyman Şensoy, milli menfaatler temelinde Türk finans sektörünün dünyada ve bölgede bir güç olabilmesi için vizyon geliştirmeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi.
Daha sonra kürsüye gelen TC Ziraat Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İlhan Uludağ, ‘Vizyon 2023’ olan kongre başlığına atıfta bulunarak, 30 yıldan uzun bir süreden beri finans ile içli dışlı olan birisi olarak bir gün sonrasını bile tahmin edebilmenin zorluğuna işaret etti.
Türk finans sektörünün 2000’li yıllarda yaşadığı krizden önemli dersler aldığına değinen Uludağ, daha sonrasında oluşturulan BDDK ve TMSF’nin sektör için taşıdığı öneme dikkati çekti. Bu iki kurum dolayısıyla batma noktasına gelen bazı bankaların ‘suni tenefüsle’ hayata döndürüldüğünü anlatan Uludağ, risk yönetimi gibi bazı enstrümanlar aracılığıyla sektörün yeni banka batması risklerini büyük ölçüde ortadan kaldırdığını söyledi.
Yaşanılan ekonomik krize de değinen Uludağ, son iki yıldan beri global ölçekte yaşanan olayların krizin işaretlerini verdiğini belirterek, makro ekonomik açıdan enflasyonun yeniden revize edilmesi gerektiğini söyledi.
Daha sonra bir konuşma yapan İTO Başkanı Dr. Murat Yalçıntaş, bir reel sektör temsilcisi ve işadamı olarak bankacılık ile sanayinin doğrudan ilişkili olduğunu ifade etmek istediğini söyledi. Ekonominin gelişmesi için finans sektörü ile iş aleminin iyi ilişkiler içerisinde olması gerektiğini belirten Yalçıntaş, yakın geçmişte yaşanan ekonomik krizlere atıfta bulunarak, bankacılık sektörüne yaşanan krizin sanayi sektörünü çökerttiğini ifade etti.
Son yıllarda bankacılık sektörüne yabancı sermayenin katılımıyla sektörde bir derinlik yaşandığına dikkati çeken Yalçıntaş, kredibilitesi yükselen sektörde potansiyel ve alt yapının iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bu bağlamda, İstanbul’un, bir finans merkezi olma şansına sahip olduğuna dikkati çeken Yalçıntaş, global fırsatları iyi değerlendirilerek sektörde küresel oyuncu olmanın pekala mümkün olduğunu söyledi.
Murat Yalçıntaş’tan sonra kürsüye çağırılan TMSF Başkanı Ahmet Ertürk, son bir yılda derinleşen ekonomik türbülans dolayısıyla yarının ne olacağını tahmin etmenin bir hayli güç olacağına değinerek, bu açıdan konferans sonucunda ortaya konulacak fikirlerin taşıdığı öneme dikkati çekti.
Global kriz dolayısıyla artan emtia fiyatlarının önemli hasarların oluşmasına neden olduğuna dikkati çeken Ertürk, bunun sadece finans sektörüyle sınırlı olmadığını, diğer tüm sektörleri de etkilediğini belirtti. Uluslararası finansal piyasalardaki entegrasyonlarda ciddi artışlar kaydedildiğini belirten Ertürk, bu tür yeni oluşumların kontrol edilebilmelerinin zorluğundan ötürü bir risk anlamına geldiklerine işaret etti.
Asıl adı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu olan kurumun adının, Türkiye Mevduat Sigortası Fonu’na dönüştürülmesini önerdiklerini ifade eden Ertürk, kurumun misyonunun geçmiş hasarları temizlemek üzerine oluştuğunu söyledi.
Türk bankacılık ve finans sektörünün duayenlerinden Prof. Dr. Aydın Ayaydın, turk-internet.com’a yaptığı açıklamada bilişimin önemine değinerek şunları söyledi; “Bankacılık sektörü, globalleşen dünyada hak ettiği yeri almak istiyorsa bilgi iletişime önem vermelidir. Bilgi teknolojileri, dünyadaki bütün ülkelerin ve sektörlerin başvurduğu bir sektördür. Modern çağın gereğidir. Bilgi teknolojisi olmadan bankacılık sektörünün bu saatten sonra yaşaması mümkün değildir.”
Türkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi tarafından düzenlenen kongrede toplam altı oturum ve bir panel gerçekleştirilecek. Kongreye yarın da devam edilecek.

Kaynak : 