Yarın “Üzerimize Gelen Tren” başlıklı bir yazım olacak. Öncesinde, o yazıya altyapı olsun anlamında, ülkemizdeki yapay zeka çalışmalarına göz atalım. Bununla bir yandan da, hem gazeteci, hem de bu ülkenin bir vatandaşı olarak, hükümetin çalışmalarını izleme ve değerlendirme görevimiz yerine gelsin.
24 ağustos 2021‘de Bilişim Vadisinde, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan “Ulusal Yapay Zeka Stratejisi” kamuoyuna tanıtıldı. O dönem Ulusal yapay zeka stratejisini incelemiş ve düşüncelerimi yazmıştım.
En önemli eksik bence “yetenek geliştirme (özellikle matematik eğitiminden bahsediyorum)” ve “internet altyapısı” konularındaydı. Bu eksikliklere rağmen, böyle bir stratejinin ortaya konulması iyi bir gelişmeydi.
Şimdi bu stratejinin son yılına giriyoruz. Ama maalesef, stratejinin eylem planı bile 3 yıl sonra yani süre biterken, 2024’ün 26 ağustosunda yayınlandı. Hem de 2024-2025 başlığı ile. Stratejinin ne kadar ciddiye alındığını varın, siz düşünün. Ama yine de geçen sürede bir şeyler yapıldı mı, ya da neler yapılmadı, yakından bakalım ;
2021-2025 Strateji belgesine göre 5 temel amaç vardı;
- Yapay Zeka’ya yönelik Ar-Ge yatırımlarını artırmak.
- Yapay Zeka ile ilgili eğitim ve iş gücü becerilerini geliştirmek.
- Eğitim dahil olmak üzere kamu hizmetlerinde Yapay Zekanın benimsenmesini teşvik etmek.
- Yapay Zeka için yasal ve etik bir çerçeve geliştirmek.
- Türkiye’yi 2025’e kadar yapay zeka alanında ilk 20 ülke arasına yerleştirmek.
Temel vaatlerden biri, gelecek nesilleri dijital çağa hazırlamak için yapay zekayı eğitime dahil etmekti.
Global Yapay Zeka Indeksi’nde Durum
Şimdi bunların hangilerinin yerine geldiğini incelemeden önce, önceki yazımda 2019 rakamlarını verdiğim “dünya ülkelerinin yapay zeka sıralaması“ 2024 verilerine göz atalım. Bakalım 5 yıl sonra neredeyiz?
19 eylül 2024 tarihli son duruma, ilk 5 sıralamaya bakarak başlayalım ve önceki yazımızdaki 2019 verileri ile karşılaştıralım. Listede ilk 5’e tırmanan 2 yeni ülke var; Fransa ve Singapur. Buna karşılık 2019 listesinde 5.sırada yer alan Güney Kore bu yıl 6cılığa ve 4cü sırada yer alan Kanada ise 8.ciliğe gerilemiş.
ABD’nin açık ara 100 puan aldığı, onu 54 puan ile Çin’in takip ettiği ama diğer ülkelerin 30 civarında olduğu görülüyor. Puanlamada ABD’nin önde olmasının nedeni yeteneklerin, altyapının, ARGE’nin, Ticari uygulamaların ve devletin payının katkısı olduğu görülüyor.

Şimdi Türkiye’nin puanına karşılaştırmalı olarak bakalım; üstteki şeritte 2024, altta 2019 verilerini görüyorsunuz. Türkiye 2019’da 10.5 olan toplam puanını 11,3’e çıkarmış. Şu anda dünya listesinde 34 sırada yer alıyor.


2021 yılında strateji yayınlandığında eleştirdiğim konulardan birisi eğitim yani “yetenek yetiştirme” konusuna dairdi. Şimdi 2019 ile karşılaştırmalı bakarsak, “yetenek” puanı 7,8’den sadece 8’e çıkmış. Ya da başka deyişle 5 yıl boş geçmiş ve yetenek yetiştirilememiş (sayısı arttırılamamış).
Oysa Ulusal Yapay zeka strateji belgesindeki en önemli amaçlardan birisi –yukarıda da belirttik–; “Yapay Zeka ile ilgili eğitim ve iş gücü becerilerini geliştirmek” idi. 4 ay önce yayınladıkları gecikmeli eylem planına da bakarsanız 71 öncelikli eylemin 20’sinde “Yapay Zeka Uzmanı Yetiştirmek” ile ilgili eylemler var. Ama endeksteki yetenek puanımızın 5 yılda 7,8’den sadece 8’e çıkmış olması, yapay zeka stratejisinin, temel hedeflerinden birini pas geçtiğini gösteriyor.
Yani yapay zeka stratejisi bu alanda başarısızlığa uğramış. Nasıl uğramasın ki, başta Boğaziçi Üniversitesi olmak üzere üniversitelerin hali ortada. Ama ben üniversiteden de daha önceye yani ilkokuldan itibaren matematik eğitimine işaret etmiştim. Matematik ilkokul ve ortaokulda ağırlıklı verilmeli ve çocuklara sevdirilmeli.
İlaveten de indeksin yetenek bileşeninin gelişmemiş olması, “beyin göçü”nün en çok etkilediği sektörlerden birisinin yapay zeka alanı olduğunu da düşündürüyor. Örneğin 2.sıradaki Çin, 2019 yılında 17,2 iken 2024’de yetenek rakamını 26’ya çıkarmış.
Yapılan Tek Şey Belge Yayınlamak mı?
İndeksi incelemeye devam edelim; Türkiye’nin altyapı puanı 45,6’dan 16’ya düşmüş (elektrik, internet ve süper bilgisayar erişimi), işletme çerçevesi 56’dan 79’a çıkmış (düzenleyici çerçevesi çıkarılmış olması ve kamuoyu farkındalığı ile oluşan bir kriter).
Buna karşılık 4,8 olan araştırma puanı 3’e düşerken, 1 olan geliştirme puanı, 4’e çıkmış. Hükümet stratejisi 7,4’den 48’e çıkmış. Bunun temel nedeni de dediğimiz gibi 2021-2025 strateji belgesinin yayınlanmış olması. Ticarileşmede ise 5 yılda ancak 1’den 2 ‘ye çıkılmış (ABD 100 iken).
Özetle, 5 yıl içinde Türkiye’nin yaptığı hemen hemen tek faaliyet bir strateji raporu yayınlamış olması. Bu tür indekslerde de düzenleyici çerçeveleri önemli arzediliyor. Ancak sonuçlara baktığımızda bu strateji raporu yayınlanmış ama hiç uygulanmamış. Belge dışında elle tutulur bir gelişme gözükmüyor.
Aşağıda strateji belgesinde olup da, uygulanmayanların neler olduğuna yakından bakalım.
Yapay Zeka Stratejisinin Uygulama Eksiklikleri
Türkiye’nin Ulusal Yapay Zeka Stratejisi (2021-2025), yapay zekayı (YZ) eğitim, sağlık ve endüstri dahil olmak üzere çeşitli sektörlere entegre etmek için hedefleri ana hatlarıyla belirten bir belge gibi görünüyor. Ancak, gerçekten uygulanıp uygulanmadığı veya öncelikle bir propaganda aracı olarak hizmet edip etmediği konusuna gözlemlenebilir eylemler ve sonuçlarla bakalım.2025′ girerken, durumu (yapay zeka desteği de alarak) analiz edelim.
Eğitim ve Yapay Zeka Entegrasyonu:
- Okullarda Sınırlı Etki: Stratejinin vaadine rağmen, yapay zeka Türkiye’nin ilk veya orta öğretimine yaygın olarak entegre edilmedi. Bu konuda yapay zeka odaklı müfredat veya öğretmen eğitim programları konusunda çalışma göremiyoruz.
- Yüksek Öğrenim Çabaları: İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) gibi bazı üniversiteler yapay zeka araştırma programları veya bölümleri başlattı. Ancak bu çabalar sistemsel olmaktan çok tekil gelişmeler olarak kaldı.
Kamu Hizmetlerinde Yapay Zeka:
Kamu hizmetlerini dijitalleştirme olsa da (örneğin, e-Devlet), gelişmiş yapay zeka araçlarının entegrasyonu asgari düzeyde ya da hiç hükmünde kalıyor.
İşgücü Geliştirme:
Bireyleri yapay zeka ile ilgili işler için eğitmek veya yeniden beceri kazandırmak için programlar sınırlı ve stratejinin hedefleriyle uyuşmuyor. Eğitimin yapay zekayı içerecek şekilde düzenlendiğini görmedik.
Ülkemiz dijital oyun kullanıcısı en fazla olanlar arasında. Bu merak pekala matematik’e çevrilebilir. İlkokuldan itibaren çocuklara matematik sevdirilebilir. Zorlaştırma yerine oyunla öğretilebilir. Bugün Rus ve Ukraynalı hackerların güçlerinin arkasında, ilkokuldan başlayan temel matematik var.
Uygulamayı Engelleyen Zorluklar:
2021’de strateji yayınlandığında diğer önemli sorun olarak altyapıda eksiklik olduğuna işaret etmiştik. Aradan geçen 3 yılda aynı altyapı sorunu telekomda, eğitimde, enerjide vs sürüyor. Değişen hiçbir şey yok. Dolayısıyla bu alanda da sözde kalan bir strateji raporu var. Peki bu eksiklikler neden çözülemiyor? Uygulama açısından şu sorunları sayabiliriz.
Politik Kararlılık Yok :
Ankara’daki politikacıların hiçbirisi yapay zeka ya da onun getirmekta olduğu gelecek ile ilgilenmiyor. Bu konuya aldırdıkları yok. Sadece seçim dönemlerinde, “Karadeniz gazı” sunduklarında olduğu gibi propoganda amaçlı sundukları yapay zeka strateji raporu var. Yapay zeka alanında politik kararlılık diye bir şey yok.
Bütçe ve Kaynak Eksikliği:
Politik kararlılık olmadığını 2025 bütçesine bakınca da görüyoruz. Yetersiz finansal kaynaklar ve telekom altyapı eksikliği, yetersiz veri merkezi sektörü, enerji sorunları, öğretmen eğitimi ve müfredat geliştirme konularında bütçe ve kaynak eksikliği çok açık bir şekilde ortadadır.
Telekom Altyapısının Yarattığı Sorun :
Türkiye’nin fiber altyapısının zayıflığı, yapay zekanın gelişimini ve benimsenmesini ilerletmenin önünde kritik bir engel. Fiber optik ağlara yapılan yatırımlar, stratejik hükümet politikaları ve uluslararası iş birliğiyle birleştirildiğinde, Türkiye’nin yapay zekanın dönüştürücü potansiyelinden yararlanması için temel oluşturabilir. Bu çabalar olmadan ülke, teknoloji odaklı bir gelecekte geride kalma riskiyle karşı karşıya.
Veri Merkezi Sektörünün Zayıflığı :
Yapay zeka demek veri merkezleri ve enerji olması demektir. Ülkeler veri merkezlerinin ihtiyacı olan enerjiyi bulmak için gözden çıkarılmış olan nükleer enerji santrallarını yeniden başlatıyorlar.
Yapay zeka çağında başarılı olmak için ülkeler yerel, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir veri merkezi altyapısının geliştirilmesine öncelik vermelidir. Veri merkezi sektörünün güçlü olması sağlam bir yapay zeka ekosistemini yaratabilir. Ekonomik rekabeti artırabilir ve kritik veri kaynakları üzerinde egemenlik sağlayabilir. Böyle bir strateji olmadan, küresel yapay zeka yarışında geride kalma riski kaçınılmaz hale gelir.
Stratejinin Uygulama Eksikliği :
Yapay zeka alanındaki çabalar genellikle parçalanmış ve tekil çabalar durumunda. Girişimler, ülke çapında tutarlı bir uygulama olmaksızın bireysel kurumlarda veya pilot programlar aracılığıyla gerçekleşiyor.
Sınırlı Farkındalık ve Erişilebilirlik:
Özellikle kırsal alanlardaki birçok okulda, yapay zeka eğitimi için gereken bırakın gelişmiş araçları, temel dijital altyapı bile yok. Eğitime girmeyen yapay zekanın gelişme imkanı da yok.
Sadece Propaganda mıydı ?
2021 öncesi duruma bakmasak bile, strateji raporunun yayınlandığından günümüze gelene kadar bahsettiğimiz konularda gelişme olmaması göz önüne alındığında, yapay zeka stratejisinin, hükümetin odaklandığı bir hedef olmasından ziyade, propaganda yapmaya yönelik olup olmadığını sormak makul. Bu görüşü destekleyen birkaç nokta var:
- Eylem Planı bile 3 yıl sonra yayınlandı :Her strateji planının mutlaka eylem planı olur. Planın bitmesine az kala, 2024’de alalecele yayınlanan eylem planına bakınca, yerine gelsin diye yayınlandı diye düşünmeden edemiyorum.
- Eğitim ve altyapıda görülen gelişme yok : 3 yıldır eğitimde, altyapıda yapay zekaya yönelik gelişme sıfıra yakın.
- 2025 Bütçesinde de Ayrılan Kaynak Yok :Türkiye’nin 2025 yılı bütçesinde yapay zeka (YZ) alanına ayrılan spesifik bir ödenek miktarı kamuya açıklanmadı.
- İzleme-Denetleme Süreci Yok : Propoganda olduğunu düşünmemizin diğer nedeni de, –diğer tüm benzeri hükümet belgelerinde olduğu gibi– izleme ve denetleme süreci yok. Şeffaflıktan bahsetmiyorum bile.
- Propoganda ve Seçim Etkisi: Bu tür iddialı projelerin duyuruları genellikle seçim döngüleri sırasında kamuoyu algısını etkileyecek şekilde zamanlanır. Stratejinin hedefleri geniş çapta duyuruldu ve bu da ileri görüşlü bir yönetim algısı yarattı. Ancak, somut eylemler yok. Bu da, strateji raporunun tamamen propoganda amaçlı olduğunu gösteriyor.
2025’de Yapay Zeka Stratejisine Kaynak Ayrılacak mı?
Türkiye stratejiye kalan zaman diliminde (2025) kaynak ayırır mı? 2021-2025 hedeflerin gerçekleştirilmesi için ilgili kurum ve kuruluşların bütçelerinden pay ayrılması gerekiyor. Ancak, yapay zeka için ayrılan toplam bütçe miktarı hakkında net bir bilgi mevcut değil.
Bu yazıyı da hatırlatmak amaçlı yazdım. 2025’de hiç olmaz ise bir şeyler yapılabilir. Bazı önlemler alınabilir. Örneğin eğitime yapay zeka sokulması için planlama düşünülebilir. Çoktandır konuşulan veri merkezi stratejisi de artık yayınlanmalı ve sektörün sorunları ele alınmalıdır. Ama tabii ki en önemlisi fiber altyapının önündeki engeller kaldırılmalı. Altyapının yapılması için önlemler alınmalıdır.
Geçtiğimiz günlerde katıldığım Vodafone yıl sonu basın toplantısında, Genel Müdür Engin Aksoy’un “5G’nin 1 yıllık gecikmesi ile ülke ekonomisi 120 milyar TL’lik bir faydadan mahrum kalıyor” ifadesi vardı. Rakamı nasıl hesapladıklarını bilemiyorum. Ama kaybedilen sadece 3 aşağı, 5 yukarı bu düzeylerde olan bir rakam değil. Aslında geleceği kaybettiğimizi anlayabiliyor musunuz? Bunu “Üzerimize Gelen Tren” yazımda daha farklı şekilde anlatacağım.
Son olarak, “Yapay Zeka” stratejisinin sadece propaganda olmaması, gerçekten etkili olması için Türkiye’nin cafcaflı duyurulardan çok uygulamaya öncelik vermesi gerekiyor. Strateji, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi’nin sadece bir propoganda aracı olmaz ise, Türkiye’nin teknolojik ve ekonomik geleceğine anlamlı bir şekilde katkıda bulunabilir.



Kaynak : 