Röportajın ilk bölümünü Baltaoğlu : Para Kaybetmekten Değil İtibar Kaybetmekten Korkuyoruz. – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Metin Baltaoğlu, röportajın ilk bölümünden devamla..
Şimdi buraya kadar anlattıklarımı toparlayacak olursak ortaya şöyle bir sonuç çıkıyor. Ülkeye interneti sokanlar bunu hiçbir filtreye tabi tutmadan çocuklarımızın odasına kadar dağıttılar.
Sonra sorunlar baş gösterip de koltuklar sallanmaya başladığında alelacele bir yasa çıkardılar. İnternet kafeler topun ağzında ki günah keçileri olduğundan, buralarda kullanılacak filtreleme sistemlerini de yasa ile belirlediler.
Fakat yasaya öyle bir madde koydular ki sözde iyileştirme düzeltme adına yapılan bütün işleri bir anda işlemeyecek bir hale soktular. “Konusu suç oluşturan içeriklere erişimi önleyici tedbirleri almak” internet kafecilere yüklenen bir sorumluluk oldu.
Peki konusu suç olan içeriklerin tarifi var mı? Yok! Hangi sitelerin konusu suç teşkil etmektedir ve biz bunu nasıl anlayacağız. Yok! Tedbir almaktan murat edilen nedir? Filtreleme sistemi yeterli midir, yoksa başka konuları da düşünüp bunlara tedbir almak kafecilerin sorumluluğu mudur? Bu soruların da cevabı yok!
Tedbirden ne kastedildiği de son derece muğlak.
Buradan çıkan sonuç ne olur? Bir takım denetlemeci kurumlar böyle buyurdu Zerdüşt mantığıyla basarlar cezayı! Sonra kafeciler dertlerini Marko Paşaya anlatsınlar! Olur mu böyle şey? Evet olur biz bu tür olayları bir çok kez yaşadık.!
Bundan başka devlet eliyle, yani mahkeme kararı ile TİB tarafından yasaklanmış olan sitelerin kullanıcılar tarafından kolayca aşıldığı sizinde malumunuzdur. Yüzlerce form sitesinde bunun kolaylıkla nasıl yapıldığı anlatılmakta. Burada anlatılan yöntemlere devlet engel getirmiyor getiremiyor. Teknik olarak bunu sağlayamıyor.
Ama aynı devlet ben kısmen yol gösterdim kullanacağın yazılımı belirledim ama o yazılımı aşan bir site olur ise seni yok edercesine cezalandırırım, gerisi senin işin nasıl yaparsan yap diyor! Demiyor mu yoksa!
Ayrıca konusu terör olan sitelerinde bu yasa kapsamına alınmamış olması, terör sitelerinin engellenmesi konusunun tamamen kafecinin sorumluluğuna bırakılmış olması büyük eksiklik hatta eksiklikten öte bana göre kifayetsizlik örneğidir.
Bu yüzden teröristle devlet arasında kalan bir kafeci ile muhabbetim olmuştu. Bu internet kafeci arkadaşımın çaresizliğini size buradan sözlerle ifade edemem.
Benzeri durumları kendi kafemizde de zaman zaman yaşıyoruz. Müşteri PKK sitelerine girmek istiyor. İzin vermediğimizde hiç de hoş olmayan durumlar yaşanıyor. Devletin işi vatandaşını korumaktır. Vatandaşını devlet ile terörist arasında bırakmak ne devlete nede hukuka yakışmaz. Bu durum kabul edilemez bir konudur.
Beni bırakırsanız ben bu konu üzerine daha saatlerce konuşabilirim. Umarım 5651’in internet kafelere ne getirdiğini anlaşılır bir şekilde açıklayabilmişimdir.
Unutmadan şunu da özellikle belirtme ihtiyacı duyuyorum. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığında İnternet Daire Başkanlığı 5651 de kategorize edilmiş siteleri tespit etme ve yasaklama adına gerçekten takdire şayan çalışmalar yapıyor. 5651’in uygulayıcısı niteliğinde olan bu kurumu eleştirdiğimiz düşünülmesin. Biz de yazılım firması olarak bu çalışmalara elimizden geldiğince destek vermeye çalışıyoruz.
Ancak kurulmaya çalışılan yapı karmaşık ve Türkiye’de ilk defa yapılıyor. Bu çalışmanın meyvelerinin ortaya çıkması herhalde biraz daha zaman alacaktır.
turk-internet.com; Yazılımlarınızın yaygınlığı nedir?
Metin Baltaoğlu; Biz bu güne kadar internet kafelere yönelik yazılımlar üzerinde çalıştık. Geçmişimizde çok eskilere dayanmıyor. Buna rağmen 2006 yılının Ocak ayında hazırladığımız Filtre yazılımımız şu an itibari ile 8000 internet kafede ve diğer kullanıcılar da dâhil olduğunda 365 bin bilgisayar üzerinde çalışmakta. Her ay 30 ile 36 milyon arasında içeriği sakıncalı olan sayfayı engelliyoruz. Elimizdeki veriler bunu gösteriyor. İnternet Kafe Otomasyon yazılımımız ise Lisanslı ve crackli kullananlar olarak ikiye ayrılıyor. Lisanslı kullanıcılarımızın sayısı oldukça az ancak crackli kullananların sayısının da 3 bin civarında olduğunu biliyoruz.
turk-internet.com; Kullanıcılarınız memnun mu?
Metin Baltaoğlu; Evet, kullanıcılarımız memnun. Hem de oldukça memnunlar. Bu memnuniyeti müşterilerimizle yaptığımız telefon görüşmelerinde ve bize atılan maillerde kendileri ifade ediyorlar. Şöyle ki biz müşteri memnuniyetini ön planda tutuyoruz. Ücretsiz verdiğimiz yazılımlarımızın dahi teknik desteğini veriyoruz. Ücretsiz verdik diye kullanıcıyı esir alan tarayıcı eklentilerini kullanmıyoruz tarayıcı açılış sayfalarını değiştirmiyoruz. Aslında bu şekilde yapmak ve ücretsiz olduğunu iddia etmek de zaten yanlış olur. Bunlara adware yazlım denilir ve bu yazılımlara diğer ülkelerde ücretsiz demek suçtur. Ücretli olarak verdiğimiz programlarımıza ise reklam almıyoruz. Kullanıcıları rahatsız edecek karmaşık ara yüzlerden uzak duruyoruz. Kullanıcıların isteklerini toplayıp değerlendiriyoruz ve uygun gördüklerimizi yazılımlarımıza uyguluyoruz. Bu yaptıklarımızı otomatik olarak müşteri memnuniyeti sağlıyor.
Röportajın devamını Baltaoğlu : 2006’da Emniyet’in yaptığı 406 Operasyondan sadece 3 Tanesi İnternet Cafe idi – 3 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Kaynak : 