Röportajın ilk bölümünü Baltaoğlu : Para Kaybetmekten Değil İtibar Kaybetmekten Korkuyoruz. – 1 ve ikinci bölümünü Baltaoğlu : Kurulmaya Çalışılan Sistem Karmaşık ve İlk defa Yapılıyor – 2 başlıkları altında okuyabilirsiniz.
turk-internet.com; Filtre Programına aldığınız reklamlarda nelere dikkat ediyorsunuz?
Metin Baltaoğlu; Evet, aldığımız reklamlarda öncelikle bize etik görünmeyen her türlü içerikten uzak duruyoruz. Mesela arkadaşlık sitesi reklamı almıyoruz. Bir çocuğu bir yandan zararlı içerikten uzak tutmaya çalışacaksınız, diğer yandan bu tür sitelere yönlendirerek hem yaşına uygun olmayan işlere bulaştıracaksınız, hem de burada tanışacağı kişilerin ne olduğu bilinemeyeceğinden tehlikeye atmış olacaksınız.
Hem WebFiltre yazılımımız hem de kafe otomasyon yazılımımızı bu tür reklamlar için uygun değildir. Şöyle ki kafelere giriş yaşı 12 dir. 12 yaşında bir çocuğunda bu tür reklamlara muhatap edilmesi ahlaken uygun değildir.
Zaman zaman reklam bölümümüzden sosyal etkinliklerin duyurularını da yaparız. Magazin reklamlarından uzak dururuz. Reklamını aldığımız sitelerin içeriğinin yanı sıra orda verilmiş diğer reklamları ve linkleri gözden geçirip, misyonlarını anlamaya çalışırız. Sanırım bu söylediklerim daha başka nelere dikkat ettiğimizin anlaşılması için yeterlidir.
turk-internet.com; Aldığınız reklamlarda yaş grubu sınıflandırması var mı?
Metin Baltaoğlu; Yukarıda söylediklerim bu sorunuzun da cevabı niteliğinde aslında. Kısaca evet var diyebilirim.
turk-internet.com; Aldığınız reklamlar bilgisayarlarınızın çalışmasını yavaşlatması gibi bir durum söz konusu mudur?
Metin Baltaoğlu; Böyle bir durum kesinlikle söz konusu değil. Biz yalımlarımızın kusursuz olması için aşırı dikkat ve özen sarf ediyoruz. Reklam unsurları genelde flash dosyaları ile gösteriliyor. Biz ise programlarımızın bünyesinde çalışan, flash olarak hazırlanmış reklam kullanmıyoruz. Sadece kafe yazılımımızın istemci ekranı flash ile hazırlanmıştır oda dikkatle hazırlanmış boyutu ufak bir flash dosyasıdır. Kullanıcının bu flash dosyasını dilediği gibi değiştirebilmesi de imkan dahilindedir.
Müşteri kullanımı esnasında ise flash ile hazırlanmış herhangi bir dosya çalışmaz. Bu türden dosyaların yapısı itibari bilgisayar işlemcisini yoğun olarak kullandığını konuya yakın teknik kişiler bilir. Ayrıca her reklam değişiminde Flash dosyasının web sunucusundan yada ağ ortamındaki sunucudan bilgisayara download edilmek zorunda olması da ayrıca bir külfettir. Dolayısı ile biz flash dosyalarından mümkün mertebe uzak duruyoruz.
Bizim reklamlarımız web sayfası üzerinden gösterilir ve orada da küçük benner nitelinde flash dosyalarını nadiren kullanırız.
turk-internet.com; Bir internet cafe kuruluşu iken, neden filtre programı yazma ihtiyacı hissettiniz?
Metin Baltaoğlu; Evet yine anlatması çok uzun sürecek bir konuya parmak bastınız. En kısa şekli ifade etmeye çalışayım.
2006 yılının Ocak ayıydı. İstanbul/Kartal’da bir okulun önünde bir öğrencimiz bıçaklanarak öldürüldü. 2002 Yılından bu yana TieV adı ile kurduğumuz derneğin yönetim kurulu üyesiydim. Dolayısı ile öğrenciler ile ilgili her olayda günah keçisi olarak öne sürüldüğümüze defalarca şahit olmuştuk. Bir dalga halinde yeniden üstümüze gelineceğini de biliyorduk. Bizi yumuşak karnımız olan pornografi ve şiddet içerikli olduğu iddia edilen oyunlar konusunda sıkıştıracaklarını da tahmin ediyorduk. Her türlü imkânsızlıklarımıza rağmen bu konuda ne yapabiliriz diye baktığımızda, derneğimize bir filtre programı yazıp bunu da internet kafelere ücretsiz dağıtırsak gelen saldırıları kısmen bertaraf edebileceğimizi düşündük.
Ayrıca, derneğimizin itibarını da arttırmış olacaktık. Ve o günlerde üst versiyonunu hazırladığımız kafe yönetim yazılımını yarım bırakıp, ücretsiz dağıttığımız şu an bile 7-8 bin kafede ve 300 bini internet kafe PC’si olmak üzere toplamda 365 bin PC de kullanılan Volsoft-TieV WebFiltre Filtre’yi hazırladık.
İlerleyen aylarda hiç de tahmin edemeyeceğimiz bir şey oldu. 2006 yılı ikinci yarısından sonra Türkiye’de, basınında abartarak dillendirdiği “Çocuk Pornosu” belası baş gösterdi. Çocuk pornosu konusu bu günlere gelen sürecin, yani 5651 sayılı yasanın ve internet kafeler ile ilgili yönetmeliğin çıkmasına sebep olan olayların başı olmuştur. Oysa 2006 Yılı içinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Bilişim Suçları Daire Başkanlığının yaptığı 406 operasyondan sadece 3 tanesinin internet kafeden işlendiğini çok az kişi bilir.
Sonuçta denetimler başladı ve internet kafeci meslektaşlarımıza ücretsiz dağıttığımız yazılım büyük bir hızla yayıldı. Bu gün bile bu meslektaşlarımızdan teşekkür mailleri alıyoruz. Bir çok meslektaşımızın ceza almasını engelledik. Zaman içinde bazı bölgelerde idari makamların bile kafelerde görmek istedikleri Filtre programı olduk. Buda bizi ayrıca mutlu ediyor.
turk-internet.com; Filtre programı yazıp bunu da internet kafelere ücretsiz dağıtmak amacıyla yola çıktığınızı söylemiştiniz. Bugün ticari bir yazılımla karşımızdasınız? Bunun sebebi nedir?
Metin Baltaoğlu;
Maddi ve manevi bir çok sıkıntımız oldu ve bu sıkıntıları bir avuç idealist arkadaş göğüsledi. Sonuçta şunu gördük. Bizim iyi niyetimiz ve idealizmimiz çok da işe yaramıyor. Elbette yapılanların kadrini bilenler çıkıyor, ancak bazı arkadaşlar da çeşitli sebeplerle, genellikle de insani zaaflarla (ego, kin, husumet, kıskançlık menfaat beklentisi vb) yolumuza, (aslında kendi yollarına) engeller çıkardılar.
Bu süreçte teknik anlamda ve internet kafelerin haklarının savunulmasında, dertlerinin dillendirilmesinde büyük mesafeler aldık, ama çok da yıprandık.
İnternet kafelerle ilgili kararların alındığı, olumsuz süreçlerin başlatıldığı dönemlerde en büyük sorun filtre programı olarak görünüyordu ve o gün için ürettiğimiz programın gelinen aşamada pek de işe yaramayacağı gibi bir sonuçla karşı karşıya gelmiştik. Filtreyi mütemadiyen geliştirmek, güncellenen ve her doğan yeni sorun karşısında yenilenen bir filtre programı üretmek zarureti doğmuştu. Artık bu aşamadan sonra profesyonel bir çalışmayı başlatmak gerekiyordu. Böyle bir programı ortaya çıkartacak beyinleri çalıştırmanın, geliştirmenin ve güncelliğini sürdürmenin maliyetlerini karşılamak profesyonel bir çalışmadan ve profesyonel bir ekip oluşturmaktan geçiyordu.
Bugün bunu yapıyoruz. Öyle bir program ortaya koymalı ve etkinliğini sağlamalıyız ki, hiçbir meslektaşımız için sorun olmamalı. Doğan sorunlarda mümkün olduğunca hızlı bir şekilde ortadan kaldırılmalı. Peki bu nasıl olacak?
Sizler de takdir edersiniz ki; bu amacı gerçekleştirmek ve çalışmaların devamlılığını sağlamak profesyonel bir anlayışla piyasada olmamızı gerektirmektedir.
Röportajın devamını Baltaoğlu : 2006’da Emniyet’in yaptığı 406 Operasyondan sadece 3 Tanesi İnternet Cafe idi – 3 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Kaynak : 