web analytics
Perşembe, Haziran 4, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa YENİ TEKNOLOJİLER Yeni Ekonomi Finans & Ekonomi

Büyük Teknoloji Şirketleri Siyasette Yeniden Konumlanırken ABD mi AB mi kazanacak?

Ceren Ünal-Ceren Ünal
15 Ocak 2025
-Finans & Ekonomi, Regülasyon, Sosyal Medya
0
Büyük Teknoloji Şirketleri Siyasette Yeniden Konumlanırken ABD mi AB mi kazanacak?
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Trump’ın ABD başkanlık seçimlerini yeniden kazanmasının ardından, ABD’li büyük teknoloji şirketlerinin stratejileri ve eylemleri dünya genelinde hararetli tartışmalara yol açtı. Apple CEO’su Tim Cook, OpenAI CEO’su Sam Altman, Google, Microsoft ve Amazon gibi şirketlerin Trump’ın yemin törenine toplamda 1 milyon dolar bağış yapması, Elon Musk’ın Trump’ın yeni sağ kolu olmasının yanı sıra Avrupa’daki aşırı sağ hareketlere de açık desteği ve platformunu bu hareketlerin liderlerine sunması, Mark Zuckerberg’in Meta’nın hesap verebilirlik politikalarındaki geri adımı bu değişimlerin çarpıcı örnekleri arasında yer alıyor.

Uzun zamandır yenilik ve ilerlemenin öncüleri olarak görülen ABD’li büyük teknoloji şirketleri, giderek siyasi güç yapılarıyla daha fazla uyum sergileyerek dikkat çekici bir değişim gösteriyor. Bazı gözlemciler, bu trendi “MAGAlaşma” olarak adlandırıyor. Bu terim, Donald Trump’ın ilk seçim kampanyasında kullandığı “Make America Great Again” (Amerika’yı Yeniden Harika Yap) sloganından türemiş bir kavram. MAGA, Trump döneminde ulusalcı ve popülist bir hareketin simgesi haline geldi ve ABD’nin önceliklerini merkeze alan bir politika anlayışını ifade etti.

Bu MAGA etkisi, benzer şekilde Almanya’da da “Germany First” gibi hareketlere ilham verdi. Elon Musk, bu tür bir siyasal hizalanmanın dijital dünyadaki trend belirleyicisi olarak öne çıkıyor. Musk’ın, Almanya’da aşırı sağ partilerden Alternatif Almanya (AfD) lideri Alice Weidel gibi isimlere seçim döneminde platform sağlaması, Büyük Teknoloji Şirketlerinin siyasetle daha açık bir şekilde angaje olduğunu gösteriyor. Avrupa Birliği İç Pazar Komiseri Thierry Breton da Musk’ın bu hamlesini açıkça eleştirdi ve bu tür platformların demokratik süreçlere zarar verebileceği uyarısında bulundu. Musk’ın hareketlerini AB Dijital Hizmetler Yasası DSA’nın ihlali olarak değerlendirebileceklerini belirten Breton, bu tür müdahalelere karşı net bir duruş sergileneceğini ifade etti.

Mark Zuckerberg’in Meta’nın teyit programını sona erdirme kararı ise bu eğilimin bir diğer çarpıcı örneği. Breton, Zuckerberg’in kararını da sert bir şekilde eleştirerek, bu adımın yanlış bilgilendirme ve nefret söyleminin yayılmasını artıracağını ve DSA’nın şeffaflık ilkelerine ters düştüğünü vurguladı. Bu karar, Prens Harry ve Meghan Markle’ın da aralarında olduğu çok sayıda popüler figür tarafından, zararlı içeriklerin yayılmasına zemin hazırladığı gerekçesiyle eleştirildi. Bu adımlar, teknoloji şirketlerinin tarafsızlıktan uzaklaşarak iyiden iyiye güç ve çıkar odaklı bir yapıya evrildiğini ortaya koyuyor.

AB’nin İkilemi

Avrupa Birliği, dijital platformları düzenleme konusunda uzun süredir küresel bir lider konumunda. Dijital Hizmetler Yasası (DSA), bu çabaların mihenk taşı olarak, içerik düzenlemelerinde şeffaflık, yanlış bilgilerin yayılmasına karşı önlemler ve kullanıcı güvenliği gibi konularda önemli yükümlülükler getiriyor. Ancak bu hedefler, son dönemde jeopolitik gerçekler ve artan diplomatik baskılar nedeniyle zorlanıyor.

Financial Times’ın haberine göre, AB Komisyonu, Apple, Meta ve Google gibi ABD’li teknoloji devlerine yönelik başlatılan soruşturmaları gözden geçiriyor. Özellikle Dijital Pazarlar Yasası (DMA) kapsamında Mart 2024’ten bu yana başlatılan soruşturmaların bazıları daraltılabilir veya kapsamları değiştirilebilir. Bu süreçte alınacak kararlar ve olası cezalar askıya alınmış durumda, ancak teknik çalışmalar devam ediyor. Bir AB diplomatı, “Bu teknoloji oligarklarının Trump’a bu kadar yakın olması ve bu durumu üzerimizde baskı kurmak için kullanmaları, işleri tamamen yeni bir boyuta taşıyor” diyerek, yeni ABD yönetiminin transatlantik ilişkiler üzerindeki etkisini vurguladı.

Von der Leyen liderliğindeki AB Komisyonu, ABD’li teknoloji şirketlerinin etkisine rağmen DMA’nın etkili bir şekilde uygulanmasına bağlı kalmak zorunda. Bununla birlikte, Dijital Hizmetler Yasası’nın (DSA) içerik düzenleme kurallarını devreye alarak, Elon Musk gibi teknoloji milyarderlerinin Avrupa’daki artan etkisini sınırlamak için daha aktif bir duruş sergilemesi gerektiği yönünde çağrılar yapılıyor.

AB’nin karşılaştığı bir diğer zorluk ise İrlanda’nın birçok büyük teknoloji şirketi için bir vergi cenneti rolü oynaması. İrlanda’nın cazip vergi politikalarının, bu şirketlerin AB ekonomilerine adil bir şekilde katkıda bulunmasını engellediği ve blokun eşit bir oyun alanı yaratma çabalarını baltaladığı eleştirileri yoğunlaşıyor. Bu durum, AB’nin mali ve düzenleyici politikalarının tutarlılığını tehdit ediyor.

Danimarka’dan Margrethe Vestager ve Fransa’dan Thierry Breton gibi ABD’li teknoloji şirketlerine karşı sert bir duruş sergileyen isimlerin Kasım ayında Komisyon’dan ayrılması, AB’nin teknoloji düzenlemelerindeki önceliklerinin değişebileceğine dair endişeleri artırmış durumda. Bazı AB milletvekilleri ise soruşturmaların diplomatik sonuçlardan kaçınmak adına kurban edilmemesi gerektiğini savunuyor. AB Milletvekili Stephanie Yon-Courtin, Komisyon Başkanı von der Leyen’e gönderdiği bir mektupta, “DMA rehin alınamaz. Bu düzenlemelerin etkin bir şekilde uygulanması ertelenmemelidir” ifadelerini kullandı.

AB’nin karşı karşıya olduğu bu siyasi ve diplomatik baskılar, düzenleyici çerçevenin uygulanmasını zorlaştırırken, aynı zamanda AB’nin dijital egemenlik vizyonunu koruma çabalarını daha da kritik hale getiriyor.

Son Kullanıcılara Ne Olacak?

Bu gelişmelerin biz kullanıcılar üzerinde doğrudan etkileri var. Platformlar, hesap verebilirlik yerine siyasi uyum veya ekonomik avantajları önceliklendirdiğinde, sonuçları açıkça görülüyor. Örneğin, gerçekleri kontrol etmenin azalması, yanlış bilgilere maruz kalmayı artırarak kamuoyunun algısını çarpıtabilir ve kurumlara olan güveni zedeleyebilir. Ayrıca, platformlar daha az düzenleyici denetimle karşı karşıya kaldıkça, kullanıcı gizliliği ve veri güvenliği de risk altına girebilir.

Teknolojinin bireylerin sesini duyurmasını ve özgürlüklerin genişlemesini sağlaması beklenirken, bu misyonun tam tersi bir yöne evrilme riski var. Büyük teknoloji şirketleri, güçlünün yanında yer alma ve çıkar sağlama refleksiyle hareket ettikçe, demokratik süreçler daha da zayıflayabilir ve özgürlükler tehlikeye girebilir. Bu durum, kullanıcıların sadece daha fazla bilgiye erişmesini değil, aynı zamanda bu bilgilerin manipülasyonuna maruz kalmasını da beraberinde getiriyor.

Zuckerberg’in teyit programını sona erdirme kararına yönelik eleştiriler, platformların denetlenmemesi durumunda kötüye kullanım ve yanlış bilgilendirme potansiyelini artırdığına dair yaygın bir endişeyi vurguluyor. Bu sorunlar yalnızca ABD veya Avrupa ile sınırlı değil; dünya genelinde milyonlarca kullanıcının dijital deneyimini şekillendiriyor.

Gelecek İçin Dersler

Büyük Teknoloji Şirketleri, güç ve etkilerini pekiştirirken, AB önemli bir sınavla karşı karşıya: jeopolitik karmaşayı aşmaya çalışırken düzenleyici vizyonunu koruyabilecek mi? DSA, platformların hesap verebilirliğini sağlama konusunda önemli bir araç olmaya devam ediyor. Ancak, bu yasanın başarısı, AB’nin, güçlü teknoloji şirketleri ve ABD gibi dış müttefiklerden gelen baskılara rağmen tutarlılıkla uygulayabilme kapasitesine bağlı.

Türkiye ve diğer ülkelerdeki kullanıcılar için, AB’nin Büyük Teknoloji Şirketleri ile yaşadığı zorluklar değerli dersler sunuyor. Çıkış noktası gereği demokrasi ve özgürlüklere hizmet etmesi gereken teknolojiler, bu iki değer üzerinden çıkar sağlamaya yönelik hareket ettiğinde, bu araçların kullanıcılar için bir tehdit haline gelme olasılığı artıyor. Teknoloji şirketlerinin, güç ve kâr odaklı stratejiler yerine, toplumsal faydayı önceleyen bir yaklaşım benimsemesi kritik önemde. Aksi halde, dijital çağın vaat ettiği fırsatlar, otoriter eğilimlerin ve kutuplaşmanın araçlarına dönüşebilir. Türkiye, hem geleneksel hem de çevrimiçi medyada kutuplaşmanın olumsuz etkilerini uzun yıllardır tecrübe etmiş bir ülke olarak, bu sürecin toplumsal uyum ve demokrasi üzerindeki yıkıcı etkilerini iyi biliyor. İronik bir şekilde, bugün gelişmiş ülkeler de benzer süreçlerle karşı karşıya kalıyor. AB’nin yaklaşımındaki başarılar ve eksikliklerden öğrenerek, ülkeler kendi dijital yönetişim çerçevelerini geliştirebilir. Şeffaflık ve hesap verebilirlik, dijital platformların kullanıcılar yerine siyasi veya kurumsal çıkarları önceliklendirmesini engellemede önemli rol oynayacaktır.

Büyük Teknoloji Şirketleri ile siyaset arasındaki gelişen ilişki, dijital dünyayı gerçek zamanlı olarak yeniden şekillendiriyor. Üst düzey devlet daireleri ve şirket toplantılarında alınan kararlar, bilgiye nasıl eriştiğimiz, gizliliğimizi nasıl koruduğumuz ve birbirimizle nasıl etkileşim kurduğumuz üzerinde geniş kapsamlı sonuçlara sahip. Bu dinamikler ortaya çıkarken, dünya genelindeki kullanıcılar için bilinçli ve dikkatli olmak hayati önem taşıyor. Gücün giderek dijital alanda toplandığı bir dünyada, riskler hiç bu kadar yüksek olmamıştı.

Etiketler: ABD (Amerika Birleşik Devletleri)Avrupa Birliği (AB)Big TechCeren ÜnalDijital Pazarlar Yasası (DMA)Donald TrumpDSA (Digital Service Act)Manşet

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Ceren Ünal

Ceren Ünal

1979 yılında Ankara’da doğan Ceren Ünal, TED Ankara Koleji ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin ardından Chevening bursu ile Queen Mary, Londra Üniversitesi’nde Bilişim Hukuku yüksek lisansını tamamlamıştır. Avukatlık, ulusal patent & marka vekilliği ve Avrupa Patent Vekilliği lisanlarına sahiptir. İnternetin hukuk üzerindeki dönüştürücü etkisinden ilham alan Ünal, 2002 yılından beri Bilişim Hukuku ve İnternet Yönetişimi üzerine çalışmaktadır. Teknoloji ve siyasanın kesişim alanında başta mahremiyet, dijital haklar, kişisel verilerin korunması, nesnelerin interneti ve siber güvenlik olmak üzere Türkiye ve dünyada güncel pek çok konuda çalışmalarını sürdüren Ünal, Brüksel’deki Internet Society Avrupa Ofisi’nde Kıdemli Siyasi Danışman görevlerini üstlenmiş ve Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde misafir öğretim üyesi olarak İnternet Hukuku derslerini vermiştir. Halen dijital sürdürülebilirlik alanında çalışan Brüksel merkezli bir STK olan Digital Goes Green’in Başkan Yardımcılığı ve kurucusu olduğu Wootlex IT Law & Policy Consultancy bünyesinde danışmanlık çalışmalarını ve Internet Derneği/ISOC-TR yönetim kurulu başkanlığını eş zamanlı olarak sürdürmektedir.

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • Mobil Sektör Yeniden Şekilleniyor; 2030’a Kadar Akıllı Telefonların Yaklaşık Yarısı Doğrudan Uydulara Bağlanacak
  • İran, ABD’ye Çok Uçak Kaybettirmiş ve Amerikalılar Çin ile Gelecekteki Savaş Konusunda Endişeli
  • Papa Leo XIV, Yapay Zeka Hakkında Çığır Açan Bir Genelge Yayınladı ve İnsanlığı “Dijital Tekel’e” Karşı Uyardı
  • Tunçmatik’ten Elektrikli Araç Kullanıcılarının “Menzil Kaygısını” Bitirecek Çözüm
  • Online Toplantılarda Yapay Zekâ Devrimi: Türk Mühendislerin Başarısı Edisyn

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.