YouTube’ün Türkiye’de çalıştığı halkla ilişkiler ajansı, bugün buraya tıklayarak ulaşabileceğiniz bir basın açıklaması yayınladı ve “YouTube’ün erişime hala kapalı olduğunu ama açma yönündeki çalışmaların sürdüğünü” belirtti. Benzer bir açıklamayı dün de TK yapmıştı.
YouTube’ün son kez erişime kapatıldığı 5 mayıs 2008’den bu yana 115 gün geçti. Kapatılmanın gerekçesi olan 5651 sayılı “İnternet Üzerinden Yapılan Yayınların Düzenlenmesi” başlıklı kanunla ilgili olarak, Resmi Gazete’de yayınlandığı mayıs 2007 ve artan bir şekilde, tüm yönetmelikleri ile yürürlülüğe girdiği kasım 2007’den itibaren, toplumun farklı kesimlerinden çeşitli tepkiler geldi. Ancak bu tepkilerin çoğu bir süre sonra, balon kabarcığı şeklinde yokoldu.
Sadece 2 dernek 5651 sayılı kanunla ilgili tepkisini, hukuki yolla göstermeyi tercih etti. Bunlardan biri Internet Servis Sağlayıcılarının ağırlıklı üye oldukları “Tüm İnternet Derneği – TID”, diğeri ise bilişim sektörünün köklü ve en çok üye sayısına sahip olması ile önemli bir ağırlığı olan “Türkiye Bilişim Derneği – TBD”.
Bu 2 dernek 5651’in uygulamaya yönelik olan toplam 3 farklı yönetmeliği için iptal kararı açtılar. Bu röportajımızda Türkiye Bilişim Derneği’nin iptal davasına ilişkin gelişmeleri, derneğin Yönetim Kurulu üyesi Avukat Mehmet Ali Köksal’ın sözleriyle aktarıyoruz;
turk-internet.com : 5651 sayılı “İnternet Üzerinden Yapılan Yayınların Düzenlenmesi” ile ilgili yasa ile ilgili olarak “TBD” ne düşünüyor?
Avukat Mehmet Ali Köksal : 5651 sy. Yasa ile ilgili görüşümüzü diğer bilişim STK’ları ile birlikte defalarca kamuoyuna duyurduk. Biz bilişim STK’ları olarak bilişimin ve de özellikle İnternet alanının düzenlenmemesi değil, aksine düzenlenmesi taraftarayız. Ancak, biz bu düzenlemenin yasakçı bir bakış açısından değil, İnternetin önünü açan bir bakıç açıdan yapılmasını istiyorduk. Bu açıdan baktığımızda 5651 olumlu değil olumsuz bir yasa. Yasanın çocuk pornografisi gibi bir suçu önleme konusundaki başarısından yola çıkarak, Yasa’ya olumlu yaklaşmamız mümkün değil.
turk-internet.com : Peki hatırlatmak amacıyla, kısaca bir tarihsel sıralama ile bakarsak, TBD yasaya karşı bu olumsuz bakışı ile ne gibi girişimlerde bulunud?
Avukat Mehmet Ali Köksal : İlk önce yasanın TBMM’deki alt komisyon çalışmalarına katılarak daha olumsuz olan bazı yanlarının ortadan kalkmasını, sağladık. Örneğin kişisel iletişimin yasa kapsamından çıkartılması gerektiğini vurguladık. Yasayı hazırlayanlar dışındaki kamu temsilcileri ve hukukçular da bilişim STK’ları ile aynı şeyi savununca buna benzer, yanlış olduğunu düşündüğümüz bazı düzenlemeler ortadan kalktı.
Ancak, ortaya çıkan metin yine de kabul edilebilir bir metin olmadığı için, sizin de haber yaptığınız gibi Cumhurbaşkanı’na kadar çıkarak yasanın yanlışlığını anlatmaya çalıştık. Maalesef, bu konuda yeteri kadar başarılı olamadık.
Yasanın doğrudan Anayasa Mahkemesine götürülmesini sağlama olanağımız olmadığı için yasanın yönetmeliklerinin çıkmasını bekledik. Çıkan yönetmeliklerin iptali için bilişim STK’ları olarak dava açmaya karar verdik ve ilk iki yönetmeliğe (servis sağlayıcılara faaliyet belgesi verilmesi ile ilgili yönetmelik ile toplu kullanım sağlayıcılar hakkındaki yönetmelikler) TİD dava açtı. Son yönetmelik tüm Yasa’yı ilgilendirdiği için bu yönetmeliğe karşı TBD olarak biz dava açtık. Dava açma kararını da Bilişim ’07’de diğer bilişim STK’ları ile ortaklaşa aldık.
turk-internet.com : Açılan dava ile ilgili bugünkü durum nedir? Dava hakkında kısa bir bilgi verebilir misiniz?
Avukat Mehmet Ali Köksal : Açmış olduğumuz dava 30 Kasım 2007 gün 26716 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”in iptaline ve Yönetmelik’in dayanağı olan 5651 sy. Yasa’nın Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasına dayanmaktadır.
Davamızı her ne kadar yılbaşından hemen sonra açılmış ise de Danıştay 10. Dairesi tarafından yapılan ilk inceleme sonrasında dilekçemiz TBD’nin Yönetmelik’in hangi hükmünü neden iptalini istediğini tek tek açıklanması için reddedilmiştir. Bu red kararı üzerine tarafımıza bu açıklamayı yapmak için süre verilmiş, süresi içerisinde dilekçe yeniden düzenlenerek Danıştay 10. Dairesi’nin talep ettiği şekilde dava yeniden açılmıştır. Şu anda davalı idarenin cevap verme süresi devam etmektedir. Cevap süresinin sonunda yürütmenin durdurulması istemi konusunda bir karar verilmesi beklenilmektedir.
turk-internet.com : Dava ile ilgili beklentiniz nedir?
Avukat Mehmet Ali Köksal : Devam eden bir dava olduğu için daha fazlasını söylemek mümkün ve doğru değil. Ancak doğal olarak davamızın kabulünü ve daha da önemlisi 5651 sayılı Yasa’nın Anayasaya aykırılığı iddiasının ciddi bulunarak konunun Anayasa Mahkemesi önüne götürülmesini bekliyoruz.
turk-internet.com Notu :TID’in 5651 ile ilgili iptal davasına ilişkin röportajı da burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.

Kaynak : 