Bundan 10 yıl önce Sergey Brin ile Larry Page Google’ın tohumlarını ilk attıklarında yaratıcılıkları ve bir kaç bilgisayar ve 100 bin dolarlık bir sermayeleri vardı. Onlar, internete sunmayı düşündükleri arama motorunun tüm dünyayı değiştireceğini daha o günden öngörmüşlerdi.
Belki o zamanlar için hayal gibi görünen, bugün gerçeğin ta kendisi olarak karşımızda duruyor: 150 milyar dolar piyasa değeri, 20 bine yakın çalışanı ve herşeyden önemlisi teknolojiye yön veren etkin, global bir şirket.
Analistler, şu an için neredeyse rakipsiz görülen Google’ın, gelecekte de aynı üretkenliğini devam ettirebilmesi için dünya trendlerini, tüm insanlığın beklentilerini doğru okuması gerektiğini belirtiyorlar. Google’ın, özellikle son yıllarda dünya internet trafiğine ve dijital reklam pazarına egemen olma isteği ve girişimleri aralarında siyasilerin de bulunduğu pek çok kişi tarafından kaygıyla karşılanıyor. Kaygılar dolayısıyla çıkarılması düşünülen anti-tröst yasaların Google’ın bugüne kadar hızlı seyreden yükselişini kesebileceği belirtiliyor. Analistler, şirketin geçtiğimiz aylarda Yahoo ile yaptığı arama-reklam anlaşmasının bile tehlikeye düşebileceğini belirtiyorlar.
Diğer yandan bilinçlenmeye paralel olarak giderek artan ‘kişisel gizlilik’ kaygıları, Google’ı bıçak sırtında mücadele etmeye zorluyor. Zira, arama motoru ve diğer uygulamaları kullanan 650 milyon kişinin profilini ‘yakalamaya çalışan’ Google’ın, yeni bir takım yasal düzenlemelerle operasyonlarına kısıtlamalar getirilmesinin şirketin karlılığını önemli ölçüde etkileyebileceği belirtiliyor.
Google’ın, bu denli hızlı büyüyebilmesinde teknik altyapıya önem vermesinin dışında şirket için uzun vadeli doğru stratejilerin seçilip uygulanmasının da büyük payı olduğu belirtiliyor. Google’ın, bugüne kadar yasa koyuculardan fazla bir tepki görmemesinin gerisinde şirket adına lobi faaliyetlerinde bulunan siyasilerin olduğunu söylemek sanırız pek yanlış olmaz.
Google, geçtiğimiz günlerde piyasaya sürdüğü web tarayıcısı Chrome ile daha fazla sayıda kullanıcıya erişme hedefine katkı sağlamış oldu. Google yönetimi, geleceği şekillendireceğini düşündükleri cep telefonları ve diğer mobil cihazlar merkezinde teknolojilere yatırım yapacaklarını her fırsatta yineliyorlar. Şirketin, önümüzdeki yıllarda izleyeceği strateji kapsamına aldığı önemli projeler arasında; yayımlanan kitapların dijital kopyalarının yapılması, bireylere sağlıkla ilgili bilgilerini saklayabilecekleri online olanaklar sunulması, bilişimde alternatif enerji kaynaklarından daha fazla yararlanılması, işletmelere ihtiyaç duydukları yazılımların internet üzerinden pazarlanması, semantik web aramanın yaygınlaştırılması bulunuyor.
Piyasa araştırmaları yapan comScore’un raporuna göre Google, dünya çapında yapılan online aramaların 3’te 2’sini tek başına karşılıyor. Bu denli büyük bir potansiyele sahip bir şirket olarak Google, dijital reklam pazarının da 4’te 3’ünü elinde bulunduruyor. Google’ın, 2001 yılından bu yana internet reklamcılığından 48 milyar dolar kazandığı ve reklam almasına aracılık eden şirketlere de 15 milyar dolar kazandırdığı belirtiliyor.
Şirket, her geçen gün daha da gelişen dijital reklam pazarından daha fazla pay alabilmek adına 6 ay kadar önce Avrupalı reklam şirketi DoubleClick’i 3.2 milyar dolar karşılığında bünyesine katmıştı. Geçtiğimiz yıllarda satın aldığı YouTube’un şirkete gelecek yıl 200 milyon dolarlık bir gelir sağlayacağı tahmin ediliyor. Aralarında başkan Eric Schmidt’in de olduğu şirketin üst yönetimi 2024’e kadar görevde kalmayı planlarken, rakipler, Google’ı alt etmenin planlarını yapıyor. Tv yayıncılığı yapan Viacom, kullanıcılarına her hangi bir telif hakkı ödemeden içeriklerini YouTube’da yayınlamalarına müsade etmesinden ötürü ana şirket Google’ı geçtiğimiz günlerde mahkemeye vermişti. Viacom, doğan zararın telafisi için Google’dan 1 milyar dolar tazminat talep ediyor. Öte yandan, hatırlanacağı gibi yazılım devi Microsoft, Google’ın dijital reklam pastasından pay alabilmek adına Yahoo’ya başarısızlıkla sonuçlanan tarihi 47.5 milyar dolarlık bir teklif yapmıştı.
Google’ın, ‘dijitalleştirme’ çalışmalarına iştirak eden yayın kuruluşları projenin ilgi çekici olduğu konusunda uzlaşıyorlar. St. Petersburg Times araştırma editörü Tim Rozgonyi, Google’ın bu çalışmayı başlatmaması durumunda benzer bir projeden bahsetmiyor olacaklarını ifade ederken, Quebec Chronicle-Telegraph gazetesinin yayıncısı Pierre Little, eski nüshaları dijital ortama koymalarının ardından pek çok ailenin geçmişi çocuklarına göstermek adına internete girdiklerini ve hatta bazılarının ataları hakkında araştırmaları sayfaları aracılığıyla yaptıklarını belirtti.

Kaynak : 