İstanbul’da, önceki gün başlayan Avrupa Birliği 7’nci Çerçeve Program Projesi EGEE-III(Enabling Grids for E-SciencE) ile ilgili olarak, TÜBİTAK Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi ULAKNET Müdür Teknik Yardımcısı Serkan Orcan’dan bilgiler aldık.
turk-internet.com : EGEE nedir?
Serkan Orcan : Biz, Avrupa Grid’i de diyoruz. Tam karşılığı e-bilim için Grid’leri etkinleştirmek. Teknik olarak yapılmak istenen, farklı ülkelerde, farklı lokasyonlarda bulunan bilgisayar kaynaklarının(CPU gücü, depolama alanı vb) bir şekilde bütünleştiren ve kullanımını kolaylaştıran bir sistem. Dolayısıyla, bu kaynakların hızlı bir şekilde birbirleriyle bağlantılı olmaları da büyük önem arz ediyor. Bu bağlantı kısmı da ayrıca AB tarafından çeşitli altyapı projelerince destekliyor.
Türkiye’deki, ULAKNET’i de buna benzetebiliriz. Örneğin, araştırmacılar, CERN’deki deney sonucundaki datalara ulaşmak istediklerinde evlerindeki bilgisayarlardan bu Grid altyapısına bir arayüz üzerinden erişerek bu bilgileri değerlendirebilmektedirler. Yani kişiler, böylelikle, bilgi kaynağı nerede olursa olsun ona ulaşarak işlerini halledebiliyorlar.
EGEE projesi de sadece CERN ile kısıtlı olmamak üzere AB çapında yürüyen başka projelerin de yine bu altyapı üzerinden çalışabilmelerine olanak veriyor. Bunun sonucunda da uluslararası bir işbirliğinden bahsetmiş oluyoruz. Bu, bilimadamlarının daha detaylı, daha güncel bilgilere ulaşmalarını ve doğal olarak araştırmalarını daha etkili bir şekilde yapabilmeleri olanağını sağlamış oluyor. Bunun, bir diğer avantajını da kurumlara bu bilgileri depolamak için ekstra bir külfet getirmemesi oluşturuyor.
Serkan Orcan; Çok güzel bir konuya değindiniz. Burada sanal organizasyonlar var. 50’den fazla ülkede 80 bine yakın işlemciyi ve 3.5 Petabayta yakın depolama alanını barındırıyor. Bu işlemcilerle ilgili çok güncel araştırma bilgileri yer alıyor. Bunun için sanal organizasyonlar kuruluyor.
Bizim de ULAK olarak 1250 işlemcimiz var. 600-700 Terabayta yakın depolama alanımız var. Bizim, CERN deneyinde çalışacak bir potansiyelimiz var. Bununla ilgili olarak 500 Terabayt ayırdık. EG altyapısına bunun CERN’deki yüksek enerji fiziği için kaynaklarımızın belli bir miktarını ayırmak istediğimizi belirttik. Ülkeler taahhüt ettikleri miktar kadar karşı tarafta kullanılmayan kaynakları değerlendirme hakkını elde ediyorlar. Grid’in mantığı bu, yani paylaşım aslına bakarsanız. Hem donanımların, hem de akılların paylaşımı diyebiliriz.
turk-internet.com : Peki bu Grid’in her hangi bir güvenlik protokolü var mı? Her isteyen erişebiliyor mu?
Serkan Orcan : Bütün ülkeler proje kapsamında kendi aralarında bir anlaşma imzalıyorlar. Dediğim gibi 50’den fazla ülkeden 70-80’den fazla ortak katılıyor.
Daha sonra da ayrıca anlaşmalar oluyor. Örneğin, CERN deneyinin özelinde olduğu gibi bir takım özel anlaşmalar yapılabiliyor.
TAYEK, Türkiye’nin CERN’deki temsilcisi. Oradaki kişilerle biz altyapı sağlayan taraf olarak bazı taahhütlerde bulunduk. CERN projesi depolama üzerinde çalışan bir deney. Orada, CPU gücü istenmiyor. Dikkat ederseniz hep datalardan bahsediliyor. Oradaki taahhütlerimizi gerçekleştirdiğimiz sürece oradaki veriler Türkiye’ye akacak.
turk-internet.com : Peki bu Türkiye’ye pratikte ne kazandıracak?
Serkan Orcan : Bunlar, geniş açıdan baktığımızda araştırma altyapıları olarak geçen kavramlar. Bir konuda, diyelim Nano teknolojisinde bir merkez yapmak zorundasınız. Diyelim, binanızı yaptınız, oldukça pahalı bilişim sistemlerini de kurdunuz. Bunu, e- tarafını da hesaba katarak uzun vadeli ve çok sayıda insanın kullanabileceği yapılar haline çevirmeniz gerekiyor. Yani insanların o merkeze uzaktan erişip oradaki bilgileri değerlendirebilmelerine olanak sağlamanız gerekiyor. Grid, işte buna çözüm getiriyor. O anda atıl durumda olan kaynakların kullanımını gerçekleştiren bir arayüz özelliği kazandırıyor.
turk-internet.com : Bu Ar-Ge için ciddi bir ivmeleme yapabilir diyebilir miyiz?
Serkan Orcan : Bu, hem Türkiye, hem de Avrupa için geçerli. Türkiye’nin, böyle bir projeye girmesinin sebebi 2000 yılındaki Lizbon Stratejisinde de öngörüldüğü üzere 10 yıl içerisinde Avrupa’yı en yenilikçi, en rekabetçi ekonomisi haline getirme projesidir. E- altyapıları kavrami Lizbon Stratejisi sonrasında yaygınlaşmıştır. Grid de zaten bu stratejinin oluşturulması sonrasında ortaya çıkmıştır.EG3 projesine, 2 yıl boyunca 35 milyon euroluk bir AB desteği söz konusu.

Kaynak : 