Akurgal Danışmanlık Genel Müdürü Ali Akurgal ile “yazılım” ve “taklit olmayan fikirler” geliştirmek üzerine bir röportaj gerçekleştirdik. Akurgal, üniversite-sanayi işbirliğini yaşama geçirerek Türkiye’nin, dış pazarlarda ciddi bir yer edinebileceğini söylüyor. Akurgal’a göre, Türkiye’nin treni kaçırmaması elinde. Akurgal; “Bâzen, ağır ilerleyen bir treni kaçırıp, arkadan gelen hızlı bir trene binmek yararlı olabilir. Benim korkum bâzı trenleri kaçırmak değil. Ara istasyonda otlayan inek örneği her treni seyretmek, daha da korkuncu, “bir trene kapağı atmak” uğruna ters yöne giden bir trene binmek” diyor.
turk-internet.com; Siz, Türkiye’de teknoloji transformasyonunu bizzat yaşayan bir kişisiniz. Bir zamanlar sadece patent üretim yapan Türkiye, bugün nereye geldi?
Ali Akurgal; Zaman geçtikçe taşlar yerine oturmaya başlıyor. Artık yazılım üretmek bir sınai faaliyet sayılmakta. Ama hâlâ eksiklerimiz var. Bizde ürün geliştirecek olanlar, başlangıç noktası olarak bir yabancı kaynaklı teknolojiyi alıp ürünlerini onun üzerine inşa etmekteler. Halbuki, “bağımsız” ve “özgür” olmanın yolu, o teknolojiye, ve onu ortaya çıkartan temel yetkinliğe de sâhip olmaktan geçiyor. Günümüzdeki durumda, temel aldığımız teknolojiye olan bağımlılığımız nedeniyle ürünlerimizin ömrü ve elde ettiğimiz pazarlarda varlığımızı artırarak sürdürebilme sürelerimiz kısıtlı oluyor. Bir pazara girmek ve onu ele geçirmek için harcadığımız çabayı, o pazarda teknolojimize sâhip olmadığımız için tutunamayıp düşerek elden kaçırdığımızda, rekabetçilikte geri düşüyoruz.
Çözüm, yerli temel yetkinliklerin teknolojiye ve ürüne dönüştürme sürecini kurmak. Bir anlamda şu geçen binyıldan bu yana slogan hâline getirip de bir türlü olması gibi işletemediğimiz üniversite-sanayi işbirliğini yaşama geçirmek.
turk-internet.com; Turkcell Teknoloji’nin açılışında da birlikteydik. Bu tür merkezlerin açılmasının Türkiye için önemi nedir? Ekonomik getirisinin yanında başka ne gibi faydalar sağlıyor?
Ali Akurgal; Her ülkenin, her pazarın kendine göre eğilimleri ve beklentileri vardır. Bu beklentileri en iyi karşılayacak ürünler o beklentileri içinde yaşayanlar tarafından geliştirilebilir. Bu nedenle, yerel ürün tasarımları, küreselleşme ne kadar baskın olursa olsun taşıma ürünlere göre üstün gelir. Bakınız hızlı yemek zinciri küresel firmalara, Türkiye’de, bu ülkeye özel sandviçler pazarlıyorlar.
Yerel ArGe kurarak, ana hedef olarak ülkemizi alan coğrafyada geçerli çözümler üretmek, pazarda öne çıkmak anlamına geliyor. Ekonomik olarak aslında bu yaklaşım pahalı bir yaklaşım. “Ülkemizde mühendislik ucuz, bu nedenle geliştirme daha ucuza mal oluyor” yaklaşımı tam doğru değil. Bir yerli tasarım yaptığınızda ve bunu 40 milyon aboneye pazarladığınızda bunun maliyetini kullanıcı sayısına bölüyorsunuz. Halbuki, bir yabancı ürün, bizim 40 milyon abonemiz yanında dünyanın çeşitli yerlerinde de 400 milyon aboneye daha satmış olabiliyor. Bu durumda onun maliyeti bizimkinin beş katı bile olsa hâlâ daha ucuza geliyor.
Eğer bu savaşta da galip çıkmak istiyorsanız, sizin de yurt dışında 400 milyon kullanıcıya satmanız gerek ürünlerinizi. Gerçek küreselleşme bu olsa gerek. Diğeri, rahmetli Ecevit’in Ortak Pazar (günümüz Avrupa Birliği) için deyişi ile “onlar ortak, biz Pazar”.
turk-internet.com; Yazılım, Türkiye’de yeni yeni fark edilmeye başlanılan katma değeri yüksek alanlardan birisi. Sizce Türkiye’de yazılım alanında ciddi ilerlemeler kaydedilebilmesi için öncelikler nasıl sıralanmalı?
Ali Akurgal; Yazılımı iki parçada ele almak gerek. Yazılım mimarisi ve kod yazma. Sanırım Türkiye kod yazma işleri için artık uygun noktada değil. Bunu ayda 300-400$ karşılığı çalışan Hindistanlı kod yazıcılarına bırakmak akıl kârı. Bizim çok güçlü varlık gösterebileceğimiz bir alanın mimari yapı olduğunu düşünüyorum. Çünkü, Türk yetişme tarzı, açık bulma ve açıklardan yararlanma üzerine kuruludur. Bu, yaşamımızın her alanında içimize işlemiştir. Bunu izlemek için inin sokağa binin arabanıza, şehirde bir tur atın, bakın kim hangi açığı nasıl değerlendiriyor diye. İşte bu nedenle “açık vermeyen mimari yapılar” kurmakta dünya lideri olmaya adayız. Bu yazılımda da böyle, donanımda da. Dünyada Türkiye’deki kadar kısıtlı frekansla Marmara Bölgesi gibi bir alanda bu kadar çok aboneye “şebeke dolu” mesajı vermeden hizmet götürebilecek başka GSM operatörlerine rastlayabileceğinizi sanmam. Ama oturduğu yerde bekleye bekleye bugüne kadar lider olmuş birine ben rastlamadım.
turk-internet.com; Yazılımdan bahsedildiğinde hemen Hindistan örneği verilir. Bunun bir sihri, bir formülü var mı? Örneğin, Hindistan, halkının büyük çoğunluğu iyi İngilizce bildiği için mi, ABD ve İngiltere’de bu alanda eğitim görmüş hazır kalifiye vatandaşları olduğu için mi bu kadar hızlı bu sektörde kazanabildi?
Ali Akurgal; Yazılımda olsun diğer sektörlerde olsun, dünyada ileri çıkmış olan tüm ülkeler, küresel pazarın büyük çoğunluğuna ulaşmışlar arasından çıkmakta. Hindistan gibi, Türkiye gibi küresel boyutta ekonomik etkinliği olmayan ülkeler ise, alt yüklenici olarak rol yapmak durumunda kalıyor.
İyi de bu rolü bize kim verecek? Artık kimse kimseye “jeopolitik önemi” ya da “dinler arası köprü görevi” ya da kısaca “kara gözlerinin hatırı” için rol vermiyor. İsrail, İrlanda gibi ülkelerin atak yapabilmelerinin tek nedeni, küresel ekonomik güç olarak kabul edilen ülkelerdeki “diaspora”ları. ABD’ye yerleşmiş İrlandalılar, İrlanda’ya iş akıtıyor. İsrail’de de öyle.
Bizde, ABD’ye yerleşmiş Türklerden Türkiye’ye yalnızca ziyaret var. Birileri buna “NATO” sendromu demekte (No Action, Talk Only / çok laf, az iş). Gerçi Abdullah Raşit Gülhan “SinerjiTürk” toplantıları ile bu alanda bir hareketlilik yaratmak için çaba sarf ediyor ama, henüz bir sonuç alınamadı.
Sanırım gene burada “Türk”lüğümüzün etkisi var. Yabancıların gözlemidir, “Biz” derler, “bir ortaklık kurduğunuzda her birimiz ne alacağımıza bakarız”. Ardından eklerler, “siz, bir ortaklık kurduğunuzda kendi alacağınızla değil, ortaklarınızın ne alacağı ile ilgileniyorsunuz”.
Röportajın devamını Akurgal : Kıbrıs Çıkartması Bize Olanaksızlıklarımızı Gösterdi – 2 başlığını tıklayarak okuyabilirsiniz.

Kaynak : 