İstanbul Swissotel’de, gerçekleştirilen 6’ncı Finans Zirvesi’nin, bu seneki ana temasını, ABD’de, konut piyasası ile başlayan ve ‘Küresel’ bir boyut kazanan krize nasıl bir formül bulunacağı oluşturdu.
“Krizde Fırsat Arayışları” konulu panele Şekerbank Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hasan Basri Göktan başkanlık ederken, Microsoft Türkiye Genel Müdürü Çağlayan Arkan, Dumankaya İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Ali Dumankaya, THY Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Candan Karlıtekin, Koç Bilgi Grubu Genel Müdürü Mehmet Nalbantoğlu ve Milliyet Gazetesi Yazarı Prof. Dr. Güngör Uras katkıda bulundular.
Microsoft Türkiye Genel Müdürü Çağlayan Arkan, Türkiye’nin, dünyanın en büyük finans ve bankacılık sektörlerinden birine sahip olduğunu; bunda operasyonel verimliliğine teknoloji boyutunu katmasının da büyük payı bulunduğunu söyledi. 2001’de yaşanan krize göre en büyük farklılığın teknolojide görüldüğüne işaret eden Arkan, bugün için teknolojinin çok daha hızlı bir şekilde geri dönüş sağlayabildiğini ifade etti. OECD’nin, AB ülkelerinde yaptığı bir araştırmanın KOBİ’lerin teknoloji kullanmalarının verimliliği 5 kata kadar artırabildiğini açık bir şekilde ortaya koyduğunu belirten Arkan, konjonktür dolayısıyla özel sektörün işletme perspektifinde ciddi avantajlar elde edebileceğine inandıklarını söyledi.
Koç Bilgi Grubu Genel Müdürü Mehmet Nalbantoğlu’da, yaptığı değerlendirmede 2000’li yıllarda dot.com balonundan sonra yüzde 60-80 oranındaki şirketlerin ya tamamıyle sektörden ayrıldıklarını ya da konsolidasyon yapmak zorunda kaldıklarını belirterek, mevcut krizin de bir çok sistematik değişikliği beraberinde getireceğini söyledi. “Krizi lehimize çevirecek yenilikler keşfetmemiz gerekiyor” diyen Nalbantoğlu, krizi aşmanın temel noktasının üretimin tekrar hızlı bir şekilde başlatılmasından geçtiğini ifade etti. Çarkları döndürmek için ne yapılması gerektiği konusuna konsantre olunması gerektiğini belirten Nalbantoğlu, kriz ortamında yaratıcı uygulamalardan yararlanılmasının şart olduğunu söyledi.
Milliyet Gazetesi Yazarı Prof. Dr. Güngör Uras da, konuşmasında krizin, talep ve likiditeyi daralttığını söyledi. Türk lirasındaki hızlı düşüşün piyasalarda şok etkisi yarattığını belirten Uras, ancak en büyük etkinin talepteki daralmadan kaynaklandığını ifade etti. Kriz öncesinde inanılmaz bir iyimserliğin hakim olduğuna dikkati çeken Uras, şimdilerde ise piyasalarda kötümser bir havanın etkili olduğunu söyledi. Dış kaynak ihtiyacının en büyük sorunlardan biri olduğunu belirten Uras, Türkiye’nin, dünya piyasalarında sahip olduğu konumu itibariyle diğer bazı ülkelere göre çok daha şanslı konumda olduğunu söyledi. Çin’de, yaşanan sarsıntının Türkiye’yi bölgede bir üretim üssü haline getirebileceğine dikkati çeken Uras, bir diğer taraftan AB pazarında da, rakip konumundaki eski Doğu Avrupa ülkelerine göre döviz dolayısıyla daha avantajlı bir konumda bulunulduğunu söyledi. “2’nci dünya savaşından sonra 9 defa devalüasyon geçirmiş bir ülke olarak bir 10’uncusunu da atlatabileceğimize inanıyorum” şeklinde konuşan Uras, gelecek yıllarda da negatif olmayan büyüme rakamlarını sürdürülebileceğine inandığını söyledi.



Kaynak : 