Makalenin ilk bölümünü burayı tıklayarak, ikinci bölümünü burayı tıklayarak ve üçüncü bölümünü burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
ABD’nin Dışarıdaki İtibarı Düşük
Dünyanın en çok nefretini alan ancak birçok muhalifin gidip iş bulmak için yeşil kart kuyruklarında bulunduğu ülke ABD. Her şeyin paraya endekslendiği ülkede, parası olmayanın canı çıksın anlayışı kendi içinde yaratığı acımasız rekabeti ile tanına bir ülke. ABD’nin yüz yıla yakındır dünya üzerindeki hegemonyası, dünya haklarına yaşattıkları, darbeler, iç isyanlar, ülkeleri bir birine karşı kışkırtmalar, çıkarı uğruna sözde demokrasi ve özgürlük havarisi kesilmesi ABD’nin itibarını dışarıda çok düşürmüştür. Ancak dünya ABD’yi askeri gücü, başka ülkelerde uyguladığı askeri operasyonlar, Rusya ile girdiği soğuk savaş ve Irak işgali ile tanımaktadır. Ülkemizde bu politikalardan dolayı çok zarar görmüştür. Bölgemiz sürekli kan ve gözyaşı içinde yaşamaktadır.
Amerika’da insan hakları ihlallerinin sık sık işlendiği biliniyor. Halen vahşi idam cezalarının yapıldığını biliyoruz. Sanırım 2 milyona yakın insan ki çoğunluğunun derisi siyah hapiste yatıyor. Yoksuların sosyal güvencesinin olmadığı, sağlık sorunu yaşayan bir ülke ABD. ABD’nin dünyanın her tarafında karıştığı darbeler, insan hakları ihlalleri, Irak ve Afganistan’ı yalan beyana dayalı işgali bir yana seçimde kendi içinde bir siyah renkliye seçilebilme şansı tanımasıdır.
ABD’nin “demokrasi”, “özgürlük” ve “insan hakları” söylemlerinin bugüne kadar salt Amerikan’ın çıkarları uğruna kullanıldığı, girdiği yerde kan ve göz yaşı döktürdüğü görülmüştür. ABD dış politikası nedeniyle dünyada gördüğü tepki ciddi bir Amerikan karşıtlığı oluşturabilmektedir. Belki karşıtlığın en yüksek olduğu ülkelerden biri de Türkiye’dir. Dünyada %90 oranında Amerikan karşıtlığı yaşandığı bu durumu, Başkan Obama’nın düzeltebileceği ümidiyle ona destek olunmuş olunabilir.
Beyaz Sarayda Siyah Renkli Başkan Neyi Değiştirebilir?
Beyaz saray bir bina olmanın ötesinde bir sembol ve bir ideolojiyi temsil ediyor. Bu bağlamda son birkaç gündür bütün dünyada Obama’dan çok şey beklendiğini görüyorum. Ancak Obama’nın seçilmesi bütün sorunları da çözemeyecek. Doğal olarak sistemin işlemesi Amerikan çıkarları ağır basacaktır. Beyaz Sarayın kuralları belli, başkan seçildikten sonra CIA Obama’ya Amerika’nın sırlarını ve yapılması gerekenleri anlatmaya başladığı dünya basınında duyuluyor. Ayrıca kabine üyeleri de yavaş yavaş belli oluyor. Çoğunluğu Clinton döneminden bilinen kişiler. Sonuçta çok şeyin değişmeyeceğini bilelim. Amerikan özgürlük mücadelesinin önemli figürlerinden Malcolm X’in ifadesi ile Amerika’da “Tarla zencisi veya ev zencisi” bulunmaktadır. Obama ev siyah derilisi (zencisi), geldiği yeri ve temsil ettiği sınıfı biliyor. Kenya’nın Victoria Gölü kıyısındaki Alego bölgesinde yaşayan Luo Kabilesinin seçkin bir çiftçisinin Amerika’da burslu okuyan babası ve Havai’li bir beyaz kadının oğlu. Zorlu yaşamında annesinin büyük çabaları ve kendi doğal yetenekleri ile iyi eğitim almış ve bugünlere kadar gelebilmiş. Sistem ile çelişecek bir şey söylemiyor. Sistemi belki de eleştirilerden arındıracak davranışlar içine girerek sisteme daha yararlı olacaktır.
Obama’nın kim olduğu, neyi değiştireceği öncelikle Amerika’nın Irak ve Afganistan bataklığından nasıl çıkacağına bağlı. Bu da Savunma Bakanlığı’na kimi getireceğine bağlıdır.
Mevcut Cumhuriyetçi Parti Savunma Bakanı’nın yerini koruyacağı belirtiliyor. Şimdiden Obama’nın ekibindeki isimlerin çoğunluğu da o döneme ait kişiler gibi görülüyor. ABD’nin Ortadoğu politikası yine İsrail eksenine göre belirlenecek. Kabine için ismi geçen olası adaylardan bazıları Yugoslavya’nın dağılmasına ön ayak olmuş şahin kişilerden oluşuyor. Bu bağlamda siyah renkli başkan Obama eğer sistem için beyazdan daha fazla beyaz Amerika için çalışacağı kuşkusu bende hakim. Ancak ABD kapitalist sistemi kolay kolay silaha dayalı dünya hegemonyasını bırakmayacak, bunu da bilelim ve ona göre davranalım. Dünyadaki ekonomik sistem aynen vahşi rekabet üzerinden devam edecek, siyah derililer yine ikinci sınıf vatandaş olacak. Ancak siyah derililer kendilerinden biri seçildi diye psikolojik olarak rahatlayacaklardır. Başkada çok köklü değişim ve dönüşüm beklenilmemelidir.
Barack Obama’nın ABD Başkanı Seçilmesinin Bize Öğrettikleri
Seçimlerde Obama ile aynı parti çatısı altında yarışan Bayan Hilary Clinton geçmiş başkan eşi Bill Clinton’un büyük desteğine rağmen seçimi kaybedince, Obama’nın yanında olduğunu ve onun için çalışacağını belirterek yine bizde olmayan bir durumu ortaya koydular. Seçim başa baş devam etti, milyar dolarların harcandığı seçimlerde iktidardaki parti kendi partisinin adayı için ne adam kayırdı, ne de onun kazanması için milyarlar harcamadı. Seçim sonucunda Obama’nın kazanmasından sonra Cumhuriyetçi aday John McCain yaptığı seçim sonucu konuşmasında; seçim sonuçlarına ilişkin öz eleştiri yaparak eksiklerini anlattıktan sonra: “Seçim bitti, şimdi herkesin başkan Obama’nın liderliğinde ABD için çalışması gerekir” dediler. Bu da bizim pek alışık olmadığımız bir durum.
Her bir oy için 8 dolar harcanması, bizdeki seçim harcamalarına benziyor ki, seçimlerin Türkiye’de ve ABD’de çok da farklı bir şey olmadığı söylenebilir. Hatta ABD’de iki partinin gelgitleri dışında halkın oyalandığı da iddia edilebilir. Yine Obama’nın kendi ulusal programlarına, Cumhurbaşkanımızın programında daha uyumlu olduğu da iddia edilebilir mi, onu bilemiyorum. Yani Türkiye daha çoğulcu mu diye de sorulabilir.
Barack Hüseyin Obama’ya bizim Hüseyin’e başarılar dilerim.



Kaynak : 