Google, dün açıkladığı üzere, kendisine bir hayli pahalıya çıkan(1.65 milyar dolar) YouTube’u ‘altın yumurtlayan tavuk’a çevirmek için türlü çıkış yolları arıyor. YouTube, bu çerçevede çok yakında arama sonuçları ile beraber reklam yayınlamaya başlayacak.
YouTube üzerinde videosu bulunan kişi ya da kuruluşlar bunun izlenme oranlarını artırmak için siteye reklam verebilecekler. Bu şekilde aranan videolar küçük bir imge ve yazı ile kullanıcılara sunulacak. Kullanıcıların, aranan videoya tıklaması reklamveren hesabına bir ödeme olarak kaydedilecek; yani bu işten kazanan YouTube olacak.
Online ölçüm şirketi comScore’un verilerine göre YouTube, Eylül ayı itibariyle Google ve Yahoo’nun ardından adı aramalarda en çok geçen 3’ncü ağ özelliğini taşıyor. Bazı reklamcılar, uzun zamandan beri böyle bir imkanın kendilerine sunulmasını beklediklerini ifade ettiler. DDB Chicago reklam ajansından Ashley Vinson, zor bir sistem olmakla birlikte müşterilerinin videolarının izlenme oranlarını artırmakta değerlendirebileceğini söyledi.
Öte yandan, Google yöneticileri, yürürlüğe kaydukları para kazanma sistemlerinin kendilerini tatmin etmediğini gizlemiyorlar. CEO Eric Schmidt, kişisel olarak modelin “mükemmel” olmadığını düşündüğünü belirtirken Google Ürün Müdürü Tracy Chan, YouTube’un, 17 yaşındaki delikanlıların kaykay yapan köpek videolarını izlediği basit bir eğlence aracı olarak görüldüğü eleştirisinde bulundu. Google, Hollywood klasikleri ile popüler yapımların reklam destekli izlenebilmesi konusunda pazartesi günü MGM ile bir işbirliği yaptığını duyurmuştu.
Öte yandan, Google, sunduğu bir özellik ile kullanıcılarının grip hastalığına yakalanıp yakalanmadıklarını ortaya çıkarıyor. Eğer, ateş, baş ağrısı, sürekli akan bir buruna sahipseniz bunun bal gibi grip dolayısıyla olabileceğini tahmin edebilirsiniz. Ama, ya bulunduğunuz şehirde ya da semtte bir salgın varsa? İşte bunu da Google ortaya çıkartıyor.
Google’ın, Kamu Sağlığı Girişimi, grip bağlantılı arama parametrelerini kullanarak belli bir bölgede o an için herhangi bir salgının olup olmadığını ortaya çıkartıyor. Programın geliştirilmesinde görev alan Jeremy Ginsberg, sağlık yetkilileri, çocukları hasta ebeveynler ile daha bir çok kişinin sistem aracılığıyla konu ile ilgili olarak bilgilenebileceklerini söyledi. Salı günü çalışmaya başlayan sistem, ‘grip’ kelimesi ile ilgili aramaların çoğunlukla yapıldığı bölgelerde böyle bir durumun söz konusu olma ihtimalinin yüksekliği üzerine kurulu bulunuyor.
Salgınla Mücadele ve Kontrol Merkezi(CDC), tarafından da desteklenen proje ile halk sağlığının daha hızlı ve kolay bir şekilde takip edilmesi öngörülüyor. Stanford Üniversitesi Medikal Araştırma Merkezi öğretim üyesi Dr. Randall Stafford, grip salgınını izleyen sistemlerin yeterince hızlı olmadığını, ancak, Google’ın önerdiği sistemin bu konuda ciddi bir adım olduğunu söyledi.

Kaynak : 