Geçtiğimiz yılın özellikle son çeyreğinde hızla derinleşen küresel finansal kriz, tüm dünyada hisse senetlerinin önemli değer kaybettiği bir yıl olarak hatırlanacak. Ekonominin, rayına oturtulabilmesi için her kesin aynı ölçüde fedakarlık yapması gerektiğini belirten bazı akademisyenler, zamanında önlem almayan yöneticilerin öncelikli olarak işten çıkarılmaları gerektiğini ifade ediyorlar. İngiliz Hükümeti, aldığı tedbirler çerçevesinde işverenlere, her bir işsizin eğitimi için 2500 sterlin tutarında ödeme yapılacağını açıkladı.
Geçtiğimiz yılın özellikle son çeyreğinde hızla derinleşen küresel finansal kriz, tüm dünyada hisse senetlerinin önemli değer kaybettiği bir yıl olarak hatırlanacak. Dünyanın önde gelen borsalarını anlık izleyen İMKB’nin, son 50 yılın en derin düşüşünün yaşandığı bu durumdan etkilenmemesi kaçınılmazdı. Başlangıçta 100 milyar dolarla sınırlı kalacağı Amerikan Merkez Bankası gibi en üst düzey yetkililerce ifade edilen finansal krizin, hiçbir ayrışmaya izin vermeden neredeyse tüm dünyaya yayılması, Türkiye’de de reel sektöre aynı ölçüde yansıdı. Kimi finans ve iş çevreleri, her fırsatta, gelişmekte olan ülke piyasaları arasında likiditesi en yüksek borsalardan biri durumundaki İMKB’de ve iç pazarda 2009 yılının geçen yıla göre daha iyi bir yıl olmasını beklediklerini açıklıyorlar. Ancak, durum, iç siyasal dengelerin bir türlü oturamaması nedeniyle pek netlik kazanacağa benzemiyor.
Akademisyenler ile iş çevrelerinin bu günlerde dikkat çektikleri en önemli noktayı, daha uzaktayken gürültüsü gelen krize zamanında müdahale edilmemesi oluşturuyor. İş çevrelerinde, bir süreden beri devam eden ‘işten çıkartma’ tartışmaları, bu çıkarmaların, uzun vadede şirketlere maliyet getireceğine kadar uzanıyor. Fedakarlık yapılacaksa bunun herkesi kapsaması gerektiğini belirten bazı akademisyenler, zamanında önlem almayan yöneticilerin öncelikli olarak işten çıkarılmaları gerektiğini ifade ediyorlar.
Döviz kurlarında, IMF ile yapılması beklenen olası bir anlaşmanın olumlu etkisinin görüldüğünü belirten piyasa yetkilileri, cari açıktaki gerilemenin Türk lirasında olağanüstü bir değer kaybı olasılığını önemli ölçüde azalttığını ifade ediyorlar. Piyasa gözlemcileri, faiz oranlarının 2009’da olumlu seyrini sürdürmesini beklediklerini belirterek, Merkez Bankasının faiz indirimlerine paralel olarak tahvil piyasası oranlarının da gerilemesinin tahmin edildiğini ifade ediyorlar. Yatırım aracı olarak ilk sırada yer alan ve geçen yıl yüzde 50’den fazla artan altının, küresel ekonominin daha da kötüleşmemesi halinde değerini koruyabileceği belirtiliyor. Finans çevreleri, ay sonuna kadar oluşması beklenen IMF ile yeni stand-by programının, kapsamı dolayısıyla ekonomi yönetimine, krizle mücadele konusunda ne gibi artı ve eksiler getireceğinin piyasaları etkileyecek olan önemli bir diğer faktör olduğuna dikkati çekiyorlar.
Batı dünyasında yaşanan gelişmelere bakılacak olursa; İngiltere, sayısı hızla artan işsizliğe çareler arıyor. Bu çerçevede İngiltere Başbakanı Gordon Brown, işverenlere, her bir işsizin eğitimi için 2500 sterlin tutarında ödeme yapılacağını açıkladı. İngiltere, bu amaçla 750 milyon dolardan fazla bir bütçe ayırdı. Proje sonunda 500 bin İngiliz’in yeniden iş sahibi olması öngörülüyor. Avrupa’nın, önde gelen ekonomilerinden Almanya, şirketlere 100 milyar avroluk kredi desteği sunmaya hazırlanırken, bir diğer yandan da 14 milyar avroluk yeni kamu yatırımı yapılması öngörülüyor.
Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean-Claude Trichet, avro kullanılan bölgede krizin daha derinleşmesinden endişe edildiğini açıklarken, Atlantik ötesinde ise 20 Ocak tarihinde görevi devralacak olan ABD’nin, çiçeği burnunda başkanı Barack Obama, daha şimdiden 775 milyar dolarlık bir paket hazırlamış durumda. İşsizliği önlemek adına kamu harcamalarına ağırlık verilmesi ve bireysel tüketimin teşvik edilmesi öngörülüyor. Obama Paketi’nin, bir bölümü, küçük ölçekli finansal kuruluşlar, iş adamları, belediyeler ile kredi kullanmak isteyenlere ayrılmış durumda. Piyasa gözlemcileri, Japon teknoloji devi Sony’nin, özellikle ABD’deki HDTV pazarının küçülmesi dolayısıyla açıklayacağı zararın 1.1 milyar doları bulabileceğini belirtiliyorlar. Sony, 14 yıl sonra ilk kez zarar açıklamış olacak. 2 trilyon dolarlık varlığıyla dünyanın en büyük finans kuruluşlarından Citibank’ın, 2008 son çeyrek için 10 milyar dolar rekor zarar açıklayacağı tahmin ediliyor. Şirketin, Morgan Stanley ile birleşebileceği belirtiliyor.



Kaynak : 