Türkiye’deki mobil telefon kullanıcıları, cep telefon cihazlarına da çok meraklı. Öyle ki, cihaz üreticisi olmayı kaçıran ülkemize, mobil telefon işletmeciliğinin başladığı 1994’den bu yana geçen 15 yıl içinde giren cep telefonu sayısı inanılmaz boyutta. Mobisad Başkanı Murat Dursun; bu ilginç konuya dikkatimizi çekti:
Telefon cihazlarına yönelik olarak; 2008 sonu itibariyle BTK da bulunan Merkezi Cihaz Kayıt Sisteminde (MCKS) kayıtlı cihaz sayısı 102 milyon adete ulaştı. Bu rakamın içinde 1994’den 2008 sonuna kadar ithal edilen, yolcu beraberinde yurtdışından getirilerek kayıt ettirilen ve kayıt dışı olup 2005 yılında çıkan kanunla kayıt altına alınan cep telefonları var. Bir de halen sistemde kayıtdışı olduğu tespit edilen 7,5 milyon adet cihaz mevcut. Sonuçta 1994 ten bu yana kullanılmış ve günümüzde kullanılmakta olan kayıtlı kayıtsız toplam 109,5 milyon cihaz fiilen ülkemize getirilmiş demektir. Yapılan hesaplamalara göre bu cihazlara ödediğimiz bedel 22 Milyar USD’dir.
Murat Dursun bu rakamları verdikten sonra şöyle devam ediyor :
Bugün itibarı ile abone sayısı 66,5 milyondur. Bu rakamı toplam cihaz sayısı 109,5 milyondan çıkardığımızda kalan 43 milyon adet cihaz atıl hale gelmiş, bir diğer ifade ile çöpe gitmiş demektir!. 43 milyon adetten 1994 yılından bu yana yıllar itibarı ile ithal edilen cihaz sayısını düşerek ilerlediğimizde 2006 yılı ortalarına kadar gelmekteyiz. Yani kabaca 1994 yılından 2006 yılı ortalarına kadar hangi şekilde getirilmiş olursa olsun tüm cihazlar çöpe gitmiş demektir!
Gene yapılan hesaplamalara göre bunun parasal değeri 14 milyar USDdir. Tek kelime ile YAZIK…
Bu kadar müthiş bir rakamın çöpe gitmiş olması gerçekten şaşırtıcı. Murat Dursun üzerinde düşündüğü bu soruna karşı bir çözüm oluşturmuş. Çözümü de şu şekilde anlatıyor :
Peki ne yapmalıyız? Bu koşullar altında, uluslar arası markalar arasındaki böylesine rekabetin var olduğu ortamda biz de cihaz üretebilir miyiz? Şu an için çok zor.
Ama süratle. 2ci el piyasasını düzenleyerek soruna kalıcı çözüm yaratabiliriz. Cihazların daha uzun süre kullanılmalarını sağlamak üzere mevcut sektör bayi ağı üzerinden cihazların toplanması, yetkilendirilmiş teknik servisler aracılığı ile temel bakımlarının yapılması hatta garantilendirerek tekrar satışa sunulması mümkün olabilir.
Böylece ortalama kullanım süreleri uzatılır, çöpe gitmeleri önlenir, ithalat üzerinde olumlu bir baskı yaratılır.
Bu ayrıca başka bir imkanı da sağlar. Yetkilendirmiş servislerde toplanan bu cihazların bir takım teşviklerle ihraçı mümkün olabilir.. Avrupa’da bazı ülkeler bunu uzun zamandır yapıyorlar.
Hatta ülkemize de gelip birkaç Eurodan hurda fiyatı ile cihaz toplayıp ülkelerine götürüyorlar. Ne yapıyorlar dersiniz? Yukarıda değindiğim işi, yani bakımlarını yapıp, ambalajlayıp gelişmekte olan veya gelişmemiş ülkelere ihracını yapıyorlar.
Bunu biz de fazlası ile yapabiliriz. Ülkemize ne kazandırırsak kardır. Çöpe gidecek paradan kazançtır bu.
Mobisad rakamlarına göre, yılda ortalama 6 milyon cihaz ikinci elde alınıp satılıyor veya ATILIYOR. Murat Dursun, bu rakamın 3N ile birlikte ciddi bir artış göstereceği ve 8-10 milyon adetlere tırmanacağını tahmin ettiklerini belirtiyor. Ancak ikinci elde satılan cihazların kaç tanesinin kayıtlı olduğu görülemiyor. Murat Dursun 2.ele odaklanılması ve bazı düzenlemelerle bu satışların kayıtlı hale getirilebileceğine işaret ediyor.
Murat Dursun 2. el cihaz ticaretinin kayıt altına alınabilmesi, eski cihazların tekrar kazanılması için şu önerilerde bulunuyor:
2. el cihaz alım satımında KDV %1 e indirilmelidir.Bu indirim şu anda tamamen kayıtdışı olan 2. el cihaz ticaretinin kayıtaltına alınmasını sağlayacaktır. Böylece %1 de olsa KDV nin yanı sıra kazanç üzerinden de vergi geliri doğuracaktır. 2ci el ihracatında teşvikler sağlanmalı dır(donanım modfiiye edecek cihazlarda destek, teknik servis çalışanlarına SGK indirimleri vb)
2006’a kadar kullanılan 43 milyon adet cep telefonlarının çöpe gittiğini yani 14 milyar doları yok ettiğimizi düşünürsek Murat Dursun’un işaret ettiği konunun önemi daha çok ortaya çıkıyor.

Kaynak : 