Röportajın ilk bölümünü 2008’in Site Engellemeleri Değerlendirmesi – 1 ve ikinci bölümünü Osman N.Şen : Engellenen Site Sayısı Res’en 954 ve Mahkeme Kararıyla 255 Olmak Üzere Toplam 1209’dur – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.
2008 yılı site engellemeleri açısından Türkiye içinde olduğu kadar, Türkiye dışında da aktifti. Tayland’daki sitelerin engellenmesi[1] ve bu engellenen sitelerin bir internet gönüllüsü grup tarafından yayınlanması[2] farklı oluşları ile akla ilk gelen haberler. Ama asıl ilginci, ve belki korkutucusu demek lazım, ülkelerin artık IP yasaklama gibi modeller üzerinde çalışıyor olmaları[3].
Biz konuyu bir de TİB İnternet Daire Başkanı Osman N.Şen’e sorduk. Çünkü bu gelişmeleri yakından izlediklerini biliyoruz.
turk-internet.com : Yurtdışındaki gelişmeleri yakından izlediğinizi biliyoruz. Sizce neler oluyor?
Osman Nihat Şen : Sınırların bulunmadığı sanal dünyaya yönelik yapılacak yerel düzenlemelerin yasadışı ve zararlı içerikle mücadelede tek başına yeterli olamayacağının bilinciyle Başkanlığımız uluslar arası gelişmeleri çok yakından takip etmektedir.
Bilindiği üzere, Avrupa Birliği Konseyinin 1999/276, 2003/1151, 2005/854 ve 2008/1351 sayılı kararları ile İnternette yasadışı, istenmeyen ve zararlı içeriklerle mücadele ile ilgili, 1999-2013 yıllarını kapsayan Güvenli İnternet Programları (Safer Internet Programme) yürütülmektedir. Söz konusu programların hedefleri arasında öncelikle, İnternet ihbar merkezlerinin kurulması, filtreleme ve derecelendirme sistemlerinin geliştirilmesi ve halkın bilinçlendirilmesine yönelik çalışmalar yapılması yer almaktadır. Güvenli İnternet Programları özdenetime (self regulation) yönelik tedbirleri desteklemek amacıyla dizayn edilmiştir.
Dünyada bir çok ülkede, özellikle İnternete yönelik bir düzenleme bulunmayıp, gerçek hayatta suç olan İnternette de suç olarak kabul edilmiştir. Ancak, İnternetin dağıtık yapısı, bu alana yönelik özel düzenlemelerin gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Avrupa Birliği ülkelerinde bu konuda yasal düzenleme eksikliklerinin devam etmesine karşın Ülkemizde, 23.05.2007 tarihinde yürürlüğe giren, 04.05.2007 tarihli ve 5651 sayılı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele edilmesi Hakkında Kanun” ile bu alandaki boşluğun doldurulması sağlanmıştır.
Başkanlığımız; Avrupa Birliğinin, Güvenli İnternet Programları çerçevesinde yapmış olduğu tavsiyelere paralel olarak İnternet ihbar merkezini (www.ihbarweb.org.tr) kurmuş ve vatandaşlarımızın İnterneti güvenli kullanmalarına yönelik bilinçlendirilmelerini amaçlayan www.guvenliweb.org.tr isimli web sitesini hizmete sunmuştur. 5651 sayılı yasa ve yönetmelikleri ile de İnternet aktörleri tanımlanmış, bu aktörlerin sorumluluklarına yer verilmiş ve erişim engelleme usul ve esasları belirlenmiş, böylece bu vb. düzenlemeler ile Avrupa Birliği ülkelerinden bir adım öne geçilmiştir.
İnternet üzerinden yayınlanan yasadışı ve zararlı içerikle mücadele konusunda uluslar arası işbirliğinin öneminin bilinciyle, İnternet İhbar Merkezleri Birliği olan INHOPE’a üyelik süreci için görüşmeler yapılmış, yakın zamanda üyelik sürecinin tamamlanması beklenmektedir.
Birçok Avrupa ülkesinde erişim engelleme uygulamaları İnternet Servis Sağlayıcılar üzerinden “gönüllülük” esasına göre uygulanmaktadır. Burada gönüllülük kelimesi, hükümet temsilcilerinin, ISS’lerin yasadışı içerikle mücadele konusunda gönüllü olmamaları durumunda farklı uygulamaları devreye sokabileceklerine yönelik açıklamaları nedeniyle tırnak işareti içerisinde belirtilmiştir. İngiltere’de çocuk pornografisi ve ırkçılıkla mücadele etmek amacıyla Sivil Toplum Örgütü statüsünde kurulan, üst düzey yöneticilerini emekli emniyet mensuplarının oluşturduğu, Internet Watch Foundation’a (IWF) gerçekleştirilen ziyaret sırasında, bünyesinde hiçbir hukukçu barındırmayan IWF’in oluşturduğu karalistelerin, İngiltere’deki tüm erişim sağlayıcılar tarafından “gönüllü” olarak kullanıldığı ve karalistedeki sitelere erişimi engelledikleri müşahade edilmiştir.
Danimarka, Finlandiya, İsveç ve Norveç’te İnternet Servis Sağlayıcılar, Polis teşkilatlarının sağlamış oldukları karalistelere erişimi engellemektedir.
Benzer şekilde Almanya’da Federal Hükümet, pornografi, şiddet ve neo-Nazi aktivitelerine yönelik yasadışı web sitelerini içeren karaliste sağlamaktadır.
Ülkemizde İnternet yayınlarına yönelik, aktörlerin tanımlandığı, sorumluların belirlendiği, erişim engelleme usul ve esasların düzenlendiği 5651 sayılı kanun ve ilgili yönetmelikleri, demokratik ülkelere örnek teşkil edecek niteliktedir.
Bu çerçevede, yanlış değerlendirilen diğer bir konu da Çin, İran vb. ülkelerde uygulanan İnternetin tüm trafiğinin izlenerek erişimin engellenmesi veya filtrelenmesi hususudur. Türkiye mevcut yapısı ile bu uygulamalardan tamamen uzak ve demokratik toplumlarda kullanılan yöntemlerle hareket etmektedir. Uluslararası araştırmalar da bunu göstermektedir. Örnek olarak; Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütünün açıklamış olduğu “İnternet Düşmanları” listesinde yukarıda belirtilen ülkelerin adı geçmekte iken Türkiye adı herhangi bir şekilde zikredilmemiştir (www.rsf.org). Yine aynı organizasyonun yayınlamış olduğu başka bir raporda İnternet erişimini filtreleyen ülkeler sayılarak kategorilendirilmiş ve Türkiye, ABD, Kanada, İngiltere, Fransa, Hollanda, İtalya, Danimarka gibi demokratik ülkeler ile birlikte “makul düzeyde filtreleme yapan ülkeler” sınıfında sayılmıştır.
Röportajın son bölümünü Osman Nihat Şen : TİB’in INHOPE’a Üyelik Sürecinin Bu Yıl Tamamlanmasını Bekliyoruz – 4 başlığı altında okuyabilirsiniz.
[1] Tayland’daki Yasaklamalardan Binlerce Web Sitesi Nasibini Aldı
[2] Danimarka ve Tayland’da Engellenen Sitelerin Listesi İnternette Yayınlandı
[3] Avustralya’da Hükümetin Filtreleme Planı Büyük Eleştirilere Neden Oldu

Kaynak : 