Şanlıurfa, Harran Üniversitesi’nde devam etmekte olan ‘Akademik Bilişim 2009’ çerçevesinde akademisyenlerle görüşmelerimiz devam ediyor. Bu kapsamda bilgi alma fırsatını bulduğumuz Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Biyometri-Genetik Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr.Zeynel Cebeci, bilişim ile tarımın ne denli iç içe geçtiğini ve insan sağlığına nasıl etkilediğini bize anlattı. Cebeci, gıda izlenebilirliğinin çok güzel bir şey olduğunu, ancak insanların bile izlenmelerinde zorluk çekildiği bir ortamda bunun nasıl sağlanabileceğinin ciddi bir soru işareti yarattığını söylüyor.
turk-internet.com; ‘Gıda İzlenebilirliği’ nedir? Kısaca bahsedebilirmisiniz?
Prof.Dr.Zeynel Cebeci; Gıda izlenebilirliği, tarladan sofraya kadar her türlü ürünün, geçirmiş oluğu bütün işlemlerin tanınabilmesini konu edinen yeni bir kavram. Bu, dünyada son 30 yılda gıdaya dayalı çok büyük problemlerin yaşanmasından kaynaklanıyor.
Bunlardan akıllarda kalan en önemlisi hiç kuşkusuz ‘Deli Dana’ olayıdır. Bu olayın ardından 1999’da Belçika’da Dioxin olayı oldu. Hatırlatma babında söylemek gerekirse, Dioxin kanserojen bir maddedir ve bunun o tarihlerde çeşitli şekillerde gıdalara bulaşması söz konusu olmuştur.
Günümüzde de benzer şekillerde insanların bir şekilde zehirlenmeleri söz konusu, ancak biz bunların farkında olamıyoruz.
Tarlalarda zirai ilaçlamalarla meydana gelen kalıntılar bunun en bariz örneğini teşkil ediyor. Hatırlayacağınız gibi Rusya, geçtiğimiz yıl tonlarca domatesi geri çevirmiş ve sonucunda çok büyük bir maddi zarar hasıl olmuştu.
turk-internet.com; Peki bu nasıl aşılabilir?
Prof.Dr.Zeynel Cebeci; Bunun aşılabilmesi için iyi tarım yapmamız gerekiyor. Teknoloji ve bilişimden yararlanılması gerekiyor. İkinci önemli nokta, tarladan sofraya kadar olan süreçte gıdaların kimliğini tanıyabilmemiz lazım. Bu nasıl olacak? Örneğin, bir markete gittiğimde satın aldığım bir domatesi, üzerindeki barkod gibi tekil bir uygulamayla sorgulayabilmeliyim. Yani, internet bağlantılı her hangi bir bilgi sorgulama terminali aracılığıyla bu ürünü kaynağına kadar görebilme imkanına sahip olmam gerekiyor.
Ve modern dünyada da bu tarafa doğru gidildiğini söyleyebilirim. Sanılanın aksine yumurta ve piliç eti, diğer pek çok gıdaya göre daha kontrollü bir ortamdan geliyor. Örneğin bunların yaygınlaştırılmaları sağlanabilir. Ben, halen ‘Piliç Etinde İzlenebilirlik’ sistemi üzerinde çalışıyorum.
Adana’daki 2 özel kuruluş da bu çalışmalarımızda bize destek veriyorlar. Bu şirketlerin ürünlerini satın alanlar, üzerlerindeki etiketlerden her türlü bilgiye ulaşabilecekler. Bizim sistemimizi diğerlerinden ayıran en büyük özelliğimiz, sadece ‘gir-gör’ değil, aynı zamanda geri toplanması gereken ürünlerin de takiplerini yapabilmek.
turk-internet.com; Peki bunun gerçekleştirilmesi kolay bir şey mi?
Prof.Dr.Zeynel Cebeci; Türkiye’de, o kadar kolay değil. Çiftlik düzeyinde kayıt girdirtmek o kadar kolay değil. Biz de bunu temin edebilmek adına aracıları, yani ürünü işleyecek olanları zorunlu tutacak bir tür düzenleme üzerinde çalışıyoruz.
Orada, nereden alıp nereye sattığını belgelemeleri gerekiyor. Amerika’da, 11 Eylül olaylarından sonra, bio-güvenlik paronayası olduğu için onlar daha ciddi bakıyorlar bu olaya. A’dan Z’ye bir izlenebilirlik sisteminin, AB bastırdıkça buraya da geleceğini düşünüyorum. Bal üretiminde de çok büyük sahtekarlıklar olduğu için burada da öncelikli değerlendirilebilir.
turk-internet.com; Bu sistemin gelmesiyle sahtekarlıklar bitmiş mi olacak?
Prof.Dr.Zeynel Cebeci; Ürünlerdeki sahtecilik büyük ölçüde engellenmiş olacak. Böylelikle, marka imajını zedeleyen haksız rekabetin de önüne geçilmiş olacak.
Hatırlanacağı gibi içkide büyük sahtekarlıklar oldu ve bir çok kişi hayatını kaybetti, ya da sakat kaldı. Bu sistemle her içki şişesinin bir kimliği olacak. Bunun nerede üretildiği, nerede satıldığı ve hatta ne zaman satıldığı öğrenilebilecek. Böylelikle, sahtecilik ve acı olayların yaşanması önlenmiş olacak.
turk-internet.com; Bu bilfiil ne zaman uygulanacak?
Prof.Dr.Zeynel Cebeci; Kanunda böyle bir madde hali hazırda var. Ancak, bunun fiiliyata geçmesi zaman içerisinde olacak bir şey. Gıda üreticileri bir şekilde otomasyonun içindeler zaten. Buna, tarla ve market boyutunun eklenmesi gerekiyor.
Bunların nasıl yaygınlaştırılmasının açıklığa kavuşturulması gerekiyor. Biz, şu anda kısa mesaj tabanlı bir uygulama üzerinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Çünkü, bilindiği üzere hemen herkesin cep telefonu var ve mesaj atmayı biliyorlar. O zaman belli bir formatta bilgilerin bir mesaj üzerinden, yine belli bir merkeze ulaştırılmasıyla zincir sağlanabilir.
turk-internet.com; Bu konuda mobil operatörlerle herhangi bir çalışmanız var mı?
Prof.Dr.Zeynel Cebeci; Bir kaç kişiyle görüştüm. Ancak, biz sunucumuzun hemen arkasındaki bir gateway üzerinden çalışalım istiyoruz. Orada da bu deneysel olduğu için mesaj sayısı az ve cazip görünmüyor. Görüştüğüm bir operatörün yetkilisi ilgileneceğini söyledi. Onların desteğini bekliyoruz.
Bunun yanında kendi çalışmalarım da var. Benim PDA’yimi bir USB ile sunucuma bağlayacağım. Cep telefonum zaten bir gateway gib görev görsün diye onun parçalarını temin ederek ayrıca kendim test etmek istiyorum.

Kaynak : 