Bilgisayar sektörünün nabzının attığı önemli merkezlerden biri olan Yazıcıoğlu Han’da, uzun zamandan beri hizmet veren İnci Bilgisayar’ın sahibi Yusuf Yıldırım, global krizin, adeta deprem etkisi yarattığını ve piyasayı her geçen gün daha da çok etkilediğini söylüyor. Yıldırım’a göre kriz öncekilerden çok tehlikeli ve çok daha uzun bir süreyi kapsıyor; “Krizin, ne kadar süreceğini tahmin edememe krizin kendisinden de büyük bir tehlike. İnsanlar, paranın geleceğini hissederlerse harcarlar. Yerine koyamayacağını düşünürlerse harcamazlar. Harcama da olmazsa piyasadaki sirkülasyon durur” diyor. Yıldırım ile krizin 2.el piyasasına etkilerini konuştuk :
turk-internet.com; 2008 nasıl geçti?
Yusuf Yıldırım; 2008 insanları şaşırtan bir yıl oldu. Global kriz, adeta deprem etkisi yarattı ve piyasayı her geçen gün daha da çok etkiliyor. Bu kriz öncekilerden çok tehlikeli ve çok daha uzun bir süreyi kapsıyor. 2008’in Nisan ve Mart aylarında ciddi bir durgunluk vardı. 2006 ve 2007’nin, nispeten iyi ekonomik ortamları insanları daha kolay harcama yapmaya itti. Birçok insan, bu şartlara güvenerek ev ve otomobil kredileri aldılar. Kimileri, işlerini büyütmeye başladı. Hiç beklenmedik bir dönemde ortaya çıkan dış kaynaklı krizle tüm piyasalar allak bullak oldu. 2008 Ekim ayında ortaya çıkan krizin, uzunca bir süre etkili olacağını düşünüyoruz. Krizin, en fazla inşaat, otomotiv ve tekstil sektörünü vurduğu açıklanıyor. Evet, bu sektörler etkilendiler, ama bilgisayar sektörü de bundan en fazla nasibini alan sektörler arasında bulunuyor.
turk-internet.com; Neden?
Yusuf Yıldırım; Bunun en önemli nedenlerinden biri, doların aniden 1.200 gibi bir rakamdan 1.750’lere kadar çıkması. Para, yüzde 30’lara varan bir devalüasyon yaşadı ve alım gücü düştü. Krizin, ne kadar süreceğini tahmin edememe krizin kendisinden de büyük bir tehlike. İnsanlar, paranın geleceğini hissederlerse harcarlar. Yerine koyamayacağını düşünürlerse harcamazlar. Harcama da olmazsa piyasadaki sirkülasyon durur.
‘Top atsan bir şey olmaz’ denebilecek çaptaki güçlü bilgisayar firmalarının battığını söylersem, sanırım durumun vehameti ortaya çıkacaktır. Doların bir anda hızlı yükselişi piyasada şok etkisi yarattı. Kurun, eski oranına geri dönebileceği beklentisi insanların mal alma yönündeki hareketlerini engelledi.
Son tüketiciler de aynı beklentiyle mal almayı ertelediler. Bilgisayar sektörü bu arada bir hayli zaman kaybetti. Şimdi ise insanlar psikolojik olarak yavaş yavaş dolar kuruna alışmaya başladılar. Donanım anlamında pc parçalarında ve yeni bilgisayar satışlarında ciddi düşüşler oldu. Kriz öncesinde, özellikle geçtiğimiz yaz aylarında çok ciddi dizüstü bilgisayar satışları vardı. Şu anda bunların satışları da önemli ölçüde durdu. Firmalar piyasayı canlandırmak için bir dönem düşük kurdan aldıkları ürünleri sattılar bu da çözüm olmayınca zararına bilgisayar sattılar müşterilerini kaybetmemek ve sektörü canlı tutmak için ancak bunlar da çözüm olmadı ve sektördeki durgunluk devam ediyor.
Şu anda, özellikle 2’nci el dizüstü bilgisayarlara olan talepte bir canlılık yaşanıyor. Bizim de öngördüğümüz şekilde dizüstü servis piyasası ciddi manada büyüdü. Krizi, biz de piyasanın içindeki önemli şirketlerden biri olarak yaşıyoruz. Yazıcıoğlu, önceden bilgisayar parçaları satılan bir yerken, tamamen notebook servisi olarak hizmet veren bir yer halini aldı.
Sektörün önde gelen ithalatçı ve büyük toptancı firmalar çok sayıda personelin işine son verdiler. Şubeli büyük şirketler ise şubelerini kapatarak küçülme yoluna gitti.
turk-internet.com; Sektörde bu aralar ne gibi bir beklenti var?
Yusuf Yıldırım; Şimdiye kadar yeterince personel çıkartıldı. Krizi algılamada sorun yaşayan firmalar, bu da geçer düşüncesiyle yedek akçelerinden harcadılar. Ama, baktılar ki durum pek parlak değil, ve nitekim kriz daha da derinleşiyor. Türkiye için ve bilgisayar sektörü için kriz yeni başlamıştır. Birçok firma, bu durumun 5-6 ayda atlatılamayacağını anladılar. O devasa yapılarını bir an evvel küçültüp şartlara uygun bir hale getirmeye çalışıyorlar. Bunu başaranlar ayakta kalacaklar. Başaramayanlar ise piyasadan silinip gidecekler.
Bir de küçük esnaflar var. 20-80 metrekare dükkânlarda 1 ya da 2 kişi tarafından işletilen. Bunların krizi atlatabilmeleri çok daha kolay olacak. Bunlar, bilgisayar satışı yerine tamir ya da bakım işiyle uğraşıyorlar. Şu anda bilgisayarcılar, para kazanabilmek adına buna döndüler. Yani, hizmet veren, bakım-onarım yapan, yazılım-donanım sorunlarını halleden firmalara döndüler.
Bizim açımızdan 2009 çok sönük geçecek. Netice itibariyle 2’nci el ürünlere rağbet arttı. Ancak, kaderin cilvesi, bu sefer de insanlar kullandıkları ürünleri, daha sonra geri koyamayacakları kaygısıyla satmaya yanaşmıyorlar. Bu nedenle de bu piyasa da istenildiği kadar hareketli değil.
turk-internet.com; Büyük tüketici elektroniği mağaza zincirleri sizce ne durumda? Dedikleri kadar kar edebiliyorlar mı?
Yusuf Yıldırım; Bu tür firmaların, hiç bir zaman ciddi bir kar ettiklerini düşünmüyorum. Bu tür firmaların kurulma nedeni büyük ölçüde, mağazalar oluşturup yabancı sermayeye satmaktan geçiyor. Bu, paranın bol olduğu dönemlerde gerçekten iyi bir yöntemdi, ancak, şu an bu şanslarını da yitirdiler. Mağazanın kirasını ve çalışanların maaşlarını ödeyebildikleri sürece onlar orada durur kirisin geçmesini beklerler.
turk-internet.com; Teknolojik ürünlerin raf ömürleri hızlı gelişime paralel olarak azalıyor. Bu kriz baskısı altındaki piyasaya nasıl yansıyor?
Yusuf Yıldırım; Bilgisayar sektöründe büyük stoklarla çalışmak tehlikeli olabilir. Zira kurlardaki oynamalar çok büyük zararların yaşanmasına neden olabiliyor. Yeni çıkan ürünler stokunuzdaki ürünlerin değerini düşürüyor.
Türkiye, sahip olduğu genç nüfusuyla teknolojiyi çok yakından takip ediyor. Birçok genç, daha yeni çıkmış ürünleri gelip soruyor, ama alım gücü olmadığından sormakla yetiniyor. Örneğin, yeni model diz üstülere bir hayli ilgi var, ama alan yok. Siz de buna göre, ya fazla getirtmiyorsunuz ya da talebe göre bir sayı bulunduruyorsunuz. Firmalar, dolar kurunu sabitleyerek, çok ciddi manada zararına satışlar gerçekleştirdiler. Bunu, şirketler stoklarını nakde çevirmek amacıyla yaptılar. Bu bile çözüm olmadı. Niye derseniz, kriz derinleşti ve derinleşmeye de devam ediyor.
turk-internet.com; Peki siz bu dönemde eleman çıkarttınız mı?
Yusuf Yıldırım; İnci Bilgisayar olarak tam tersine eleman aldık. Bizim eleman almamızın krizle her hangi bir ilgisi yok. Yeni bir mağazaya çıktık. Metrekare olarak daha büyük bir yere geçtiğimiz için eleman aldık. Personel çıkartmayı düşünmüyoruz. 2010’a kadar aynı personelle devam etmeyi düşünüyoruz. Ancak sektör küçülmeye devam ettiği için bir çok yetişmiş elemanın işini kaybedeceğini bekliyoruz.
turk-internet.com; 2009’un nasıl gelişeceğini öngörüyorsunuz?
Yusuf Yıldırım; Açık konuşmak gerekirse, 2009 için hiç bir ümidimiz yok. 2009’un, günü kurtarmaya dönük, kör-topal geçeceğini düşünüyoruz. Krizin, kiralara da yansıması söz konusu. Piyasanın, en şaşalı dönemlerinde kiralar çok artmıştı. Nalburiye v.s. gibi başka işler yapan firmaların boşalttığı yerleri bilgisayar firmaları almıştı. O çok ciddi paraların döndüğü dönemler kapandı. Artık, eskisi gibi hava paraları söz konusu değil. Boşalan bir yer kolay kolay kiraya verilemiyor. Mülk sahipleri uzunca bir süre yeni bir kiracının gelmesini beklemek durumunda kalabiliyorlar. Buradaki dükkan kiralarının da rayiçleri düşmüş durumda. Şu anda da mevcut kiracılar boşaltsalar aynı kiralarla yerlerine yenilerini bulabilmeleri pek mümkün görünmüyor. Bu vesileyle mal sahiplerine de seslenmek istiyorum. Şu anda artık bir çok yerde para kazanma dönemi bitti; ayakta kalma dönemini yaşıyoruz. Kiralar çok yüksekte kaldı. Yani su çekildi, gemiler karaya oturdu gibi bir şey. O yüzden de kira oranlarının yeniden gözden geçirilerek insanların ödeyebilecekleri makul düzeye çekilmesinde yarar var.



Kaynak : 