Telekomünikasyon sektörü geliştikçe, medya ve yayıncılıkla daha çok iç içe giriyor ya da başka bir deyişle yakınsıyor. Önümüzdeki günlerde hayatımıza girecek olan IPTV uygulamaları, ülkemizde son birkaç yıldır “başladı”, “başlıyor” şeklinde tartışılan sayısal yayıncılık konunun sektörümüzü yakından ilgilendiren bileşenleri.
Diğer yandan bir süredir, Amerikan FCC ve İngiliz Ofcom örnekleri de verilerek, RTÜK ile BTK (eski TK) birleşmeli tartışmaları da sürüyor.
Bütün bu konuları RTÜK Kurul Üyesi Taha Yücel[1] ile konuştuk.
Turk-internet.com : Taha Bey, telekom sektöründe sayısal yayıncılık, IPTV gibi kavramlar nedeniyle medya ile yakınsama söz konusu. Bu şablonda bize RTÜK’ün yerini tarif eder misiniz?
Taha Yücel : RTÜK’nun görev alanında, hangi yöntemle yapılırsa yapılsın radyo ve TV yayıncılığı giriyor. 3984 nolu kanunun 2. maddesine göre her türlü teknik, usul ve araçla ve her ne isim altında olursa olsun elektromanyetik dalga ve diğer yollarla yurt içine ve dışına yapılan radyo ve televizyon yayınları kanun kapsamına alınmış durumda. Bu yayın iletimi internet protokolü ile de olabilir, klasik teknoloji ile de olabilir. Burada kanaatimce önemli olan nokta sunulan hizmetin yayın hizmeti olmasıdır, yani tek noktadan çok noktaya ulaştırılmasıdır.

Böyle bakınca IPTV, HDTV, DVB-H [2], gibi yeni teknolojiler de işin içine giriyor ve bu teknolojiler vasıtasıyla yapılan yayıncılık (broadcasting) hizmetleri RTÜK, telekomünikasyon hizmetleri ise BTK tarafından düzenlenmeye çalışılıyor. İnternet üzerinden görüntü ve ses iletimi ise yayıncılığa nazaran daha çok bireysel iletişim kapsamında telekomünikasyon hizmeti olarak değerlendirilip düzenleme ve denetleme yönünden RTÜK’dan ziyade Ulaştırma Bakanlığı ve BTK’nun yetki alanına giriyor.
turk-internet.com : Bireysel-broadcast kavramlarına bakarak; IPTV için ne diyeceksiniz?
Taha Yücel : Neden IPTV ile ilgileniyoruz? Çünkü bir çeşit kablolu yayın hizmeti. İnternet protokolü ile bir noktadan çok noktaya yapılan bir hizmet.. Yüksek hızlı, korunaklı, yeterli servis ve deneyim kalitesine sahip bir kablolu televizyon yayın hizmeti gibi. Biz böyle görüyoruz. Uluslararası Telekomünikasyon Birliği ITU’nun yaptığı tanımda da IPTV internet TV’den ayrışıyor.
Mobil TV teknolojisi olan DVB-H yayınları, karasal TV verici cihazları ile kapsama alanı içindeki alıcılara iletim yaptığından bireysel iletişim yapan 3G v.b. mobil telekomünikasyon hizmetleri ile yapılan video iletim hizmetlerinden farklılaşıyor. Ayrıca DVB-H UHF yayın bandını kullandığı için de DVB-T hizmetleri ile birlikte planlanıp düzenlenmesi gerekiyor. Yine RTÜK kapsamına giriyor.
Turk-internet.com : RTÜK Kanununda Bir Değişiklik Yapılacağını Biliyoruz. Bu Teknolojiler Yer alıyor mu? Ya da RTÜK Kanununda yeni neler var?
Taha Yücel : Şu anda RTÜK’nun görev ve yetkilerini belirleyen ve radyo televizyon sektörünü düzenleyen kanun 1994 yılında çıktı. Sonra pek çok değişikliğe uğradı. Ama bu değişiklikler teknolojik uyumu sağlamadı ve kanunun ana omurgası analog yayın teknolojisinde kaldı. 2006 yılından beri RTÜK yönetimi olarak kanun tadilat ihtiyacını gündemde tutuyoruz ve bu çerçevede önerilerimizi hazırladık. Yeni kanunla birlikte tanımlardan başlayarak, RTÜK görev ve yetkileri, sayısal karasal yayın dönüşümü, karasal yayınların lisansa bağlanması, multiplex ve verici işletim şirketlerinin düzenlenmesi ve AB müktesebatına uyum konularında eksikliklerin giderilmesine çalışıyoruz.
Ancak Türkiye’nin gündemi çok dinamik, kanun değişikliği bir türlü sonuçlanamadı. Ama yerel seçim sonrasında Mayıs ayında TBMM’ye gelmesini umuyoruz.
Röportajın devamını Taha Yücel : Yeni RTÜK Kanunu, Yeni Teknolojilerin Önünü Açacak – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.
[1] RTÜK Kurul Üyeleri
[2] Operatörler 3G Servislerinden Nasıl Para Kazanacak



Kaynak : 