Bahçeşehir Üniversitesi, bugün ‘Seçim ve İletişim’ temalı bir siyasal iletişim konferansı gerçekleştirdi. Konferansta, siyasal iletişim uzmanı ve yakın zamanda yayımlanan “Obama’nın Liderlik Sırları” kitabının yazarı Necati Özkan da bir sunum yaptı.
Avrupa Siyasi Danışmanlar Derneği Yönetim Kurulu üyesi ve Dünya Siyasi Danışmanlar Derneği üyesi olan Necati Özkan, siyasette ‘güven’ kelimesinin ve nasıl tanımlandığının çok önemli olduğunu söyledi. “Siyasetin bütün rasyonalitesi bu kelimede saklı” diyen Özkan, bunun oluşturulmasında; kimlik, değerler, ekonomi ve hatta tehdit olgularının öne çıktığını ifade etti.
ABD’nin, yeni başkanı Barack Obama’dan, ilk defa 4 sene önce gittiği Almanya’da haberdar olduğunu anlatan Özkan, sonrasında ise, hakkında çıkan kitapları okuduğunu ve en son seçimler dolayısıyla da 2008 sonunda ABD’ye gittiğini dile getirdi. Tanıştığı entellektüel beyaz Amerikalıların, henüz bir siyah başkan fikrine alışamadıklarını çeşitli anekdotlarla kendisine ifade ettiklerini anlatan Özkan, Obama’nın ise ‘umut’ ve ‘değişim’ sloganlarıyla önyargıları büyük ölçüde yıkmayı başardığını söyledi.
Obama’nın, çok iyi eğitim görmüş bir aileden geldiğini ve farklı kültürlerden beslendiğini ifade eden Özkan, çok iyi bir dinleyici olmasının onun en büyük farkını oluşturduğunu söyledi. Yeni başkanın, seçim öncesinde; “83 yılında Reagan döneminde siyasette ortaya çıkan kirlenmenin ancak tabandan başlatılacak bir hareketle düzeltilebileceğine” işaret ettiğini belirten Özkan, siyasilerin asıl yapmaları gereken şeyin ne yapmak istediklerini halka anlatmak olduğunu söyledi. Bir siyasinin, en başından itibaren birleştirici unsurlar kullanmasının kendisi için çok başarılı sonuçlar yaratabileceğine dikkati çeken Özkan, Obama’nın, bunu doğru kullanması dolayısıyla seçmenlerin oylarını almayı bildiğini ifade etti.
Obama’nın, stratejisini; yeni seçmenler, yeni gönüllüler ve yeni bağışçıların oluşturduğunu anlatan Özkan, bu nedenle interaktif iletişimin, son yapılan seçimlerde çok ciddi bir önem kazandığını söyledi. Roosevelt’in radyoyu kullanarak, Eisenhover’ın ise televizyon yardımıyla başkan seçildiğini belirten Özkan, Obama’nın da sanal alemi iyi değerlendirerek Amerika’nın zirvesine oturmayı başardığını ifade etti.
Türkiye’de, yaklaşan seçimler dolayısıyla çeşitli değerlendirmelerin yapıldığını belirten Özkan, bir çok kişinin; “seçimlerde değişen bir şey olmayacak” şeklindeki değerlendirmelerin ise ağırlık kazandığını söyledi. Büyük bir seçmen kitlesinin, “bu krizi bu adam çıkartmadı ki!” gibi bir söylemle mevcut iktidara karşı tevekkül gösterdiğine dikkat çeken Özkan, bunu aşabilmenin yolunun, sandığı protesto eden ve seçimlerde oy kullanmak istemeyen kişilere ulaşmaktan geçtiğini sözlerine ekledi.
turk-internet.com’un, Türk siyasetçiler interneti gerektiği gibi kullanabiliyorlar mı şeklindeki sorusuna Necati Özkan şu karşılığı verdi;
Henüz daha hiç bir şey bilmiyorlar. Hiç bir şeyin farkında değiller. Her ne kadar interneti kullanacağız deselerde kullanamayacaklar. En azından bu seçimde bunun mümkün olmadığını ben biliyorum. Denemeler olacak, ama doğru bir şey yapılamayacak. Nedeni de, bu jenerasyon bunun için pek uygun değil. çünkü, insanların çoğu interneti hava durumuna ve haberlere bakmak için kullanıyor. Oysa, internet doğrudan iletişim kurabileceğiniz tek kaynak. Obama’nın web sitesindeki programa 10 milyonu aşkın kullanıcının katkısı söz konusu. Dolayısıyla interneti kullanmak salt mesaj göndermek demek değil. Dolayısıyla insanların internet vasıtasıyla demokrasinin içine bilfiil katılabilmeleri büyük bir farklılık yaratıyor.
Özkan, şu anda interneti Türkiye’de en etkili kullanan siyasi parti hangisi şeklindeki sorumuza ise şu karşılığı verdi;
İktidar partisi (AKP), bu konuda diğer partilerden daha ileride bulunuyor.



Kaynak : 