2009 yılı bazılarına göre, telekom sektörünün dönüm noktası olacak bir yıl. Bu ifade hem sabit-mobil konusunda, hem de mobil-mobil konusunda kullanılıyor. Dönüm noktası belirlemesinin 2 önemli nedeni “Numara Taşınabilirliği” ve “3G”.
Ama bir yandan da global kriz devam ediyor. Üstelik bu satırları yazdığımız günlerde daha da ağırlaştığının işaretlerini alıyoruz.
Buna karşılık, Türkiye’de bu yıl yapılacak olan 3G yatırımları nedeniyle bir heyecan var. Yapılacak yatırımın ülkedeki, –belki birazı psikolojik olan– ekonomik krizi rahatlatacağı çünkü 1 Milyar Euro’su lisans ücretinin devlete ek kaynak getireceği düşünülüyor.
İşte bütün bu gelişmeler nedeniyle cep telefonu operatörlerindeki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Avea bu hafta bir basın toplantısı yaptı ve verilerini açıkladı ancak bizim sormak istediğimiz başka sorular da vardı. Aşağıda bu soruları ve aldığımız cevapları bulacaksınız.
Turk-internet.com : Cüneyt Bey, bugünlerde klasik hale gelen bir soru ile başlayalım. Bu hafta 1.82 TL’ye yükselen dolarla, % 52 olarak raporlanan kapasite kullanımı ve % 24 üretim düşüşü ile daha da bir gözümüze batmaya başlayan global krizin cep telefonu sektörüne etkileri sizce nasıl?
Cüneyt Türktan : Krizde ilk etkilenmeyi, biraz Kasım ve Aralık aylarında gördük. Averaj gelirlerde bu aylarda bir düşüş görüldü ama aynı aylarda bedava dakika verilen kampanyalar vardı. Çünkü Numara Taşınabilirliği başlamıştı. Dolayısıyla sadece krizden demek doğru olmaz.
Averaj gelir düşmesini 2 operatörde paralel gördük, 3cü operatörde ise keskin bir düşüş vardı. Kasımda biliyorsunuz Numara Taşınabilirliği başladı. Dolayısıyla 4.dönem yani Kasım ve Aralık gelirlerini bu bedava dakikalar biraz etkiledi..
Ocak ayına baktığımızda gelirler daha normal başladı fakat yine de sonradan telekom gelirlerinde baskı görüldü. Mart ayında getirilerde azalma oldu, biz de buna bağlı olarak harcamaları gözaltında tuttuk. Ama belirleyici bir tasarruf planımız olmadı.
Fakat şimdi bir sonraki adıma geçme ihtimalimiz var. Geçen hafta içinde General Motors’un iflas açıklaması, kriz öncesi 277 milyar $ olan Citibank’ın değerinin 6 milyar $’a düşmesi, diğer bütün banka değerlerinde de düşme olması. Dünyadaki değerine karşın Türkiye’de doların 1.8 TL’lere cikmasi. Bunlar değerlendirilmesi gereken veriler.
Biz doları TL’ye göre 1.6’larda normaldir diye görüyorduk. 1.82’ler bütün şirketleri, bilanço ve zararları etkiler. Özellikle yurtdışı kredi kullananları. Bu tür firmalar bilançolarına inanılmaz kur zararları yazacaklar.
Turk-internet.com : Bu etkiler, telefon konuşmalarını azaltıyor mu?
Cüneyt Türktan : Tabi ki. Şirketler tasarruf planlarını devreye alıyorlar ve daha az konuşuyorlar.
Turk-internet.com : Ne zaman düzelme olur, tahminen?
Cüneyt Türktan : Mart ayı vergi ödemeleri, kredi geri ödeme dönemi. Buna bakarak diyebilirim ki, Nisan-Mayıs gibi daralma olacaktır.
Düzelme için ABD’de bazı gelişmeler olması lazım. Avrupa’lı daha konservatif, göstermiyor ama Amerika’nın düzelmeyişi Türkiye’yi de etkiliyor. Çevre ülkelerde potansiyel var ama bunları değerlendirmek de zor.
Dünya’ya bakın bir, limanlarda yükleme kapasiteleri inanılmaz düştü. Petrol fiyatları düştü. Gemi fiyatları düştü. Demek ki yük taşınmıyor. Dünya ticaretinde belirgin bir daralma oldu. Hepsi de piyasaya yansıyor. Alımlar azalıyor. Sanayi kapasite kullanımı çok düşmüş
Önümüzdeki birkaç ay sorun yaşarız. Amerika’nın toparlanması, şirketlere verdiği destekler belli olunca durum daha iyi olur. Ama hala belli de değil. General Motors’dan sonra Chrysler çıkar mı, Ford çıkar mı? Bilmiyoruz.
Bütün bunlara bakınca durum çok hassas. Nakit akışı çok iyi ayarlamak lazım. Bu dönemde karlılık ikinci planda. Nakit akışını ayarlayan firmalar bu zor dönemi rahat atlatır.
Bu röportajın devamını Türktan : Rekabet Numara Taşınabilirliğinde Önce Bağlılık Kampanyaları ile Başladı – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Kaynak : 