Uluslararası İslami Derecelendirme Şirketi (Islamic International Rating Agency, (IIRA) ile Türk Kredi Rating Şirketi (TCR), geçtiğimiz günlerde partnership ve teknik işbirliği anlaşması yaptıklarını açıkladılar. Türk yatırımcılarının ve projelerinin, körfez sermayesinden daha fazla istifade edebilmesinde önemli bir kriter teşkil eden ‘kredi değerlendirmesi’ konusunu TCR Yönetim Kurulu Başkanı Aydoğan Durmuş’a sorduk.
Faaliyetlerinin, sağlıklı bir rating kültürünün gelişmesine ve rating konsunda bilinçlenmeye katkıda bulunacağını ifade eden Durmuş, bunun, aynı zamanda kurumlara borsaya her yıl ödedikleri kota ücretinde ciddi avantajlar sağladığına dikkati çekiyor.
turk-internet.com; Bize Türk Kredi Rating’den bahsedermisiniz?
Aydoğan Durmuş; Türkiye’de, 2007’ye kadar yerli sermaye ile kurulmuş kredi rating şirketi yoktu. Standard & Poors, Moodys gibi uluslararası kuruluşların ofisi yoktu fakat talep üzere yurt dışından gelip derecelendirme hizmeti vermekteydiler ve halen de ofisleri yok.
İki sene önce yerli sermaye girişimiyle 3 şirket kuruldu; bizde bu ilk üç firmadan birisiyiz bu konuda, Türkiye’deki düzenleyici kuruluş, Sermaye Piyasası Kurumu(SPK). Bu konuda ciddi kriterler mevcuttur. Alınması gereken belgelerden biri, ‘kredi derecelendirme lisansı’, diğeri de ‘kurumsal yönetim derecelendirme lisansı’.
Biz, her iki alanda da hizmet veriyoruz. Her iki alanda da müşterilerimize raporlar yayınladık. SPK, her bir alanda 5 kişi istihdam edilmesini zorunlu kıldıgı için toplamda 10 kişilik ekibe sahibiz. Türkiye’nin geleceğinde Rating sektörüne önemli görev düşecegine inanıyoruz.
Şu anda faaliyetimiz, firmaların, bankalar nezdinde daha iyi kredi alabilmeleri için kredibilitelerini tespit etmek. Bir de, kurumsal yönetim itibariyle şirketlerin ‘şeffaflık’ gibi kritik açılardan ne durumda olduklarını yaptığımız çalışmalarla ortaya çıkartıyoruz.
Ayrıca, bu tür çalışmaları yaptırmaları kurumlara bazı yönlerden, örneğin, borsaya her yıl ödedikleri kota ücretinde ciddi avantajlar sağlıyor.
turk-internet.com; Bize kendinizden bahsedebilir misiniz?
Aydoğan Durmuş; Kayseri doğumluyum. Lise eğitimimi Kayseride tamamladım.1993 yılında gittiğim Amerika’da, doktoramı yaparken, Basel 2’nin, ileride önemli bir konu olacağını gördüm. Türkiye’de, rating kavramının önem kazanacağını ve buna karşın yeterince bilinmediğini fark ettim.
Rating alanında çalışıp, bu konuda bilgi ve deneyimli biri olmaya çalıştım; tezimi de ona göre yazdım. Merrill Lynch’de ve Fidelity Investment’te çalıştım. Orada, bir süre üniversite hocalığı da yaptım.
Türkiye’ye, döndüğüm 2004 yılında da firma kurma çalışmalarımı başlattım. SPK’dan izin almamızı müteakiben 2007’de de çalışmalarımıza başladık.
turk-internet.com; Telekom şirketlerine de rating değerlendirmesi yapıyor musunuz?
Aydoğan Durmuş; Borsaya işlem görev firmaların ve halka açık olmayan her tür firmanın kredi derecelendirme raporunu hazırlayabilmekteyiz.Bu konuda her hangi bir sınırlama yok.
turk-internet.com; Rating nedir? Bize biraz bilgi verebilir misiniz?
Aydoğan Durmuş; Kredi notu güçlü olan yani A seviyesinde olan bir kuruluşun, bir yıl içerisinde, almış olduğu bir borcu geri ödememesi ihtimali binde 2, ya da 5 civarındadır. Üç A notu almış bir firmanın kredibilitesi çok yüksek, güvenilir demektir. O yüzden insanlar sizin tahvillerinize güvenir ve yatırım yaparlar, borç vermekten çekinmezler. Şayet B notu alırsanız borcunuzu ödememe ihtimaliniz A notuna göre daha yüksektir. Bu yüzden, size açılacak kredi A notu almış firmalara uygulanandan daha yüksek faiz içerir. Eğer notunuz C ise, bu çok riskli olduğunuz anlamına gelir. Size ya kredi vermezler ya da çok yüksek faizle kredi verirler. Şeffaflık boyutunda ise, eğer bir şirket kriterleri geçerse diğer firmaların güvenini kazanır.
turk-internet.com; Katılım bankaları gibi İslami şirketleri mi yoksa bütün piyasayı mı hedefliyorsunuz?
Aydoğan Durmuş; Geçen hafta ‘technical partnership’ anlaşması imzaladık. Bahreyn merkezli, İslamic International Rating firmasıyla anlaştık. Bu, İslam coğrafyasında her türlü konuda hizmet sunma amacıyla kurulmuş bir şirket. Belki, onlara insan kaynakları alanında ileride destek olacağız.
Bu şirket, İslami ülkelerdeki, şirketlerin, yatırım araçlarının İslami standartları sağlayıp-sağlamadığı konusunda değerlendirmeler yapıyor. Bu raporu alan Türk firmaları Körfez’deki ülkelerle işbirliğine giderken önemli bir enstrüman olarak bunu sunabiliyorlar. Bu açıdan önemli.
turk-internet.com; Siz, batılı firmalara göre ne gibi bir farklılık getireceksiniz?
Aydoğan Durmuş; Birincisi Batılı firmalar, son yaşanan krizde insanları yanlış bilgiler vererek büyük ölçüde zarara uğrattılar. Hiç batmayacağı söylenen firmalar bir biri ardına battı. Şimdi bu kredi değerlendirme kuruluşları büyük ölçüde rating kaybettiler.
İkincisi, batıdaki finans piyasaları karışık. Örneğin, Türk firmalarının oraya gidip kendilerini anlatabilmeleri çok zor. Eskiden, hatırlarsanız, Türkiye’ye gelip, otellerde bir kaç oda tutup ve insanlara kredi dağıtıyorlardı.
BDDK, bu başıboşluğa fark edip tedbirini aldı. Şu anda Batıda kredi bulma şansınız çok düşük. Para alınabilecek en elverişli yer Körfez Bölgesi. Zira orada atıl bir para var. Türkiye’de, çok sayıda insan uçağa binip oraya gidiyor, ama elleri boş dönüyorlar. Onların da bir takım standartları var.
Eğer o bölgede sermaye arayışı içerisindeyseniz, İslamic International Rating’den alacağınız derecelendirme size kolaylık ve tanınırlık saglayacaktır.
Londra merkezli HSBC’ye, Citibank’a bakın, hepsi İslami ürünler çıkarttılar ve Körfez ülkelerine satıyorlar. Peki biz niye yapamıyoruz? İslami yatırım enstrümanları sunamadığımız için.
turk-internet.com; Türkiye’nin, kredibilitesini değerlendirmenizi istesem ne söylerdiniz?
Aydoğan Durmuş; Şu an geleceğin yıldızı Türkiye. Eskiden, biz teknoloji yoğun ürünler satın alıyorduk. Ama, dünyadaki değişimi gören şirketler, teknolojiye, yenilikçiliğe yatırım yaptılar. Şimdi, bunun yararlarını görüyorlar. Teknolojisi geri kalmış firmalar piyasadan silinmeye başladılar.
İyi firmalar yollarına devam edecektir. Bankacılık sistemimiz güçlü, çünkü bizde sorunlu ürünler olan mortgage, türev ürünleri ve şirket tahvilleri yok. Bankaların hiç biri zarar yazmıyor. Bankalarımız hala kar yazıyorlar ki bunlar Türkiye için önemli şeyler.
Bir başka şey de, Türkiye’de, çok ciddi bir tüketim iştahı var. Yani, insanlara kredi v.s. gibi olanaklar sunduğunuzda Türkiye’de ekonominin çarkı dönüyor.
Bakın, ÖTV indi satışlar patladı. Bu, Türkiye’nin, krizden çıkabileceğini gösteriyor. IMF’in, sonbaharda Türkiye’de yapacağı toplantıda İstanbul’u yatırım merkezi ilan etmesi bekleniyor ki bu hepsinden önemli. Çünkü, insanlar paralarını yatıracakları güvenli bir merkez arıyor. Bunları üst üste toplarsanız Türkiye’nin yıldızının neden parlak olduğunu daha iyi anlarsınız.



Kaynak : 