Röportajın ilk bölümünü buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.
Turk-internet.com : Peki tekeller neden yatırım yapmak için deregülasyon istiyorlar?
Innocenzo Genna : Regulasyon yatırıma negatif etki yapmaz. Yatırımı etkileyen açık Pazar ve rekabettir. Verimli bir düzenleyici bunları çalışır hale getirir. O zaman düzenleme verimli hale gelir. Verimli düzenleme rekabeti ve yatırımı yaratır. Bu bir mantık zinciridir.
Tekeller, hükümete ya da düzenleyiciye “düzenleme yaparsan, yatırım yapmam” diyorsa, bu bir politik yaklaşımdır. Eğer rekabet yoksa, yatırım kararı sadece kendilerine bağlıdır. Ve bir çok tekel de, yatırım yapmama seçeneğini tercih eder. Sorarsanız “Biz zaten para kazanıyoruz. Neden yatırım yapalım ki?” derler. Tekel pazarlarda, yatırım minumumdur. Düzenleme yatırımı zorlayacaktır.
Avrupa’da Deutsche Telecom ve Telefonica “Bizi düzenlemeye tabi tutarsanız, fiber yatırımı yapmayacağız. Çünkü yatırım miktarı çok büyük” dediler. Ama Telekom sektöründe gerçekleşen rakamları düşünün. Telefonica 40 milyar Euro gelire ulaşıyor. Bunun içinden 8 milyar Euro da kar ilan ettiler. Ve planladıkları fiber yatırımı da 1 milyar Euro. Şüphesiz 1 milyar euro yatırım çok büyük bir rakam. Ama relatif açıdan bakarsanız, gelir ve karlılıkla karşılaştırırsanız, büyük değil. Ek olarak, bu kadar büyük miktarda yatırım acaip değil. Telekom networkleri kurmak ve yönetmek zaten onların asıl işi.
British Telecom bile, akıllı networkler için 2 milyar Euro yatırım yapmaya gidiyor. Bu da önemli bir miktar. Ama bir nrtwork operatörü için anlaşılabilir bir harcama.Fiber’e yatırım yapmak mantıklı bir şey çünkü yeni teknolojiyi kullanmak için tüm networkü değiştirmek zorundasınız.
Herkes arabasını bir yerlerde değiştirir. Bu tür yatırımlar önemli ama aynı zamanda mantıklı. Neden bu kadar direnç gösteriliyor ki. Tekel firmaların, düşük kalite servis veriyor bile olsalar, çok fazla nakit paraları var. “Paramız var ama yatırım yapmamı istiyorsan, tekel hakları ver” diyorlar. Düzenleyici kurumlar bunu kabul etmemeliler. Aslında bu tür dominanst işletmecilerin görevi omurgayı da modernize etmektir. Çünkü, networkü, onlar devlet tekeli olduğu günlerde, bizler vergilerimizle yaptık.
turk-internet.com : Avrupa’da network’ün ayrılmasından bahsediliyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Innocenzo Genna : bu sadece İngiltere’de uygulanıyor. Orada network ayrıştırılması var. Fonksiyonel ayrıştırma. Bu bir model. Yerel erişim, eşit erişim sağlamak amacıyla BT’nin perakende servisinden ayrılıyor. Sadeceİngiltere’de uygulanıyor. Diğer bazı ülkeler de hala düşünüyorlar.
İtalya’da tabi ki uygulanamıyor. Tartışmalar sürüyor. İsveç ve Polonya!da da. Sektöre girişleri net yapmak için güzel bir model : “Bir şey alıyorsan, tam fiyatını öde” yaklaşımı gibi. Perakende bölümünü yaratıyor. Ayrım yok. İngiltere’de sonuçlar iyi çünkü, orada dominant bir işletmeci yok. BT’nin perakende pazarında payı sadece % 25. geri kalan 75% ise perakende sektörüne ait.
Turk-internet.com : Siz İtalyan’sınız Biraz da Telecom Italia’dan konuşalım mı? Neler oldu son dönemde?
Innocenzo Genna : Problem hissedarın ta kendisiydi. Yaptıkları başka işlerden gelen borçlarını bu şirkete aktardılar. Telecom Italia, bankadan kredi aldı. Yani sektöründen ya da yatırımdan ötürü değil, hissedarın kendisinden gelen bir borcı oldu. Bu dramatik bir durum.
Borç işin kendisinden değil ama finansal nedenleydi. Telecom Italia, diğer tüm tekeller gibi, bir nakit makinesıdır.
Tabi ki, borçtan hoşlanmayız. Bu nedenle de hükümet networkü ayırmaya niyetlendi. Şirketi satıp, boruc ödemeyi istediler. Fibere yatırım yapacak bir network firması amaçladılar. Ancak Telefonica hissedarları be network ayrıştırması işinden hoşlanmadılar. Şimdi İtalyan hükümeti karar vermek için bir analiz bekliyor.
turk-internet.com : Bir ara İtalyan hükümetinin yabancı firmaya satmak istemediği, ulusal bir firmaya satma istediği duyuldu. Sizce Telecom işinin yabancılara satışı sakıncalı mı? Güvenlik için ne diyeceksiniz?
Innocenzo Genna : Network şirketleri ülkelerine özeldir. İster Arap, ister Japon firması satın almış olsun. Şirket halen o ülkenin sınırları içindedir. .Başka yere gönderilemez. Ama yönlendirmek için güçlü düzenleyiciye ihtiyaç vardır. Özelleştirme süreci sırasında yatırım ve networkün açıklığı konularında taahhüt almalısınız.
Güvenlik işi hem hükümetin, hem de düzenleyici kurulun işidir. Kuralları uygulamak onların sorumluluğundadır.
Turkish translation of this interview can be read by clicking here

Kaynak : 