Aynı zamanda Mobillife dergisinin Mobil & Internet Teknolojileri koordinatörlüğü ve editörlüğünü yapan Pozitim Technology Genel Müdürü Onur Baran Çağlar, internet ve GSM sektöründe 13 yılı aşkın deneyimi olan bir profesyonel. Şirketin, strateji ve iş geliştirme işlerine de bakan Çağlar, platform provider olarak hem yurt içi hem de dışındaki operatörlere çözümler ürettiklerini söylüyor. Talep edilen yüksek fiyatlar dolayısıyla küşük ve orta boy teknoloji şirketlerinin Teknoparklara giremediklerini belirten Çağlar, KOSGEB’in sunduğu imkanların büyük kolaylıklar sağladığını ifade ediyor.
turk-internet.com : Bize kısaca kendinizden ve şirketinizden bahseder misiniz?
Onur Baran Çağlar : Biz, 4 ortak olarak 2005’te Pozitim Teknoloji’yi kurduk. Hepimizin, ortalama 12 senelik bir internet geçmişimiz var. Ortakların ikisi Turkcell’den geliyor. 2005 yılından itibaren 4 ortak ile başladığımız bu macerada, şu anda 20 kişiye ulaştık. Dolayısıyla, KOSGEB’den aldığımız desteklerle yolumuza devam ediyoruz. Stajdan gelip devam eden arkadaşlarımız dolayısıyla yaş ortalamamız 25. Ben bu kanatta gençlere inanıyorum ve gençlere yatırım yapıyorum.
turk-internet.com : Yakın geçmişte kurulmuş bir teknoloji şirketi olarak siz ne gibi sıkıntılar yaşadınız?
Onur Baran Çağlar : KOBİ’lerin, en büyük sıkıntıları Teknoparklara girememek. Çünkü, metrekare maliyetlerine bakıldığında en büyük plazalarla yarışır durumda olduğu görülüyor. Bu, aslında üniversitelere sağlanan bir avantaj, ama bu bana biraz da suistimal ediliyor gibi geliyor. Buraların bağlı oldukları vakıflar, bazen rektörün kontrolü dışında da yer alabiliyorlar. Hatta, kimi zaman vakıflarla rektörlük arasında da çekişmeler yaşanabiliyor. Teknoparklar, genellikle büyük şirketlerin hem Ar-Ge, hem de fatura kesme merkezine dönüştü. Buralarda, 250’den fazla kişiyi çalıştıran büyük teknoloji ve bankacılık şirketleri var.
Bizim gibi, 10-20 kişilik şirketlerin bu maliyetleri karşılayabilmeleri için çok ciddi faturalar kesip, onların üzerinden o yüzde 20’lik avantajı sağlıyor olmamız lazım ki bunu kompanse edebilelim. İstanbul’daki, en büyük sorunlardan biri ofis. Biz, projemizi kabul ettirerek KOSGEB’e girdik. Bu sene üçüncü senemizdeyiz. Bu senenin sonunda, Teknoparklar dışındaki alanlara da vergi avantajlarının sağlanmasından dolayı dışarıda bir yerde ofis kiralayabileceğiz.
KOSGEB’den, projenizi onaylatmanız durumunda bu şekilde vergi avantajından faydalanabiliyorsunuz. Ayrıca, yurt dışındaki fuar ve benzeri etkinliklere katılanlara da büyük destekler sunabiliyorlar.
Burada bence en önemli rol KOSGEB’e düşüyor. Onları, bu konuda başarılı buluyorum. Proje oluşturup, ileride bunları hayata geçirme niyetini taşıyan öğrencilere üniversitelerde çeşitli eğitimler verilmeye başlandı. Koç Üniversitesi’nde, benzer bir takım etkinliklere katıldım. Başka şehirlerden, üniversitelerden gelen öğrencilere bu şekilde staj olanakları sağlandık; onların fikirlerine önem verdik. Aralarında çok değerli insanlar var. Onları da zaman içerisinde takip etmeye çalışıyoruz. Hatta, stajını bitirip çalışanlar bile var.
turk-internet.com : Siz kendinizi ne olarak görüyorsunuz?
Onur Baran Çağlar : Biz, işimizi, platform provider olarak adlandırıyoruz. Platform işini tek başına yaptığınızda, ki burada yapmaya çalışanlara ben ‘cengaver’ diyorum. Çünkü, belki Türkiye’de az sayıda firma var ama, yurt dışında kendisi küçük ambalajı büyük olan başta İsrailli firmalar olmak üzere çok sayıda provider var. Fuarlarda, sanki arkalarında 200 kişilik bir ekip varmış gibi kendilerini lanse eden firmaların bazılarında sadece bir kaç kişi çalışıyor. Bunlar, internet ve fuarları gerektiği gibi değerlendirdiklerinden hızlıca yayılabiliyorlar.
turk-internet.com : Kimlerle çalışıyorsunuz?
Onur Baran Çağlar : Mobil servis platformu olarak yaptığınız platformların en büyük müşterileri operatörler. Şu anda Çalık Grubu’na ait Arnavutluk’taki Eagle Mobile operatörü ile çalışıyoruz. Ayrıca, büyük entegratörlerden Telenity ile görüşüyoruz. Türkiye’deki, büyük bazı Vas operatörlerine altyapı desteği sağlıyoruz. Buralarda, çok ciddi trafikler var ve bu abonelerin ücretlendirilmelerinden yönetimlerine kadar çeşitli destekler sağlıyoruz. Turkcell ile bir grup SMS portali ve platformu üzerinde çalışıyoruz. Ayrıca, Arabistan Yarımadası’nda, Dubai merkezli bazı şirketlerle görüşmelerimiz var.
20 kişilik bir Ar-Ge yapımızla ve sahip olduğumuz bütçelerle bütün dünyayı pazarlama manasında dolaşmamız pek mümkün değil. Rakibimiz olan, bizden çok daha büyük firmalar, devletlerinden çok ciddi destekler alarak olaya daha avantajlı bir konumda başlıyorlar. Bu durumda müşterileri tabiri caizse ‘çalmanız’ ya da yeni bir şeylerle onları ikna etmeniz lazım. Burada bizim ulaşmak istediğimiz kişiler; entegratörler. Hali hazırda, platformlarıyla operatörün içinde olan entegratörler vasıtasıyla kaynaklara ulaşmak istiyoruz ki bu da bizim için bir satış ve pazarlama avantajı anlamına geliyor. Biz, netice itibariyle gelir paylaşımı modelinden gelen insanlarız.
Operatörün, bir küçüğü olarak nitelendirebileceğimiz MVNO’larla da bazı çalışmalarımız var. Onların, mobil servis platformları , içerik yönetim sistemleri, abone portalları, topluluk çözümleri gibi Vas eko sistemlerini kendilerine sağlayabiliyoruz. Bu arada, Facebook gibi her kesi kapsayan, her kesin abone olduğu platformların sonu geliyor. Biz, vertical dediğimiz, doktorlar, avukatlar, anneler, çocuklar gibi konusuna ve temasına göre ayrılan communitylerin gelişeceğine inanıyoruz. Biz, bu amaçla, tamamiyle aileyi temel alan ‘Ebeveynizbiz’ diye bir protal oluşturduk. Burada da, kullanıcılara, aileyi ilgilendirebilecek makalelerden tutun da, ailelerin bir birlerinin profillerine bakabildikleri, onların ajandalarına ve eventlerine bakabildikleri bir paylaşım platformu sunuyoruz.
turk-internet.com : Kriz sizi nasıl etkiledi?
Onur Baran Çağlar : Teknoloji ve telekomünikasyon alanında kriz, bir parça etkili olsa da, bizim bir miktar birikimimiz varsa, bunları ileriye dönük daha iyi ortamlar hazırlamak için kullanmamız gerektiğini düşünüyorum. Biz de, bu perspektiften bakarak geleceğe yatırım yapmaya ve adam almaya devam ediyoruz.
Platform yatırımlarımıza devam ediyoruz. O açıdan, ğer kriz vurdu mu diye soruyorsanız; evet, ama biz hissettirmemeye çalışıyoruz. Bunun yanında, askerde uygulanan kural gibi boş durmamak gerekiyor. Biz şu anda onu yapıyoruz. Müşterisi olsun ve ya olmasın inandığımız projelere yatırım yapmayı sürdürüyoruz.
turk-internet.com : Dış pazarlarla ilgili ne gibi problemler yaşıyorsunuz?
Onur Baran Çağlar : En fazla tanıtım konusunda sorunlar yaşayabileceğimizi düşünüyorum. Nasıl Türkiye’nin turizmde ciddi bir tanıtım sıkıntısı varsa, bunun bir benzerini biz teknolojide yaşıyoruz. Nasıl daha iyi satarız ve pazarlarız odaklanmamız gereken ana konulardan birini oluşturuyor. Benim de, şirketin genel müdürü olarak ana misyonum bu. Bu konularda daha başarılı olabilmek adına yurt dışındaki konferanslar ile fuarlara katılıyoruz. Oralarda ve internet üzerindeki bazı iş ağları kanalıyla networkler oluşturmaya çalışıyoruz.
turk-internet.com : Önümüzdeki dönem için neler öngörüyorsunuz?
Onur Baran Çağlar : Haziran, Temmuz gibi 3G ile beraber mobil trafiğin daha da artacağını öngörüyorum. Bu nedenle de, 2009 ve 2010’da mobil reklam, mobil networkler, mobil affiliate gibi alanları kendimize hedef alanlar olarak belirledik. Öte yandan sosyal ağların mobil IM bacağını kurmak istiyoruz.



Kaynak : 