Teknolojinin yükselmesi ile birlikte hayatımıza giren önemli bir yatırım aracı “Kitlesel Fonlama”. Buna dair ülkemizde de, dünyada da bir çok hareket var. Kitlesel fonlama, bankalar ya da büyük yatırımcılardan para bulamayacak olan küçük girişimcinin, bir projeyi veya girişimi genellikle internet üzerinden çok sayıda kişiden para toplayarak finanse etme uygulamasıdır. Alternatif bir finansman biçimidir.
Ama ABD’de 2025’in kitlesel fonlamalarını raporlayan GoFundMe’ye göre, durum projeleri ya da startupları fonlamadan çıkmış, zor zamanları fonlamaya yani bağışlara dönüşmüş. Bu rapor tabii ki, dünyada da gündelik hayatı sürdürmeye yönelik ekonomik yeterliliğin zorlanmaya başladığını gösteriyor.
GoFundMe bireylerin ve kar amacı gütmeyen kuruluşların krizler, dönüm noktaları ve fırsat anlarında birbirlerini desteklemek için platformda nasıl bir araya geldiklerine dair kapsamlı bir bakış sunan 2025 Yılın Yardım Raporu’nu yeni yayınladı. Rapora göre, 2025 yılında ABD’de gıda, barınma, kira, faturalar ve market alışverişi gibi temel ihtiyaçlar için yapılan bağış toplama kampanyaları önemli ölçüde arttı. Yani bu yıl hayırseverlik kategorisi en hızlı büyüyen kategori oldu, arkasından Aylık Faturalar ve İnanç kategorileri izledi.
GoFundMe, 2025 için gıda, barınma, kira, faturalar ve market alışverişi gibi temel ihtiyaçlar için yapılan bağış toplama kampanyalarının (kira, faturalar, market alışverişi vb.) önceki yıllarda da arttığını ama 2025’te yaklaşık %20 daha artarak birinci sıraya çıktığını raporlamış.
Bu habere bir arkadaşım, “Herhalde isim ya da kafa karışıklığı. Kitlesel fonlama bir çeşit melek yatırımcılığı, burada bahsedilen ise bağış” diyerek tepki verdi ama olayın enteresanlığı tam da burada. Çünkü ABD’de yatırımcılardan para alamayacak durumda olan startup’ların para toplayabilmesi için kurulmuş olan GoFundMe, 2025 raporu ile günümüzün zorlayıcı ekonomik koşullarını raporlamış oldu.
Özellikle gıda ile ilgili kampanyalar, platformdaki en yaygın kitlesel fonlama nedeni oldu. Temel ihtiyaçlar için yapılan bağış toplama kampanyalarındaki artış, Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, İngiltere ve Avustralya dahil olmak üzere büyük İngilizce konuşulan pazarlarda görüldü. GoFundMe’nin bu ülkeleri kapsaması nedeniyle olabilir. Çünkü ülkemizde de bu tür kampanyaları “Askıda İhtiyaç” başlığı ile çoktandır görüyoruz. Örneğin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin https://askidafatura.ibb.gov.tr/ yaklaşımı da bunun bir örneği.
2025 yılında GoFundMe kullanıcılarının milyonlarca bu tür bağış yaptığı kaydediliyor. Örneğin, bireylere 47+ milyon kere ve kar amacı gütmeyen kuruluşlara 32 milyon kere bağış yapıldığı raporlandı.
Başka bir deyişle, kitlesel fonlama giderek artan bir şekilde finansal bir güvenlik ağı olarak kullanılıyor – sadece acil durumlar veya tıbbi faturalar için değil, yeterli yiyeceğe sahip olmak ve başın üstünde bir çatıya sahip olmak gibi günlük hayatta kalma ihtiyaçları için de kullanılabiliyor.
Uzmanlar ve GoFundMe CEO’su Tim Cadogan, bu trendi ABD’de birçok insanın 2025’te karşı karşıya kaldığı ekonomik baskıların bir yansıması olarak yorumluyor:
- Artan yaşam maliyeti :ABD’de ücret artışlarının yavaşlaması, daha yavaş işe alımlar ve temel ihtiyaçlar için daha yüksek maliyetler, birçok insanın temel giderlerini karşılamakta zorlandığı dönem oldu.
- Geleneksel sosyal güvenlik ağları sorunlu : Bazı durumlarda, ABD hükümet programları (örneğin, ABD’deki SNAP gibi gıda yardımı programları) aksadı veya kesildi; bu da gıda ile ilgili bağış toplama faaliyetlerinde artışla ilişkilendirildi.
GoFundMe gibi platformlar, yaratıcı projeler, acil durumlar veya tıbbi faturalar için para toplamak amacıyla kuruldu. Şimdilerde yani 2025 yılında ise, devam eden temel ihtiyaçları karşılamaya yardımcı olmak için çok daha sık kullanılıyorlar. Temel ihtiyaçlar için bağış toplama kampanyalarındaki artış, daha önce dış yardıma ihtiyaç duymadan idare edebilecek olanların bile kira, gıda ve fatura masraflarıyla mücadele ettiğini gösteriyor.
Dolayısıyla ülkemizde de bu tür yardımlaşma ortamlarının artması ve belki az sayıdaki kitlesel fonlama platformlarının, bu tür yardımlaşmaya açık olmaları gerekli. Umarız haberimiz katkıda bulunur.
Yine de hatırlatalım, kitlesel fonlama kısmi bir topluluk güvenlik ağı olarak işlev görüyor, ancak uzmanlar bunun kurumsal sosyal desteğin yerini alamayacağını ve daha derin ekonomik stresi gizleyebileceğini savunuyor.
Bu istatistiklerin bir yandan teknolojinin insanları ve amaçları daha kolay, hızlı ve etkili bir şekilde desteklemek için nasıl kullanılabileceğini gösterirken, diğer yandan ABD’nin –ve muhtemelen dünyanın– girdiği yeni dönemde, paranın çok küçük bir kesimin (%1) elinde toplandığını ve halkın çoğunluğunda sıkıntıların arttığına da işaret ettiğini unutmamak lazım.



Kaynak : 