Rusya, aylardır gerçekleştirdiği en büyük hava saldırılarından birinde Ukrayna’nın birçok bölgesine drone ve füze saldırısı düzenledi. Saldırıda, aralarında bir çocuğun da bulunduğu en az üç sivil öldü ve kış şartlarının başlamasıyla birlikte yaygın elektrik kesintileri yaşandı.
Askeri ve hükümet raporlarına göre, Ukrayna genelindeki hedeflere 650’den fazla drone ve yaklaşık 30-38 füze ateşlendi. Ukrayna hava savunmasının gelen tehditlerin çoğunu düşürdüğü, ancak onlarcasının yerleşim alanlarına ulaştığı bildirildi.
Saldırı, en az 13 bölgedeki konut binalarını, enerji altyapısını ve kritik kamu hizmetlerini hedef alarak yaygın elektrik kesintilerine ve evlerde ve ticari tesislerde hasara yol açtı. Enerji şebekesinde önemli hasar meydana geldiği bildirildi ve yetkililer bazı batı bölgelerinde acil elektrik kesintileri uygulamak zorunda kaldı. Evler ve liman tesisleri de dahil olmak üzere sivil altyapıda ek hasar meydana geldi.
Polonya ve NATO müttefikleri, saldırının kapsamı ve yönü nedeniyle sınırlarına yakın bölgelerde jetlerini havalandırarak ve hava savunma hazırlıklarını artırarak karşılık verdi.
Saldırı, Rusya-Ukrayna Savaşı’nda birden fazla cephede yoğunlaşan düşmanlıkların yaşandığı ve her iki tarafın da tarihsel olarak insani ara verme konusunda müzakere ettiği Noel’den sadece birkaç gün önce gerçekleşti. Çoğu gözlemci ve Ukraynalı yetkililer, saldırıyı herhangi bir tek olaya yönelik doğrudan, tekil bir misilleme olarak değil, Rusya’nın Ukrayna’nın altyapısını ve direncini zayıflatmaya yönelik devam eden kampanyasının bir parçası olarak görüyor.
İnsansız hava araçları ve uzun menzilli füzeleri birleştiren saldırının ölçeği, giderek daha sofistike hale gelen Rus hava savaşı stratejisini yansıtıyor. Kış aylarında enerji altyapısını hedef almak, Ukrayna’nın büyük bir bölümünde sivillerin zorluklarını artırıyor ve günlük yaşamı aksatıyor.
Rusya’nın Ukrayna’ya son İHA saldırısı, misilleme mi ?
Bu, büyük olasılıkla bir misilleme döngüsünün parçası olarak değerlendiriliyor. Bir çok olayla bağlantılanıyor. Örneğin, Ukrayna’nın son zamanlarda Karadeniz’deki taşımacılık yapan gemilere, limanlara, Rusya bağlantılı gemilere veya lojistik araçlarına yaptığı saldırılar var.
Rusya insansız hava araçlarını, Ukrayna hava savunmasını tüketmek, Ukrayna’yı önleme uçaklarını kullanmaya zorlamak ve gece saldırılarını normalleştirmek için kullanıyor. Yani drone saldırılarını yıpratıcı eylem olarak gerçekleştiriyor. Özetle, stratejik hedeflere artık füzeler olmadan ulaşılabiliyor.
İnsansız hava aracı saldırıları genellikle Karadeniz’deki gemi saldırıları ya da Rusya topraklarının derinliğine giren Ukrayna saldırıları sonrasında başlatılıyor ve “Karşılık vereceğiz, ancak kendi şartlarımızda, büyük ölçekte ve sürekli olarak” mesajı verildiği kaydediliyor.
İnsansız hava araçları artık belirsiz stratejik silahlar. Resmi bir açıklama olmadan misilleme için idealdirler. Rusya’nın son saldırıları nınmisilleme + yıpratma + sinyal verme modeline uyduğu raporlanıyor. Bu Üçüncü Dünya Savaşı değil. Ancak ekim ayında Ukrayna’nın yaptığı gibi nükleer kapasiteli varlıkların yakınındaki saldırılar, nükleer olmasa bile tehlikelidir
Ukrayna’nın Ekimdeki Drone Saldırısı
Ekim başında, Ukrayna’ya ait uzun menzilli insansız hava araçları, Rus topraklarının derinliklerindeki Rus askeri havaalanlarına saldırdı veya saldırmaya teşebbüs etti.
Bu havaalanlarının, nükleer silah taşıma kapasitesine sahip Tu-95 ve Tu-22M bombardıman uçakları da dahil olmak üzere stratejik havacılık varlıklarına ev sahipliği yaptığı biliniyor. Bu uçaklar, Rusya’nın stratejik caydırıcılık altyapısının bir parçası. Saldırıların Ukrayna’ya füze fırlatma kabiliyeti olan üslere yapıldığı raporlandı.
Rus nükleer silahlarının veya bombardıman uçaklarının imha edildiğine dair teyit edilmiş bir kanıt yok. Ama Ukrayna 70+ milyar $ hasar iddia ediyor. Ama fiziki hasardan daha önemlisi siyasi etkisi oldu.
Geniş perspektiften bakıldığında, insansız hava araçları artık misilleme ve sinyal verme amacıyla kullanılan, büyük bir tırmanmanın eşiğinin altında kalan ancak uzun vadeli yanlış hesaplama riskini artıran normalleşmiş bir araç haline geldi.
Türkiye’de Bulunan Drone’lar Ne Anlama Geliyor
Yabancı insansız hava araçlarının (İHA) Türk hava sahasına girmesi konusunda 3 olası kategori var (en az tehlikeliden en tehlikeliye):
1) Navigasyon sapması veya teknik arıza : GPS kaybı ya da elektronik savaş paraziti. Ancak üstüste 3 İHA’nın görülmesi, bu olasılığı azaltıyor.
2) İstihbarat araştırması (en olası) : İHA’lar radar kapsama alanını test etmek, tepki sürelerini haritalamak, hava savunmasındaki boşlukları belirlemek, komuta davranışını gözlemlemek için kullanılıyor.
Türkiye, Karadeniz, NATO hava sahası, Orta Doğu koridorları üzerinde ve bölgelerin kesişim noktasında yer alıyor. Bu nedenle Türkiye’yi araştırmak, birden fazla aktör için stratejik olarak beklenilebilir bir hareket olarak değerlendiriliyor. Sonuçta Türkiye’nin konumu son derece hassas.
3) Gerilimi artırma sinyali : Hava sahasına yakın veya içine gönderildiğinde, İHA’lar erişim sinyali verir, siyasi toleransı test eder, “bu alana dokunabiliriz” mesajını iletir
Olayları kısaca hatırlatalım; 15 Aralık 2025’te Türk Hava Kuvvetleri, Karadeniz’den Türkiye hava sahasına giren bir insansız hava aracını (İHA) düşürmek için F-16 savaş uçaklarını havalandırdı. Savunma Bakanlığı, İHA’nın “kontrol dışı” olduğunu ve sivillere ve sivil hava trafiğine zarar vermemek için güvenli bir alanda durdurulup imha edildiğini söyledi.
Arkasından geçtiğimiz hafta Türkiye’de birden fazla İHA bulundu ve bu durum resmi soruşturmalara ve güvenlik uyarılarına yol açtı. 19-20 Aralık 2025 tarihlerinde Türk yetkililer, Türkiye’nin kuzeybatısında en az iki insansız hava aracının düştüğünü bildirdi. Yani kısa bir süre içinde toplam 3 insansız hava aracı olayı.
Yerel halk, bu insansız hava araçlarından birini Türk topraklarında büyük ölçüde sağlam halde buldu ve tam olarak nasıl ve neden düştüğünü belirlemek için soruşturmalar devam ediyor. İçişleri Bakanlığı’nın ön değerlendirmelerine göre, Kocaeli ili İzmit yakınlarında düşen insansız hava aracının Rus yapımı Orlan-10 keşif insansız hava aracı olduğu düşünülüyor. Düşen İHA’nın kökeni hala analiz ediliyor; parçalar etrafa saçıldı ve resmi kimlik tespiti bekleniyor.
Türk yetkililerin, hem Rusya’yı hem de Ukrayna’yı Karadeniz operasyonlarında bölgesel güvenliği etkileyebilecek olaylardan kaçınmak için dikkatli olmaları konusunda uyardığı kaydediliyor. Savaşın İHA faaliyetleri – deniz İHA’ları ve keşif görevleri de dahil olmak üzere – hava sahası ihlali riskini artırdı.
Özetle uzmanlara göre, Türkiye’nin hava sahasındaki olaylar muhtemelen tesadüf değil, yoklama, analiz etme amaçlıdır.



Kaynak : 