TBMM’de “Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu” toplantısında açıklanan RTÜK verileri, Türkiye’de gençlerin medya alışkanlıklarının değiştiğini ve aile denetiminin sosyal medya alanında büyük ölçüde zayıf olduğunu gösteriyor. Komisyona sunulan verilere göre gençlerin yüzde 82’sinin ailesinden gizli kullandığı en az bir sosyal medya hesabı bulunuyor.
Bu veri, RTÜK’ün 2022’de yayımladığı “Gençlerin Medya Kullanımı ve Dijital Okuryazarlık Araştırması” ile birlikte değerlendirildiğinde Türkiye’de gençlerin medya dünyasının büyük ölçüde ailelerin gözetiminin dışında şekillendiği iddiası var.
Sosyal medya gençlerin ana medya alanı haline geldi
RTÜK araştırmasına göre Türkiye’de gençlerin yaklaşık yüzde 90’ının en az bir sosyal medya hesabı bulunuyor ve günlük sosyal medya kullanım süresi ortalama 3–4 saat arasında değişiyor. Buna karşılık televizyon izleme süresindeki düşüş dikkat çekici.
TBMM’de paylaşılan verilere göre gençlerin günlük televizyon izleme süresi:
- 2018’de yaklaşık 2 saat 50 dakika
- 2022’de 1 saat 40 dakika
- 2025’te ise 40 dakikanın altına
gerilemiş durumda.
Bu tablo, Türkiye’de medya tüketiminin klasik yayıncılıktan algoritma temelli platformlara kaydığını gösteriyor.
Ailelerin bildiği hesap ile kullanılan hesap farklı
Araştırmanın en çarpıcı bulgusu ise gençlerin sosyal medya kullanımında “çift hesap” davranışı. Gençlerin önemli bir bölümü ailelerinin bildiği bir sosyal medya hesabı dışında gizli bir hesap kullanıyor.
Bu durum aile denetiminin büyük ölçüde sembolik hale geldiğini ve bu nedenle gençlerin maruz kaldığı içeriklerin aileler tarafından bilinmediğine işaret ediyor. Bu durumda, dijital riskler (zorbalık, manipülasyon, suç ağları) daha görünmez hale geliyor. Uzmanlara göre bu tablo, geleneksel ebeveyn kontrolünün dijital ortamda etkisini kaybettiğini gösteriyor.
Gençler bile sosyal medyada yaş sınırı istiyor
RTÜK anketi hangi gençlerle yapıldı sordu bilmiyoruz ama araştırmanın dikkat çekici bir başka sonucu ise gençlerin sosyal medyaya ilişkin düzenleme beklentisi. RTÜK verilerine göre gençlerin yüzde 88’i sosyal medya için yaş sınırı olması gerektiğini düşünüyor ve önerilen yaş sınırının ortalaması 16.
RTÜK yorumuna göre, bu sonuç sosyal medya platformlarının çocuklar üzerindeki etkisine ilişkin tartışmanın yalnızca ebeveynler veya devlet kurumları tarafından değil, gençler tarafından da fark edildiğini gösteriyor.
Dijital okuryazarlık sorunu sürüyor
Araştırmada gençlerin dijital okuryazarlık düzeyinin de homojen olmadığı görülüyor. Katılımcıların yaklaşık yüzde 57’si yüksek dijital okuryazarlık seviyesine sahip olduğunu belirtirken, geri kalan önemli bir kesim orta veya düşük seviyede kalıyor.
Bu durum, dezenformasyona maruz kalma, çevrimiçi dolandırıcılık, dijital zorbalık ve manipülatif içeriklere maruz olma tehlikesi taşıyor.
Uzmanlara göre sosyal medya kullanımının artması tek başına bir sorun değil; asıl sorun kullanım hızının dijital okuryazarlık eğitiminden çok daha hızlı artması.
Medya düzenlemeleri tartışması yeniden gündemde
TBMM’de yapılan bu sunumlar, AKP hükümetinin 15 yaş altına sosyal medya yasaklaması yapması için bir zemin sağlıyor. RTÜK ve BTK’nın çevrimiçi güvenlik ve medya içerikleri konusunda yeni çalışmalar yürüttüğü belirtiliyor.
Ancak uzmanlar, sorunun yalnızca regülasyonla çözülemeyeceğini vurguluyor. Çünkü gençlerin medya dünyası artık, küresel platformların algoritmaları, akran ağları ve kapalı sosyal medya grupları ile şekilleniyor. Sosyal medya artık gençler için sadece bir iletişim aracı değil; haber alma, sosyalleşme ve kimlik oluşturma alanı haline gelmiş durumda.
Bu nedenle uzmanlara göre Türkiye’de tartışılması gereken temel soru şu:
“Gençlerin dijital dünyası daha fazla yasakla mı, yoksa daha güçlü dijital okuryazarlık ve medya eğitimiyle mi yönetilecek?”
Bu sorunun cevabı, Türkiye’de medya politikalarının geleceğini de belirleyecek.



Kaynak : 