Röportajın ilk bölümünü Mehmet Toros : Komşularımızla 3 Yıl Öncesi Mevcut Olmayan Fiber Optik Bağlantılar Kurduk – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Mehmet Torosla söyleşimize kaldığımız yerden devam ediyoruz :
turk-internet.com: Bu bağlantıları nasıl gerçekleştirdiniz?
Mehmet Toros: Stratejimizi oluştururken, aktif yurtdışı pazarlama faaliyeti de yürütmekteyiz. Bununla birlikte bize avantaj sağlayan durumlar da oluştu tabi, Türkiye’nin komşuları ile ilişkileri bağlamında gelişmeler yaşandı.
Hedefimiz sadece sınır komşumuz olan ülkeler değil, bu ülkelerin de ötesine gitmek. Bunu adım adım yapmamız gerekiyor. Birincisi Orta Asya ve Hazar Bölgesi ülkeleri, onun ötesinde de Çin var. Benzer biçimde Hindistan yani Güney Asya’ya da bir yol açmak.
Türk Telekom, buralarda olacak tabi ama işbirlikleri de yapmak zorundayız. Türkiye’yi Hub yapabilmek için diğer operatörlerle, yurtdışındaki operatörlerle veya yurtdışındaki alternatif işletmecilerle de işbirliği yapma durumu ortaya çıkıyor.
Turk-internet.com : Avrupa tarafında neler yapıyorsunuz?
Mehmet Toros: Batı Avrupa pazarı artık doymuş durumda. Avrupa ülkelerine katma değerli ürünlerle gidiyoruz özellikle Orta Doğu ve Orta Asya’ya internet bağlantısı hizmeti veriyoruz. Bu hizmet iki türlü veriliyor; clear channel dediğimiz boş erişim kapasitesi yani boş iletişim yolu, bununla birlikte yurt içi veya yurt dışındaki POP’larımızdan IP bağlantısı sunuyoruz. Avrupa’da penetrasyona baktığınız zaman, internet penetrasyonu hane bazında çok yüksek. Avrupa ortalaması % 58-60’lar mertebesinde.
Ortadoğu ve Orta Asya da internet penetrasyonu yüzde 3-4’ler seviyesinde, çok düşük. İstatistikler Ortadoğu’nun internet, veri ve ses trafiği açısından gelişmeye çok açık olduğunu gösteriyor.
Örneğin İran’da mobil kullanıcı sayısı arttığı gibi, ev ve iş yeri telefonu abone sayısı da artıyor. Demek ki orada hala bir boşluk, bir potansiyel var. Bu rağmen geniş bant ve internet erişimi çok düşük.
Yurtdışındaki operatör, kurum ve şirketlere giderken, projeksiyonumuz doğrultusunda Türk Telekom’un ve grup şirketlerimizin ürünlerini de götürüyoruz. Şu an elimizde Sebit’in Vitamin ürünü var. Arapçaya çevrildi, bunu Saudi Telecom üzerinden Suudi Arabistan’a verdik. Oradaki eğitim kurumlarında Arapça versiyonu ile kullanılmaya başlanacak
Turk-internet.com : Peki ama bizim müfredatla aynı mı oradaki müfredat?
Mehmet Toros : Vitamin her ülkedeki eğitim müfredatına uygun olarak hazırlanıyor. Ülkemizde fen, matematik, tarih, coğrafya konularını içeriyor diğer ülkelerde fizik ve matematik ağırlıklı ve o ülkenin ana diline çevriliyor ve müfredatına uyarlanıyor.
ABD’de “Adaptive Curriculum” markasıyla çeşitli ödüller aldı. Vitamin’in, pazar dinamiklerini değiştirecek bir eğitim yazılımı olması sağlandı. Aynı şekilde şimdi Meksika, Azerbaycan ve Hindistan ile görüşülüyor.
Vitamin’i giderken yanımızda götürüyoruz. Sadece Vitamini de değil, Argela’nın İnvova’nın dış pazarlara satabileceği ürünlerle ilgili tanıtımlarını yapıyoruz. Bundan sonra, oyun programları yani Sobee’nin ürünleri de olacak.
Röportajın devamını Mehmet Toros: Türkiye’deki Trafiğin % 65-70’i Yurtdışına, % 30-35’i Yurtiçindeki İçeriklere – 3 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 