Yapay zekâ devriminin sembol şirketi haline gelen Nvidia hakkında yayınlanan dikkat çekici bir analiz, teknoloji ve yatırım dünyasında yeni bir tartışma başlattı. “Nvidia Sıfıra İniyor” başlıklı analizde yatırımcı ve yazar E.W. Westenberg, Nvidia’nın teknolojik üstünlüğünü değil, mevcut piyasa değerlemesini sorguluyor ve şirketin önümüzdeki on yılda yatırımcılarına reel anlamda sıfıra yakın getiri sağlayabileceğini savunuyor.
Yazının temel argümanı oldukça basit: Tarihte büyük sermaye harcaması (capex) döngülerinin kazananı, genellikle teknoloji satanlar değil teknolojiyi kullananlar oldu. Demiryolları, elektrik şebekeleri, telekom şirketleri, fiber optik ağlar ve hatta internetin ilk dönemindeki Cisco örneği buna kanıt olarak gösteriliyor. Analize göre, bu şirketlerin sunduğu teknoloji dünyayı değiştirdi, ancak hissedarları çoğu zaman beklenen getiriyi elde edemedi. Cisco hissesi örneğinde yatırımcıların dot-com zirvesindeki seviyelere dönmesi 25 yıldan fazla sürdü.
Westenberg’e göre bugün Nvidia benzer bir konumda bulunuyor. Şirket yapay zekâ veri merkezi patlamasının merkezinde yer alıyor ve Microsoft, gelirlerinin büyük bölümünü Amazon, Google ile Meta gibi birkaç büyük müşteri oluşturuyor. Ancak yazar, bu şirketlerin kendi yapay zekâ işlemcilerini geliştirmeye başladığına, Broadcom gibi alternatiflerin yükseldiğine ve yapay zekâ altyapısındaki aşırı yatırımın zamanla kapasite fazlası yaratabileceğine dikkat çekiyor.
Peki Bu Tez Doğru Mu?
Analiz güçlü tarihsel örnekler sunsa da tartışmalı yönleri de bulunuyor. Nvidia bugün Cisco’nun 2000 yılındaki durumundan bazı açılardan farklı. Şirket yalnızca donanım üretmiyor; CUDA yazılım ekosistemi, yapay zekâ geliştirme araçları ve veri merkezi çözümleriyle güçlü bir platform etkisine sahip. Birçok uzman, Nvidia’nın avantajının yalnızca çiplerden değil, yıllardır oluşturduğu yazılım altyapısından kaynaklandığını belirtiyor.
Öte yandan yazının işaret ettiği riskler de yabana atılmıyor. Yapay zekâ yatırımlarının büyük kısmı bugün yalnızca birkaç hiper ölçekli şirket tarafından finanse ediliyor. Bu şirketlerden herhangi birinin veri merkezi yatırımlarını yavaşlatması veya kendi çiplerine yönelmesi Nvidia’nın büyüme hızını etkileyebilir. Nitekim Google’ın TPU’ları, Amazon’un Trainium ailesi ve Microsoft’un Maia işlemcileri bunun ilk işaretleri olarak görülüyor.
Asıl Soru Nvidia Değil, Yapay Zekâ Balonu Mu?
Bu nedenle tartışma aslında Nvidia’nın geleceğinden çok yapay zekâ ekonomisinin geleceğine odaklanıyor. Tarihte demiryolları, fiber optik ağlar ve elektrik altyapıları dünyayı değiştirdi ancak ilk yatırımcıların büyük bölümü servet kaybetti. Yapay zekâ çağında da benzer bir senaryo yaşanabilir mi?
Bir görüşe göre Nvidia yeni çağın Cisco’su olacak ve teknoloji doğru çıksa bile hissedarlar yıllarca düşük getiriye mahkûm kalacak. Karşı görüş ise yapay zekânın önceki teknolojik dönüşümlerden çok daha geniş bir ekonomik etki yaratacağını ve Nvidia’nın yalnızca bir donanım üreticisi değil, yeni dijital ekonominin temel platformlarından biri olduğunu savunuyor.
Kesin olan şu ki, Nvidia’nın değeri artık yalnızca bilançosuyla değil, yapay zekânın insanlık tarihindeki en büyük teknolojik dönüşüm olup olmayacağına dair beklentilerle ölçülüyor. Bu nedenle tartışma sadece bir şirketin geleceği değil, yapay zekâ ekonomisinin sürdürülebilirliği hakkında da önemli ipuçları veriyor.
Yazı tamamen yanlış olmayabilir ama başlığı (“Nvidia Sıfıra İniyor”) oldukça provokatif. Nvidia’nın sıfıra gitmesi değil, hissenin mevcut değerlemesinin aşırı iyimser olabileceği iddia ediliyor. Tarihsel olarak Cisco, Nortel ve Lucent örnekleri gerçekten var. Ancak Nvidia’nın CUDA ekosistemi ve AI yazılım katmanı, onu geçmişteki birçok altyapı şirketinden ayırıyor. Bu nedenle “Nvidia çökecek” demekten çok, “Nvidia mükemmel bir şirket olsa bile hissesi beklenenden düşük getiri sağlayabilir” demek daha doğru olur.



Kaynak : 