Kapsama alanı, sadece Türkiye’de karşılaşılan bir sorun değil. İngiltere’de, konuyu masaya yatıran bir panel benzer şikayetlerle karşılaşan operatörlerin, sorunların aşılabilmesi için daha fazla çalışmaları gerektiğini açıkladı.
Bağımsız regülasyon ve rekabet kuruluşu Ofcom’un, danışmanlık yaptığı bir tüketici panelinde; “önce dene, sonra al” modeli çözüm olarak öne çıkıyor. Aslına bakarsanız oldukça mantıklı bir yaklaşım. Zira, alıp sonradan pişman olana kadar, kısa bir deneme sürecinin ardından operatörüne karar verebilmek kullanıcı için güzel. Bu, reklamlarında “yüzde 99 kapsama alanı” şeklinde iddialı ifadeler kullanan operatörler için zorlayıcı olabilir.
İngiltere’deki, panele geri dönecek olursak, Ofcom’un verilerine göre; tüketicilerle KOBİ’lerin 3’te 1’i kapsama sorunuyla karşılaştıklarını ifade ediyorlar. Operatörlerse bu tür sorunların kimi zaman kendi kontrolleri dışındaki bir takım faktörlerden kaynaklanabildiği hatırlatmasını yapıyorlar.
Türkiye’de, de görüldüğü üzere mobil operatörler birbirleri ardına yeni servisler duyurmayı sürdürüyorlar. Ancak, kullanıcılar çok daha yüksek katmadeğer sağlayabilecek bu servislerden önce ‘kapsama alanı’ konusunun önceliklendirilmesi gereğini dile getiriyorlar. Burası önemli, zira bir kere kullanıcısını ‘kontrat hapsine’ alan operatör, şebeke kalitesi ne olursa olsun abonelerinden 2 yıl boyunca kendisine sadakat göstermesini bekliyor.
Kullanıcı beklentileri karşısında cesur adım atan mobil operatör O2, kullanıcılarına her hangi bir paketi satın almadan önce deneyebilme olanağını sunuyor. Her hangi bir paket satın alan abone, memnun kalmadığı taktirde 14 gün içerisinde kontratını feshedebiliyor.
Teknoloji boyutunda bir çok açıdan Avrupa, hatta Amerika’nın ilerisine giden mobil telekomünikasyon sektörünün, O2’nin sunduğu çözümleri Türkiye’de adapte etmesi sanıyorum aboneleri mutlu ederdi.

Kaynak : 