Erzurum’da öldürülen 12 yaşındaki Musa Kang haberi 2-3 gündür TV’larda ve gazetelerde en önemli konular arasında. Haberin detayları arasında, Musa’nın online oyun oynadığı ve bu konuda “para kazanacak” kadar başarılı olduğu haberleri var. Ama bir yandan da şansız çocuğun kendi ailesinin bu durumu farkında olmadığı görülüyor. Çünkü aile “başka bir neden” olması gerektiği ve bilgisayar konusunda çocuğun o kadar da başarılı olmadığı şeklinde beyanat veriyorlar.
Olayın konuşulmayan birkaç boyutuna dikkati çekmek istiyoruz.
Online Oyun Sektörü Önlenemez ve Çok Büyük
Online oyun sektörü, bütün dünyada önlemez bir şekilde büyüyor. Oyunların çoğunluğu ücretsiz bir şekilde oynanıyor ama oyun içinde, kahramanların daha başarılı olması için, örneğin silah sahibi olması için para ödenebiliyor. İşte uzmanlar, bu silahların alınması için ödenen paraların, örneğin ülkemizde yılda 1 milyar $’ın üstünde bir hacme sahip olduğu iddiasındalar.
Tabi internet mecrasının klasik sorunu bu gelirden vergi alınamaması, herzamanki gibi gündemin baş sırasında. Türkiye’de çok popüler olan tüm oyunlar, yurtdışından geliyor. Ödenen paralar da doğrudan yurtdışına gidiyor.
Bu konuda bir kayıt sistemi olamıyor. Tek kayıt noktası kredi kartları. Zaten oyun sektörünün hacmi konusundaki tahminlerin dayanak noktası da bu kartlarla yapılan harcamalar.
Ancak, olayın “vergi geliri / dışarıya kaçan para” tarafı dışında daha önemli boyutu, kültürel yönü. Bu konunun önemini farkeden Çin[1], 3 yıl önce kendi kültürünü korumak uğruna, kendi vatandaşlarından oyun geliştirenlere her türlü olanağı sunmaya başladı. Ama ülkemizde hükümetten bu alanda ciddi yaklaşımlar göremiyoruz.
Ülkemizde sadece ODTÜ Teknopark’da kurulan ATOM’un öncülük ettiği bir yaklaşım sözkonusu, Ayrıca Türk Telekom da [2] bu yıl Sobee’yi satın alarak, yıllarını bu konuya vakfetmiş olan oyun geliştirici Mevlut Dinç’i desteklemeye başladı. Ancak bunlar yeterli değil. Oyun geliştiricilerin bir takım teşviklere ihtiyaçları ve gelir modeli ile telif hakları sorunları var.
Çünkü çocukların online oyunlardan uzak tutulması mümkün değil. Annesi-babası evde engellese bile, okuldan kaçarak internet cafelere giden çocukların olduğu biliniyor. Zaten Musa olayında olduğu gibi, ailenin farkındalığı da olmayabiliyor.
O zaman belki çocukların oynayacakları oyunların yerli geliştiriciler tarafından yapılmasını teşvik etmek bir çözüm olacaktır. Bu konuda hep birlikte düşünmemiz lazım.
Online Oyun konusunda büyük bir başıboşluk var
Online oyun sektörünün Türkiye açısından bir standardı yok. Demek istediğimiz, bu oyunların çoğunluğu şiddet içeriyor. Ancak bunun normal olup olmadığını bilemiyoruz Geçen yıl görüştüğümüz bir sosyolog, sanal dünyadaki araba oyunlarının ya da şiddet içeren oyunların çocukların beyninde farklı algılar yarattığını belirtmişti.
Buna göre, sanal ortamda araba yarışı yaparken, hızla duvara çarpan çocuk, bir şey olmadan devam ettiği için gerçek hayatta da aynı şeyin olacağını sanabiliyor.
Ya da şiddet içeren bir oyunda, önüne geleni öldüren bir çocuk, gerçek hayatta da ölümü bu kadar basit sanabiliyor.
Tabi bir de, farklı kültürlerin ithali sözkonusu. Örneğin ülkemizde kimi batı ülkelerinde rastlanan “seri katil” ya da “zevk için adam öldüren katil” profiline pek rastlanmıyor. Ama hatırlarsanız, 3 yıl önce Yiğit Bekçe ve Mehmet Karahasan [3] isimli 2 kişi, 20 Ekim 2006’da başladıkları katliamda, Bursa, Adapazarı hattında, 52 saat içinde 7 kişiyi öldürdüler. Oysa bizim ülkemizde bu tür olaylara pek rastlanılmaz.
İşte bu nedenle konunun kültürel boyutunun çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Ancak, yetkililerinin dikkatini mali yön daha fazla çekiyor. Birkaç yıldır, Türk maliyesi inceleme yapmakla birlikte, bu konuda henüz atılmış bir adım bulunmuyor.
Yanısıra, oyunların içeriği konusunda da mevcut bazı çalışmalar olmakla birlikte, genel anlamda bir kural bulunmuyor. Yani şiddetin dozu, ya da içerik konusunda pek bir standart bulunmuyor. Ancak bu konuda Ulaştırma Bakanlığı’nın İnternet Kurulu’nda yapılan bazı çalışmalar var. Yarın bu konuda bir haber yayınlayacağız.
Musa Olayı, Çocukları Para Kazanmaya Yöneltebilir
Tabi bir de şansız Musa’nın ölümünün getirdiği bazı konular var. Gazete ve TV’ler olayı sunarken, Musa’nın online oyun oynamakta ne kadar başarılı olduğu ve hatta oyunları belli bir safhaya getirip sonra birkaç bin TL gibi fiyatlarla sattığı şeklinde ifadelere yer veriyorlar.
Bu ifadenin topluma yayılan bir mesaj yönü var. Buna dikkat etmek lazım. Bazı başka çocuklar, muhtemelen bundan sonra oyun kahramanları yetiştirip, bundan para kazanmak yolunu deneyeceklerdir. En azından bunun hayalini kuracaklardır. Yani, sanal kahramanları belli bir düzeye getirip satmak isteyenler olacaktır.
Bu iyi mi, kötü mü bilemiyorum. Belki bazı çocukların dikkatini, salt oyun oynamak yerine, geliştirici tarafa çekiyor olabilir.
Olayın sunuluşu, ailelerin çocuklarına interneti yasaklamasına neden olabilir
Ama diğer yandan, olayın içinden, bu oyun merakının çocukları “nasıl olduğu henüz anlaşılmamış olsa da”, ölüme götürdüğü mesajı da çıkıyor. Bazı ailelerin zaten kısıtlamak istedikleri internet kullanımı, bu olayla birlikte daha fazla engellenmek istenebilir. Bu ise, çocukların çağdaşlarına nazaran geride kalması anlamına gelecektir.
Oysa, hep söylediğimiz gibi, internet kullanımı, mutlaka ailelerin kontrolü altında olmalı. Bunlar ise çok zor olmayan bazı kurallardır. Örneğin aile filtresi kullanmak, çocuğun bilgisayarının ailenin ortak alanında bir yerde yer alması gibi.
Gerçi engellenmek istense bile, ailenin evi dışında, internet cafelerden de kullanım yapılabiliyor. Bunu da kontrol etmenin baş yolu, çocuğun okul dışı saatlerde ne yaptığının ve okula devamının kontrol edilmesidir. Ayrıca çocuğun para harcama durumu da incelenmelidir.
Sonuçta, 3-4 yıl önceki medyanın gereksiz sansasyonel “çocuk pornosu” haberi[4] nedeniyle huzursuz olan ailelerin, Musa haberiyle daha da huzursuz olması kaçınılmaz.
Tabi bu olay nedeniyle, interneti engellemek değil ama çocuğunun internet kullanımına daha fazla özen göstermek olarak yorumlayan aileler de olabilir. Bu olumlu bir gelişme olacaktır.
Musa Bilgisayar Oyunu Yüzünden mi Öldü?
Bu konu da çok açık değil. Ailesi Musa’nın oyunlar konusunda çok da başarılı olmadığı düşüncesinde. Üstelik çocuğun kendi bilgisayarı da yok. Bu nedenle çocuğun oyun yeteneği abartılı bir şekilde, sadece yerel basının sansasyon araması nedeniyle sunulmuş diye düşünülebilir, ya da belki ailenin farkındalığı zayıf.
Ama bir yandan da arkadaşları bir pişmanlıktan bahsediyorlar. Bu da Musa’nın gerçekten başarılı olması durumunu ve birilerinin hesaplarını hack edip, kızdırmış olma olasılığını akla getiriyor. Çünkü Anadolu’da kısıtlı koşullara rağmen, İngilizce ağırlıklı internetin üzerinde dil bilmemeye rağmen kendini geliştiren çocuklarla karşılaştım. Bu nedenle Musa’nın oyunda başarılı olup, hack yapıyor olması bana pek de inanılmaz gelmiyor.
Not : Oyun pazarı için yetkililer milyon değil milyar $ hacim telafuz ediyorlar. Okuyucumuzun yorumu üzerine yeniden belirtelim.
[1] Çin’den Ulusal Online Oyun Geliştiricilere Eğitim
[2] Türk Telekom Oyun Firması Sobee’yi Satın Aldı
[3] Seri katiller yakalandı
[4] Google Üzerinde Çocuk Pornosu Aramalarında 2009 İtibariyle Türkiye Hangi Sırada?

Kaynak : 