Geçtiğimiz günlerde, İskenderun’da bulunan Arf Teknoloji’nin kurucularından Erkan Demirkan’dan ilgi çeken ve sevindirici bir e-posta aldım. İletisinde, güvenlik konusuna farklı bir bakış açısı geliştirdiklerinden bahseden Demirkan, bir uygulamanın kendisini virüslerden koruyabilmesini, virüs kaynaklı bozulmalarda kendisini onarabilmesini sağlayabildiklerini ifade ediyordu. Çeşitli teknoloji şirketleriyle temasa geçen Demirkan ve arkadaşı, MIT’nin yıllardan beri benzer bir proje üzerinde çalıştığına dikkat çekiyor.
turk-internet.com; Geliştirdiğiniz bu teknolojiye ne ad verdiniz? Böyle bir şey geliştirme fikri nereden icap etti?:
Erkan Demirkan; Geliştirdiğimiz teknolojiye “Nesne Esaslı Koruma” adını verdik. Bilişim adına ticari yazılım üreten herkes şu ya da bu şekilde korsandan şikayetçidir. Yazılım korsanlığı crack (uygulama şifreleme ya da denetim mekanizmalarının aşılması), hack (uygulama şifre ya da denetim mekanizmalarının çözülmesi) vb. tekniklerle yapılmaktadır. Her yazılımcı ya da yazılım firması ürününü bu tip saldırılardan korumak ister. Ancak bu o kadar da basit değildir. Çünkü bunun gibi saldırıları engelleme teknikleri karmaşık ve uygulanması zordur. Dünyada bu yöntemleri uygulanabilir hale dönüştürebilen kişi ve firma sayısı oldukça azdır. Ülkemizde ise durum daha da vahimdir! Araştırma yapılsa sanırım bu tip tekniklerden haberdar olan insan sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Yine bunun gibi uygulamaların diğer bir düşmanı ise virüslerdir. Virüslerden kaynaklı zararlardan hem üreticiler hem de kullanıcılar maddi ve manevi zararlar görmekteler. Bu anlattıklarım göz önüne alındığında şu soru akla geliyor. Bir uygulama crack, hack, disassembly, debug, virüs, vb. etkenleri neden algılayamıyor ve bunlara karşı kendini savunamıyor? Bir uygulama bu tip etkileri tespit edip gerektiğinde önlem alabilir mi? İnsan bağışıklık sistemi yazılımlara uyarlanabilir mi? İşte bizim de üzerinde durduğumuz temel soruları ve felsefemizi bunlar oluşturuyor.
turk-internet.com; Geliştirdiğiniz bu teknolojiden bahsedebilir misiniz?
Erkan Demirkan; Genel olarak ifade edersem teknolojimizin amacı uygulamalara kendisinin farkında olmasını sağlamak. Böyle bir uygulama herhangi bir başka programa ya da müdahaleye ihtiyaç duymadan birim zamanda kendini kontrol edip, gerektiğinde düzeltebilecektir. Üstelik bu yöntem çok hızlıdır ve herhangi bir donanım kaynağına da ihtiyaç duymaz. Bu teknolojinin entegre edildiği iki farklı ürünümüz bulunmakta; Antikor ve Antijen. Antikor, son kullanıcının gereksinimlerine yönelik ürünümüzdür. Antijen ise yazılımcıların ve yazılım firmalarının ihtiyaçları düşünülerek tasarlandı. Teknolojimizin hedefleri arasında sistem geneline uygulamak, oluşabilecek sorunlara karşı kollektif davranan ve çözüm üreten özelde uygulamalar genelde sistemler geliştirmektir. Bunu gerçekleştirdiğimizde bilişim alanında bilinen birçok sorun da kökünden çözülecektir. Özellikle de virüs, hacking, cracking, sistem çökmesi, vb. gibi sorunlar.
turk-internet.com; MIT’te benzer bir proje üzerinde çalışıldığından ne zaman, nasıl haberdar oldunuz?
Erkan Demirkan; MIT Üniversitesinin bu çalışmasına, geçenlerde okuduğum İÜ Bilg.Müh. öğrencilerinin hazırladığı bir web sitesinde rastladım ( http://www.bilisimdergi.com/Kendini-Tamir-Eden-Programlar-9-6.html ). MIT Üniversitesi ve çalışmalarını ortak yürüttükleri firmalarla henüz ortaya koydukları somut birşey olmadığı için şu aşamada görüşme gereği duymadık.
turk-internet.com; Türkiye’de, kimlerden ne gibi destekler aldınız, alıyorsunuz? Çalışmalarınıza ilgi var mı?
Erkan Demirkan; Ülkemizde ne yazık ki bu tip bir teknolojinin geliştirilebileceğine hatta düşününülebileceğine ihtimal veren insan sayısı çok çok az. Biz çalışmalarımızda fiili destek almadık ancak birçok üniversite hocamız ve bilişimle ilgilenen diğer birçok insan sağolsunlar bizlere desteklerini gösterdiler. Konuyu açtığınız için dile getirmek ve kendilerine bir kez daha teşekkür etmek istediğim bu kişiler; Gazi Üniversitesinden Bilg. Müh. Böl. Başkanı Sayın Prof. Dr. Şeref SAĞIROĞLU, Bilgi Üniversitesinden Sayın Yard. Doç. Dr. Leyla KESER BERBER, Maltepe Üniversitesinden Sayın Kadir ÇAMOĞLU, Microsoft Türkiye’den Sayın Mehmet ÜNER, Microsoft Türkiye’den Sayın Necip ÖZYÜCEL, TÜBİTAK UEKAE’den Sayın Tahsin TÜRKÖZ’dür.
turk-internet.com; Bu teknoloji şu anda ne aşamada bulunuyor? Bunun ticarileştirilmesi için ne gibi fikir ve çalışmalarınız var?
Erkan Demirkan : Geliştirmeye devam ettiğimiz teknolojimiz, son kullanıcıların ve yazılım firmalarının kullanımı için hazır durumda bulunuyor. Son kullanıcı ürünümüz Antikor ve yazılım firmaları için hazırladığımız ürünümüz ise Antijen’dir. Ürünün ticarileştirilmesi hususunda her türlü fikre açığız. Ancak; ilk aşamada bayilikler yolu ile gerek ülkemizde gerek dünyanın geneline dağıtımını ve satış ağı oluşturmayı düşünüyoruz, çalışmalarımız da bu yönde ilerliyor. Tarafımıza konu ile ilgili birçok teklif geliyor. Şu anda bunları değerlendiriyoruz. Yakın gelecek (2010-2012) için hedefimiz, teknolojimizi Microsoft Windows işletim sitemlerine tam olarak entegre etmek, teknolojimizi derleyiciler ile birleştirerek doğal bağışıklık sistemli yazılımlar üretilmesini sağlayarak güvenliğe farklı bir bakış açısı getirmek vardır. Yine bu zaman zarfında bütün bilgisayar zararlılarını tespit edecek bir yapay zeka çalışması ve bu çalışmanın ilk olarak sergileneceği ve yine bir ilk olan ulusal anti virüsümüz “Virüs Avcısı”‘nın kullanıcıların beğenisine sunulması bulunmaktadır.
Erkan Demirkan, arkadaşıyla birlikte bugüne kadar geliştirdiklerini ifade ettiği projeler arasında şunları sayıyor:
- Mobil cihazlar için güvenlik ve veritabanı sistemleri geliştirmek,
- Performans üstü veri aktarımı sağlayan TCP/IP protokolleri geliştirmek,
- 32bit işlemciler için yazılımlar geliştirmek,
- Ölçme ve değerlendirme sistemleri için donanım ve yazılımlar geliştirmek,
- Görüntü işleme ve akıllı takip sistemleri geliştirmek.

Kaynak : 