Bu röportajın ilk bölümünü Yard.Doç.Dr.Özdemir : Hakkını Arayan Bilinçli Vatandaşlar Kişisel Gizliliği Sağlar – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
turk-internet.com; Sıradan bir vatandaş, sahibi olduğu verilerin korunmasını nasıl sağlayabilir? İhlal edilmesi durumunda neler yapabilir?
Yard. Doç Dr. Hayrunnisa Özdemir; Aslında Türkiye uygulamasında biraz uğraştırıyor. Yukarıda belirtmiş olduğum gibi, öncellikle ilgili kişi savcıya benim kişisel verilerim benden izin alınmaksızın işleniyor diye şikâyet edebilir. Daha sonra M.K.’da yukarıda belirttiğim doğrudan kişiliği koruyan davalara başvurabilir.
Eğer kişisel verileri GSM operatörleri tarafından hukuka aykırı işlenmişse, davaların yanı sıra bunlara ilave olarak, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun(BTK) abonelerle ilgili bölümüne yapılacak şikâyetler sonucunda da ilgili Kurum kişisel verileri hukuka aykırı işleyen GSM operatörlerine karşı oldukça yüksek para cezaları öngörebilmektedir.
Ülkemizde Veri Koruma Kanunu olsa idi, orada yer alan Veri Koruma Kurumlarına ilgili kişiler başvurur ve onların yerine kurum olayı takip edebilir ve daha kısa sürede ve profesyonel kişilerin yardımıyla hukuka aykırı işlenen kişisel verilerin işlenmesine son verilebilirdi. Ancak henüz bizde bu kurum kurulabilmiş değildir.
turk-internet.com; İnternette, örneğin sosyal ağların, kullanıcılarının bilgilerini sattıkları biliniyor. Peki, bu önlenemez mi?
Yard. Doç Dr. Hayrunnisa Özdemir; Aslında sorun İnternet üzerinden satış yapan mağazaların önem arz etmelerinden sonra keşfedilmiş bir durumdur. Adreslerin satılması ise satan kurumlar için önemli gelir getirebilmektedir. Hatta Amerika’da adreslerin yer aldığı listeler yapılmakta ve söz konusu listeler büyük paralar karşılığında büyük perakende devlerinin müşteri ilişkileri bölümüne gönderilmektedir.
Listede yer alan adresler de, mağazalardan gelen reklamlara maruz kalabilmektedir. Söz konusu reklamlar mail adresinize ya da SMS yoluyla telefonunuza gelebilmektedirler.
Söz konusu reklamlar, kişilerin Anayasa tarafından korunan yalnız kalma haklarını gasp etmektedirler. Yani kişilik haklarına zarar verilmektedir. Ayrıca Rekabet hukuku anlamında adresleri alan işletmeler diğer işletmelerle beraber yapacakları eşit anlamdaki rekabet kurallarını ihlal etmiş olmaktadırlar.
Bu anlamda Ticaret mahkemelerinde dava açılabilir. Rekabeti engellediği ve haksız kazanç elde edildiği gerekçe olarak gösterilebilir. Amerika da verilen bir kararda adresleri bu şekilde alan firmanın rekabete aykırı davrandığından dava açılmış ve hakkında tazminata karar verilmiştir.
turk-internet.com; Kişisel verilerinin satışını engelleyebilmek için kullanıcıların yapabilecekleri şeyler var mı?
Yard. Doç Dr. Hayrunnisa Özdemir; Kişilerin ne yapması gerekir? Aslında kredi kartı ve diğer genel sözleşme niteliği olan sözleşmeler imzalanırken “Ben kişisel verilerimin izin alınmadan verilmesini istemiyorum” ifadesine yer verilmelidir. Ancak bizler GSM aboneliği dahi yaparken neye imza attığımızı bilmiyoruz. Çünkü okumuyoruz.
Kendimiz nakledilmesi için kayıt koyabiliriz. Pek bir yararı olacağını sanmıyorum. Çünkü size olur derler arkadan verilerinizi başkalarına verirler. En iyi denetim Kanuni olanıdır.
Bunun içindir ki, özel olarak Veri Koruma Kanununda adres ticaretinin yasaklanması düzenlenmelidir. Bu sayede direkt olarak başvuru yapılabilsin. Ancak sizler de bu konularda çokça yayın yaparsanız malumuz olduğu üzere medya etkili insanlar bilinçlenir. Bugün Türkiye’de birçok Kurum veri transferiyle para kazanmaktadır. Tüketici mahkemelerine başvurulabilir. Ancak bu seferde mevzuat problemi ortaya çıkar. Ancak bariz bir durum söz konusu olduğunda Tüketici Mahkemelerine de başvurulabilir. Ancak en önemli sorun kişisel verilerinizin kimin tarafından satıldığının tespiti olayında düğümlenmektedir. Çünkü Türkiye’de kişilerin taraf olduğu birçok sözleşme bulunmaktadır. Ayrıca kişiler birçok kuruma kişisel verilerini bildirmektedirler. İşte bütün bunlar için özel olarak düzenlenmiş kanunun olması zorunludur.
Amerika ve Avrupa’da bu tür adres ticaretine karşın özel düzenlemeler yer almaktadır. Ayrıca mahkemelere gelen olaylar sonucunda da caydırıcı tedbirler ve tazminatlar öngörülmektedir.
Sonuç olarak; Global dünyanın vatandaşı olmak ve gelişmelere yabancı kalmamak için teknolojik gelişmeler yakından takip edilmelidir. Ancak teknolojinin yararlarının yanı sıra, kullanıcılarına hayat alanı tanımaması özel hayatlarını elinden alması da zararları arasında zikredilebilmektedir. İngiliz yazar Orwell’ın 1984 adlı romanında belirtilen “Biri Bizi Gözetliyor Sendromu” gün geçtikçe fanteziden gerçeğe dönüşmektedir. İşte bu nedenledir ki, yasa koyucu ve bizleri yönetmekle yükümlü olan kişiler, vatandaşın özel hayatlarının korunması yolunda gerekli öncelikle almakla yükümlüdürler ve de kendilerini yükümlü hissetmelidirler. Bunların yanı sıra medyanın kendi ukdesinde bulunan çoğunluğa ulaşma yeteneğini kullanarak halkı bilinçlendirme yolunda çalışmalar yürütmelidir. Saygılarımla.



Kaynak : 