Cerrahpaşa Tıp Dergisi’nin 40’ncı yıl toplantıları kapsamında İstanbul Üniversitesi(İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde bugün “Araştırma ve Yayın Etiği” konulu bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıya konuşmacı olarak katılan Ruacan, bilimsel yayınların hazırlanma aşamasında dikkat edilmesi gerekenler ile Türkiye ve yurt dışında bu konuda karşılaşılan sorunları anlattı. Ruacan akademik yayınlarda etik kuralların çok önemli olduğunu vurgulayarak,
Bilimin vazgeçilmez koşulu etik ve dürüstlüktür. Bunlardan vazgeçerseniz bilim hiçbir şekilde amacına ulaşamaz.
şeklinde konuştu. Ruacan, tıpta ötenazi, organ nakli, kürtaj ve klonlama gibi konuların günümüzde etik anlamda sorun yaşanan konular olduğunu belirterek, toplumun bilimle olan bağlantısına ilişkin bir araştırmayı şöyle açıkladı:
Evrim, bilimin bir toplumdaki değerini, anlaşılabilirliği ve bilinci gösteren bir sorudur. 2007 yılında ‘Science’ dergisinde yapılan bilimsel ve ciddi bir araştırmada insanlara evrim konusundaki görüşlerini soruyorlar.
Araştırmaya göre Türkiye’de evrime inanan insanların sayısı yüzde 30’dan az. Bunda ilginç olan bilimin önderi olarak bilinen ABD.’nin bizim hemen üzerimizde olması. Oysa ki ABD’de Bush döneminden önce evrime inananların sayıca çok daha fazla olduğu görülüyor.
Yani şu görüşe varıyoruz ki eğer bir toplum belli bir süre bir muhafazakar yönetimin altında yaşarsa, ABD örneğinde olduğu gibi bilimde ve açık görüşlülükte geriye gider.
Ruacan, geçen yıl TÜBİTAK’ın evrimle ilgili bir kapak yaptığı için olumsuz gelişmeler yaşandığını hatırlatarak, yabancı bir yayından okuduğu metinle Türkiye’de bilim hakkındaki öngörüsünü paylaştı:
Bugün, dünyanın çeşitli yerlerindeki okullarda fen derslerinde dünyada yaşamın kökenleri ve evrim konusunda bilimsel kanıt, veri ve test edilebilir kuramların öğretilmediği görülmektedir. Herhalde bizim ülkemiz de maalesef buna doğru gidiyor.
Ruacan, Türkiye’de bilimsel yayınların doğruluğunun ve etik kurallara olan uygunluğunun denetiminin YÖK’te olduğunu ifade ederken, şunları da belirtmekten geri durmadı :
YÖK’ün bu konuda ne deneyimi, ne alt yapısı, ne de yönergesi var. Bu yüzden de şu anda tüm başvurular ortada duruyor.

Kaynak : 