KKTC’de geçen yılın ekim ayında düzenlenen “Bilişim Adası- KKTC Çalıştayı”nda[1] ele alınan projelerin Türkiye ve KKTC’de duyurulması, geliştirilmesi ve bu projelerin hayata geçirilmesi amacıyla dün “Bilişim Adası KKTC’ye Vizyonel Bakış” konulu bir toplantı düzenledi.
Salamis Bay Conti Resort Otel’de yer alan etkinlikte, Kıbrıs Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Hasan Taçoy bir konuşma yaptı ve KKTC’yi bilişim adasına dönüştürmek için gerekli zemini hazırladıklarını söyledi. Taçoy bakanlığı dönemindeki 11 ay içerisinde bilişim ve teknoloji altyapısında yapılan yatırım ve altyapı çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Taçoy, ilk çalıştay sonunda, bilişimle ilgili olarak 10 yıllık devlet politikalarını ve hedefleri ortaya koyduklarını hatırlattı. KKTC’nin bilişim adası olmaya çok müsait bir coğrafyası ve genç, nitelikli ve teknolojiye yatkın bir nüfusu bulunduğunu belirten Taçoy, KKTC’deki üniversitelerin ve öğrenci sayısının da bir avantaj olduğunu hatırlattı.
KKTC Telsim ana sponsorluğunda düzenlenen etkinlikte, “Ar-Ge İçin Yaşam Alanları ve Yatırım İmkanları” konulu panelde, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu 2’nci Başkanı Galip Zerey, TTG INT’den Mehmet Beyaz, Vodafone IT’den Ergun Seray ile Turkcell Teknoloji’den Semih İncedayı ile Yazılım Sanayicileri Derneği Başkanı Şerif Beykoz birer konuşma yaptılar.
KKTC Telsim Genel Müdürü Ahmet Ulubay, “Bilişim Adası” projesine başından beri inandıklarını ve bu konuda ilgili mercilere telkinlerde bulunduklarını belirterek, KKTC’deki GSM operatörleri olarak birtakım sıkıntılara göğüs gerdiklerini, çözüm ortaklarına ihtiyaçları bulunduğunu söyledi.
Telekomünikasyon Üst Kurulu Başkanı Kadri Bürümcük de, izolasyonlar altındaki KKTC’de bilişim sektörünün gelişmesinin çok önemli olduğunu ve son bir yıl içerisinde daha yaygın ve güvenilir altyapıya kavuşulduğunu söyledi. Bürümcük, bilişimin Kıbrıs için gelecek vaat ettiğini söyleyerek, GSM kullanımının son 2 yılda % 50 arttığını, geniş bant internet abonesinin de 3 binden, 60 bine çıktığını not etti.
Neden Bilişim Adası Vizyonu?
Kıbrıs’ı yakından bilirim. Çünkü 1980’lerden bu yana belki 70-80 defa gitmişimdir. Bunlardan 50-60 kadarı 1982-86 arasında THY’da çalıştığım dönemdeydi. Sonrasında 97’lerde Girne Amerikan Üniversitesi ile bir işbirliği yapmak amacıyla 5-6 defa gittim. Arada da tatil için gittiklerimi de toplarsanız, bu kadar yapar.
Adanın en canlı hali 80’lerin başındaydı. O zamanlar ülkemizde henüz TL ve ithal mal serbestisi olmadığı bir dönemde, Kıbrıs “vaha” görünümündeydi. Türkiye’den Kıbrıs’a “hem ziyaret, hem ticaret” seyahatleri yapılır. Gidenler, bavullarını ithal eşyalarla doldurup, dönerlerdi.
Ama sonra Özal dönemi geldi ve ithal mallar Türkiye’de serbestleşti. Kıbrıs da eski cazibesini yitirip, sadece “tatil” ya da “kumar-rulet” amaçlı seyahatlerin hedefi haline dönüştü. Gördüğüm kadarıyla da, eski aşırı canlılığını da yitirdi.
Çünkü sadece bu 2 hedefin olması adaya Türkiye’den yapılan girişleri azalttı. Zaten ambargo nedeniyle başka ülkelerden buraya turistik ziyaret yapan da çok yok.
İşte böyle koşullarda genç nüfusu ve üniversite sayısı yüksek olan KKTC için “bilişim” bir kurtarma sandalı olarak görülüyor. Bu konuya el atan kişi ise, seçimlerden sonra henüz yerine yenisi atanmamış olan (çünkü yeni hükümet henüz kurulmadı) Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Hasan Taçoy[2].
Çözümsüzlük içinde sıkışmış kalmış gibi gözüken 300.000 nüfuslu KKTC için “bilişim” sektörünü öne sürmeye karar veren Taçoy, ekim ayında Cebit Fuarı sırasında konuyu önce Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’a, sonra da Bakan Yıldırım’ın da yardımıyla Cumhurbaşkanı Gül’e aktardığını ve olumlu destek alınca da kolları sıvadığını anlattı. Aynı hızla da ekim ayında ilk çalıştayı düzenledi.
Evet bu ülkede ambargo var ama bugün sabah yapılan basın kahvaltısında, bu ambargonun kafalarda olduğunu, seçimlerden sonra henüz yerine yenisi gelmemiş olan Ulaştırma ve Bayındırlık Bakanı Hasan Taçoy da ifade etti.
Taçoy, eski Başbakan, yeni Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’na yakın bir kişi olarak tanımlanıyor. Seçim sonrası kurulacak hükümette de kendisi için çeşitli görev spekülasyonları var. Taçoy, bu sabah yapılan basın kahvaltısında, konuşması ve anlattıkları ile dinamik ve çalışmaya hazır bir siyasetçi görünümü verdi ve çeşitli konularda samimi detaylar verdi :
Bizde başarısızlık korkusu vardır ama önce kendi içimizde yapabileceğimiz şeyleri denememiz lazım. O zaman göreceğiz potansiyel artacak. ARGE yapandan kurumlar vergisini almamak konusunda çalışıyoruz.
Bilişim Adası Projesini yaparken, Amerikalılar ilgi gösterdi. Kuzey Kıbrıs’ta ambargo var ama ABD Büyükelçiliği ilk çalıştay için, Silikon Vadisinden, belediyeler için e-devlet çözümleri geliştiren birisini getirdi.
Proje için 10 yıl dedik. Çünkü yıllarca herhangi bir taş konulmamış üstüste, o nedenle 1 yıl içinde bitmez. Türkiye’nin katkılarıyla altyapı olayını çözüyoruz.
Lisans sözleşmesi imzalandı GSM firması ile. Ama önce 12 milyon dakika olan Kıbrıs Telekom ‘un gelirlerinin yarıya düşmesi durumunda ne yapacağımızı çözmemiz gerekiyordu. İkinci bir KTHY olayı yaşamak istemedik.
Katma değerli servisleri çalıştıralım diyoruz ama önkod (prefix) sorunu var. 90’ı kullanamıyoruz. Çünkü Türkiye’ye ait.
İşte bu basın kahvaltısındaki bu sözler ve düzenlenen 2.çalıştay, projenin aynı hızla sürdüğü anlamına geliyor. Zaten, adaya 2.fiber kablonun da çekileceği anlatıldı. İlki, birinci çalıştayın başladığı gün Türk Telekom ile imzalanmıştı. 2.Fiber için de ihalenin ve değerlendirme aşamasının tamamlandığı, yıl sonuna kadar da döşemenin tamamlanacağı belirtildi.
Bu arada ufak bir not; bir gazetecinin sorusu üzerine öğrendik ki, Türkiye üzerinden internete bağlanan adadan, YouTube’e erişimde herhangi bir sorun yokmuş.
[1] KKTC’nin ‘Bilişim Adası’ olma sürecine 2009 Çalıştayı ile start verildi
[2] Ekim Çalıştayında, Bakan Taçoy ile yapılan bir Video Röportaj

Kaynak : 