Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın[1], CHP eski başkanı Deniz Baykal’ın özel hayatına dair video için perşembe günü yaptığı açıklamaya, CHP Uşak Milletvekili Osman Coşkunoğlu cuma günü bir açıklama[2] yaptı. Coşkunoğlu haftasonunda Antalya’daki Kamu-BİB Toplantısındaydı. Kendisi bu konudaki düşüncelerini şöyle aktardı :
Turk-internet.com: Antalya’dayız, Türkiye Bilişim Derneği’nin Kamu-BİB toplantısındayız. Siz dün bir açıklama yaptınız. Konu, Deniz Baykal’ın videosuyla ilgili hükümetin hareket tarzıydı. Burada bir yanıltma olduğunu söylüyorsunuz, bu konuda bilgi alabilir miyiz?
Osman Coşkunoğlu: Tabii, memnuniyetle. Sayın Ulaştırma Bakanı evvelki gün bir açıklama yaptı. Onun üzerine ben dün o açıklamayı yaptım. Açıklamasında bir kaç noktada maalesef yanıltıcı bilgi vardı -bilerek ya da bilmeyerek yapılmış-. Birincisi; “Biz 15 dakika içerisinde engelledik, bir talimatla internetten o kasetleri, görüntüleri, videoları kaldırdık” dedi.
Turk-internet.com: Biz de bu konuyu internet camiasında sansür olarak değerlendiriyoruz.
Osman Coşkunoğlu: Çok doğru. Şimdi olayın bir sansür yönü var, bir de yine sizin ifade ettiğiniz gibi ve benim bu 5651 çıkarken mecliste yaptığım konuşmada ifade ettiğim gibi; böyle bir engelleme zaten imkansız. Yani onları önledik demek o bakımdan da yanlış. Burada bir siteyi kapatırsınız -bu ayrıca sansür gibi bir uygulama olması bakımından da sakıncalı- ama öbürü başlar. Hatta galiba siz o örneği verdiniz; lunaparkta kafalar çıkıyor, birine vuruyorsunuz öbürü çıkıyor, o şekildedir. Yani internet böyle.
Ben bunu 5651 sayılı yasa tasarısı görüşülürken mecliste, milletvekillerinin anlaması için -şimdi anlamıyor, anlaşılmıyor tabii, haklı olarak, ben kimseyi küçümsemek için söylemiyorum-
Ben tıptan anlamıyorum, bazıları da bu konudan anlamıyor. Onlara şu örnekle anlatmıştım hatta; anti-virüslerimiz vardır, o anti-virüsler sürekli güncellenir. Neden? Bir anti-virüsünüz var, sözüm ona virüsleri engelliyor. Ama ertesi gün onun üstünden atlayacak bir virüs çıkar, o anti-virüsü yükseltirsiniz. Ertesi gün bir tane çıkar, yükseltirsiniz, bu sonsuza kadar gider…
Bunları önlemek imkansız. Bu teknolojiyi tanıyıp, bu teknolojinin gereklerini yapmak gerekir. 5651 sayılı yasa çıktı, youtube sansüre uğruyor. Öte yandan Sayın Başbakan -ki 5651’i ısrarla çıkartan Sayın Başbakandır, ısrarla ve çok hızlı bir şekilde!- kendisi gazetecilere “ben giriyorum, siz giremiyor musunuz?” diye kendi ısrarıyla çıkmış bir kanunu delmekle adeta övünüyor, böyle gülünç durumlar çıkıyor ortaya. Onun için bu konuya daha ciddi yaklaşmak gerektiğini düşünüyorum.
Bir talimatla engelledik diyor, engellenen birşey yok. Talimatla olması yanlış bu tip şeylerin. Şimdi bunu daha ciddi ele almak gerekir. Özetle, Sayın Ulaştırma Bakanı’nın yaptığı birinci yanlış, yanıltıcı açıklama şu; “biz engelledik.” Yanlış! Engellenen birşey yok, hala bir çok yerde bulunabiliyor.
İkincisi; “şu anda kovuşturma ve soruşturma yürütülüyor.” Doğru. “TİB de bunun içinde” dedi. TİB bunun içinde değil. İlk başta o talimatı alan TİB idi. Onun dışında TİB kovuşturmanın, soruşturmanın içinde değil. Kovuşturmanın, soruşturmanın ciddi olarak yürütüldüğü kanaati henüz oluşmadı. Umarım yanılıyorumdur.
Orada üçüncü yanıltıcı bilgi; “Avrupa Siber Suçlar Sözleşmesi üzerine çalışıyoruz” dedi. Şimdi birincisi, bunun neresine çalışılıyor? Bu bir teknik sözleşme, görüşülür, belli noktalarına bakılır ve hızla çıkartılabilir. Buna ihtiyaç olduğu da aşikâr. Çünkü Sayın Bakan kendisi de söyledi, uluslararası ilişkiler gerekiyor burada ve bunun için de Avrupa Siber Suçlar Sözleşmesi’ni imzalamamız gerekir.
Üzerinde çalışıyor dediğini, bakın Mart ayında ve daha önce, -17 mart diye tarih de verebilirim- “Dışişleri Bakanlığı’nda hala, imza bekliyor, Bakanlar Kurulu’na gidecek” demişlerdi. Ne oldu? Nisan-Mayıs, iki ay! İki aydır imzalanmadı mı? Üstünde ne çalışıldı? Çalışılan bir şey yok! Ayrıca şunu da söyleyeyim; Avrupa Birliği Siber Suçlar Sözleşmesi, AB siyasi kriterler kapsamında zaten yıllardır AB Genel Sekreterliği nedeniyle gündemimizde. “Onunla ilgili çalışma başlattık”, yanlış bir açıklama.
Turk-internet.com: Peki o zaman bu açıklamaları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Osman Coşkunoğlu: Bu açıklamaları hükümetin bu konuda gayri ciddi yaklaştığı şeklinde değerlendiriyorum. Ancak o şekilde değerlendirebilirim ve benim bu şekilde değerlendirmeme neden olacak bir olay daha olmuştur; bakın 3 ilde 3 siyasi saldırıya uğramıştır: ‘Siirt, Samsun, Van’. Siirt ve Samsun İl Emniyet Müdürleri derhal görevden alınmıştır. Van’da, Deniz Baykal’ın saldırıya uğradığı ilde emniyet müdürü görevden alınmamıştır. Üstelik orada emniyetin, emniyet mensuplarının AKP il yöneticileriyle beraber bu komployu kurduğu fotoğraflarla tespit edilmesine rağmen.
Yani ben bunları maalesef üzülerek, bu konuları ciddiye almayarak , -CHP üzerinde yükseldiği çok aşikar son kamuoyu yoklamalarında görünene göre- hükümetin CHP üzerine oynadığı oyunlar olarak görüyorum.
Turk-internet.com: Peki siz ne bekliyordunuz? Ulaştırma Bakanı’nın ya da hükümetin nasıl davranması gerekiyordu bu konuda ?
Osman Coşkunoğlu: Ben şöyle bekliyorum; yani “biz bunu talimatla yasakladık” gibi hem gülünç hem sakıncalı bir yaklaşım yerine, -tarihini tam hatırlayamayacağım, sanırım 4 mayıstı- mecliste anayasanın 8. maddesi reddedildiği zaman, Anayasa Mahkemesi parti kapatmayla ilgili yeterli oy alamadığı zaman, Sayın Başbakanın grupta yaptığı bir konuşma vardı: “ CHP ayağını denk alsın, bu işi fazla kurcalamasın, benim elimde daha ne belgeler var, neler var” diye bir açıklama yaptı. Bu dehşet ve utanç verici bir açıklamadır. Bir ülkenin başbakanı benim elimde belgeler var, şunlar bunlar var diye tehdit etmez! O ülkenin başbakanı bu belgelerin, hukuk dışı hazırlanmış kasetlerin, şunların bunların yapılmasını engeller.
Sayın Ulaştırma Bakanı dün tekrar; “Cezai müeyyideyi arttırmak için çalışma yapıyoruz”. Hep bu çalışma yapılıyor. Bunu Sayın Cemil Çiçek de – o zaman Adalet bakanıydı zanneddersem- daha bir yılı aşkın zaman üzerine, o zaman da söylemişti “ çalışma yapılıyor, çalışma yapılıyor…” Bunlar oyalama! Yani başbakanın görevi, işi ciddiye alıp, bir hukuk devletinde olmaması gereken olayların olmasını engellemektir. Ondan sonra böyle uygulanamayacak sansürler uygulamak değildir. Bizim beklentimiz bu.
[1] Binali Yıldırım : İnternet Suçları Konusunda Adalet Bakanlığı ile Çalışma Yürütüyoruz
[1] Osman Coşkunoğlu : Baykal’a Yapılan Sivil Darbede Hükümet İfşa Oluyor!

Kaynak : 