Bu söyleşi Türk Geniş Bant İnternet Pazarında 2010 dosyası kapsamında yayınlanmaktadır.
Bu söyleşinin ilk bölümünü Akarca : ‘3G’yi Merak’ Seviyesi Aşıldıktan Sonra ADSL Pazarı Yeniden Büyümeye Başladı – 1 ve ikinci bölümünü Akarca : ADSL için Sabit Hat Başvurusu Yapmak ve Parasını Ödemek Zorunda Olmak İşi Zorlaştırıyor – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Turk-Internet.com : Yalın ADLS çok büyük bir heyecanla bekleniyordu ama şu ana kadar çok büyük bir gelişme kaydedilemedi. Alternatif operatörler olarak bu durumda sunabilecek başka çözümler var katma değerli hizmetler veya paket içerikler gibi. Sizin böyle sunumlarınız var mı varsa nelerdir?
Mehmet Ali Akarca: Elbette bizim de var. Aslında bu sadece alternatif operatörler için değil tüm operatörler için geçerli. Yalın DSL’in önemi şuydu, biraz önce sizin de sorduğunuz gibi özellikle ekonomik anlamda pazarı büyütmek açısından 2009 senesi için çok önemli bir hamleydi. Çünkü 2009 senesinde ülkemiz çok ciddi bir krizden geçti.
Aslında sadece Türkiye değil tüm dünya önemli bir krizden geçiyordu ama Türkiye’de çok ciddi bir işsizlik var. Dolayısıyla bizim mümkün olduğunca ucuz paketleri ve mümkün olduğunca ekonomik olan çözümleri tüketicilere sunabiliyor olmamız lazım.
Katma değerli hizmetlere gelirsek, eğer siz bir ev kullanıcısıysanız ve çocuklarınız varsa, çocuklarınızın internet kullanırken belirli mecralara girmesini istemiyor olabilirsiniz. Veya aynı şekilde çocuklarınızın belirli oyun sitelerine belirli bir saatten sonra girememesini isteyebilirsiniz.
Bu aslında hepimiz için tüm anne babalar için bir anlamda ciddi bir sıkıntıdır çünkü bir noktadan sonra bunu kontrol etmek hakikaten zor. Ayrıca bu durum aile içinde de devamlı bir sürtüşmeye sebep olabiliyor. Dolayısıyla bence bu tür hizmetler çok önemli.
ADSL veya IP dünyasına baktığımız zaman biz esasında “Sizi hayata bağlıyoruz,” diyoruz. Bu hizmetle sadece internet anlamında değil, aynı zamanda dosyalarınızın bir yerde saklanması için veya aynı zamanda cloud computing denen bulut üzerinden verilen hizmetleri alabilmeniz için veya televizyon, video veya benzeri bir paylaşım sistemindeki gelişiminiz için bağlantı sağlıyoruz.
Dolayısıyla hizmetin tamamına baktığınız zaman gidilen yer gelecekte evlerinizin akıllı ev olduğu yani örneğin ofise geldiğiniz zaman otomatik olarak evinize bağlanıp kombinizin ayarını düşürebildiğiniz veya yemek yapacaksanız uzaktan fırınınızı çalıştırabildiğiniz, çocuğunuz okuldan geldiğinde evde tek başına olacaksa onu kontrol edebildiğiniz, arkadaşlarıyla nerede ne yaptığını görebildiğiniz bir sisteme doğru gidiyoruz.
Sonuçta esas olarak konu tüm sistemlerin birbirleri ile çalışır halde olması ve devamlı bir iletişim halinde olması. Bunu sağladığınız zaman zaten iş sadece bir bağlantı olma seviyesinden çıkıp çok farklı noktalara doğru da ilerlemeye başlıyor.
Turk-Internet.com : Peki yalın DSL ile ilgili bir şey daha sormak istiyorum. Şimdi 19 Liralık bir fiyat öngörülüyor, bu fiyat sizce de biraz pahalı gibi değil mi ve sizce ne düzeyde olmalı?
Mehmet Ali Akarca: Bu bence çok pahalı bir fiyat. Baktığınızda 19 Liralık yalın DSL fiyatı daha doğrusu çıplak hat fiyatı var. Buna şöyle bakmak mümkün, son kullanıcı telefon hizmeti almadığı için bir 19 Lira vermek zorunda kalıp onun üzerine de şu andaki fiyatlandırma ile 25-26 Lira civarında olan bir ADSL kullanım ücreti veriyor olacak. Dolayısıyla aslında bu fiyatlar altında yalın DSL sunmak tüketiciler açısından bırakın fayda sağlamayı onları cezalandırıyor gibi bir noktaya gelecektir.
Bu fiyatlar altında yalın DSL sunuluyor olması çok anlamlı değil. Siz bugün telefon hizmeti alırsanız daha ucuza ADSL hizmeti alırken “Ben telefon hizmeti kullanmıyorum, sadece ADSL için hattımı kullanacağım,” derseniz daha pahalı bir ücret vermek zorunda kalacaksınız. Dolayısıyla 19 Liralık yalın ADSL ücretinin mantıklı bir açıklamasını biz maalesef bulamıyoruz.
Ben kendi içimde de bu açıklamayı bulamıyorum, yarın öbür gün müşterilerimize de bunu açıklama şansına sahip olmayacağız çünkü son kullanıcı diyecektir ki “Ben telefon hizmeti alsam, ADSL daha ucuza gelecek. Niye beni cezalandırıyorsunuz?”. İşte bu sorunun bir karşılığı maalesef yok.
Bu rakam ne olmalı derseniz tabi ki bunu afaki söylemek çok mümkün değil. Burada olması gereken Türk Telekom’da bir maliyet muhasebesi yapma gerekliliğidir. Ve bizim bu hesaplamaları görebiliyor olmamız gerekli. En azından buradaki düzenleyici kurum yani BTK’nın maliyet ayrışmasına göre, maliyet bazlı hesaba göre bir bakır hattın fiyatı nedir, aylık bakım ücretleri nedir bunları belirleyerek ona göre bir rakam açıklanması gereklidir.
Ama mantıken de baktığınız zaman siz bu bakır hat üzerinden DSL alırsanız ve bunun üzerinde belirli dakikalarda görüşme de aldığınız zaman daha ucuz bir fiyat alıyorsanız, telefon görüşmesi almadığınızda fiyatın daha pahalı olması çok mantıklı bir noktaya tekabül etmiyor. Bence bu rakamın (yalın DSL) 10 Liranın altında olması gerekir.
Bu fiyat ancak 10 Liranın altında olduğunda bir kullanıcı “Evet ben bir feragatte bulunuyorum, evimdeki telefon hizmetini kullanmayacağım. Bu telefon hizmeti içinde ben X lira bir sabit ücret ödüyordum, artık ben o hizmeti almadığıma göre daha ucuz bir sabit ücret vermem lazım aynı zamanda da ADSL hizmeti alabileceğim,” diyebilir. Bu bağlamda baktığınız zaman bu rakamın gerçekten de 10 Liranın altında bir seviyede olması gerekiyor.
Bu söyleşinin devamını Akarca : Danıştay’ın Farklı ÖnKodları İptal Etme Kararı Alternatif Sektör için Faydalı Bir Karar Oldu – 4 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Kaynak : 