İstanbul Üniversitesi(İÜ) İletişim Fakültesi, 60’ncı Yıl Etkinlikleri kapsamında bugün “Medyanın Dünü ve Bugünü” adlı bir panel gerçekleştirildi. Oturum başkanlığını İstanbul Gazeteciler Derneği Başkanı Engin Köklüçınar’ın yaptığı panelde, gazeteciliğin hem teknolojik hem de siyasi açıdan geçirdiği değişimler masaya yatırıldı.
Gazeteci Leyla Tavşanoğlu, konuşmasında zaman geçtikçe ‘dezenformasyon gazeteciliğinin’ yaygınlaştığını kaydetti. Bu kavramı, Deniz Baykal’la ilgili son haberleri de örnek göstererek ilişkilendiren Tavşanoğlu, şu şekilde açıkladı:
Bir ülkenin ana muhalefet partisi başkanının görüntülerini yayınlayan internet sitesi, çok muhafazakar bilinen bir gazeteye ait. Bunun üzerine başbakan arıyor ve ‘görüntüleri derhal kaldırın’ diyor. Yani böyle durumlarla ilgili hukuki bir yol, bir yaptırım yok. Bunun yerine kişisel bağlantılarla mesela hallediliyor.
Gazeteci Tufan Türenç, Türk insanının okuma alışkanlıklarına dikkat çekti. Türenç:
Türkiye’de bu kadar güzel bir teknolojik yönden üstün gazeteler yapılmasına rağmen tirajlar benim gazeteciliğe başladığım dönemdeki tirajlarla aynı. Tiraj olarak bakınca ülkemiz, Asya, Afrika düzende.75 milyon nüfuslu bir ülke için bu durum oldukça düşündürücü.
şeklinde konuştu. 1980 sonrası yaratılan ekonomik sistemin gazeteciliği olumsuz etkilediğini ifade eden Can Ataklı, ‘yandaş medya’ kavramını eleştirerek, “Gazetecilik özünde muhalefettir” dedi. 80 öncesi ve sonrası basın özgürlüğünü karşılaştıran Ataklı, konuşmasına şöyle devam etti:
1980’den itibaren Türkiye yepyeni bir dünyayla karşılaştı. Kapitalizmin talimatlarıyla yapılan silahlı darbelerden sonra, Türkiye serbest piyasa ekonomisine geçmesi basına da yansıdı. Toplumdaki tüketme arzusu, ‘her koyun kendi bacağından asılır’, ‘çok para kazanan akıllıdır’ anlayışı basına da yansıdı ve yayınlar bu şekilde yapılmaya başlandı. 90’lardan sonra özel televizyonculukla birlikte ilk adımlarını 80 darbesinden sonra atılan büyük sermayenin, bu alana iştahla girmesi gerçeğine şahit olduk. Benim patronlarım 2001’e kadar aynı zamanda gazetelerin genel yayın müdürleriydi. Daha sonra bu alan satış müdürlerinin eline geçince, medyaya başka bir tip geldi. Böylece holding patronları, medya patronları haline geldiler.
Vatan Gazetesi Köşe Yazarı Akkan Süver ise konuşmasında, bugünün gazetecilerinin eski gazetecilerden çok daha rahat koşullarda çalıştıklarını söyledi. Akkar Süver mesleğe ilk başladığı zamanlardaki anılarını anlatarak:
Eski gazeteciler çok dar şartlar altında, kiralık evlerde zor denkleştirdikleri paralarla kira ödedikleri meskenlerde otururlardı.
diye konuştu. Gazeteciliğin, her türlü zorluğa rağmen bir şevk işi olduğuna dikkat çeken Süver sözlerine şöyle devam etti :
Eski gazetecilerin bugünkü gazeteciler gibi imkanları yoktu. Ama bugünkü gazeteciyle göre çok itibarlıydı.
diye konuştu.

Kaynak : 