Söyleşinin ilk bölümünü Aytaç Biter : Toshiba’nın Teknolojide Uzmanlığı Minyatürleştirmek Alanında – 1 ve ikinci bölümünü Aytaç Biter : Türkiye’deki IT Pazarı, Bavul Ticaretine Bile Tâbi Olmaya Başladı – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Turk.internet: Sizce global kriz PC pazarını nasıl etkiledi? Tabi KDV’ nin %8′ e inmesi konusunda soruyorum. Onu nasıl değerlendirdiniz yıl içinde?
Aytaç Biter: KDV’nin %8′ e indirilerek desteklendiği dönem çok doğru bir zamanlamayla, biraz umutsuzluğa kapılan, küresel krizin etkisiyle tedirgin olan pazara müthiş bir ivme sağladı. Pazar birden bire canlandı, hareketlendi. Biliyorsunuz bizim biraz daha yoğun sezonlar yıl sonudur.
Yıl sonuna gelmeden, yani sezona girmeden önceki yaz sezonunu ya da nispeten yavaş sezonu çok iyi doldurdu. O dönemde satışlar arttı. Eylülde rekorlar kırıldı ve yıl sonunda KDV indirimi bittiğinde zaten bütün stoklar temizlenmişti, çünkü stok da bir sorun.
Bizim ürünümüz şöyle, biz biraz buz satıyoruz. Eriyor yani, ürün mutlaka tazeyken değerli. Eğer ürünü zamanında satamazsanız, çok büyük kayıplara uğruyorsunuz. Dolayısıyla o dönemde, küresel krizin etkisiyle yavaşlayan satışlar nedeniyle ortaya çıkan aşırı stoklar, çok süratli bir şekilde temizlendi ve herkes de ayağını yorganına göre uzatmaya başladı. Hatta eylülden sonra ekim ayında biz ona ‘shortage’ diyoruz, ürün tedarikinde zorluklar yaşandı. Ve tabi pazar tekrar kendi dengesini buldu.
Şu anda sanki kriz yaşanmamışçasına, eğer 2009 verilerine de bakarsak toplamda pazarın ciddi bir büyüme gösterdiğini, 2009 yılında da küresel krize rağmen büyüme gösterdiğini görüyoruz. En azından IT donanımı tarafında böyle.
Turk.internet: Dünya’da nasıl bu?
Aytaç Biter: Dünyaya göre daha iyi tabii. Batı Avrupa’da özellikle çok az büyüme var, hatta büyümeyen pazarlar var. Ama Türkiye ve Ortadoğu bölgesi büyümesini devam ettirdi.
Turk.internet: Peki önümüzdeki dönem daha yoğunlukla bu tablet şeklindeki cihazları görecek miyiz Toshiba’dan? Biliyorsunuz gazete okuma, Amazon Kindle gibi, o tür ürünler gelecek mi?
Aytaç Biter: Tabii bizim bahsettiğimiz ürünümüz çok ilgi çekti. Artık her biçimde, yolda yürürken bile kullanabileceğiniz kolaylıkta. Tabi böyle kolay olduğu takdirde bilgiye erişim her zaman, her yerden hızlı, kolay. Tabii uzun pil ömrü ile de desteklenmesi gerekiyor bu teknolojilerin. Böylece mobiliteyi ve kullanım kolaylığını birleştiriyor ve cep telefonuyla bilgisayar arasında yeni bir segment yaratıyor.
Bu bir kitap okuma amacıyla kullanılabileceği gibi daha birçok amaca da hizmet edebiliyor. Bilgiye her yerden erişebilmek ya da bilgisayarınızdaki video, müzik, resim, görüntü dosyalarını ekranda kolaylıkla kullanabilmek, facebook gibi paylaşım sitelerine bağlanmak gibi bugün en çok kullanılan işlevleri yerine getirebilecek özelliklerde. Ama tabii bu ne bilgisayarı öldürecek, onun yerine geçecek diyoruz ne de bir cep telefonunun yerine geçecek diyoruz. Dolayısıyla segmentasyon genişliyor ve herkes ihtiyacına göre ürün tercih etme özgürlüğüne sahip oluyor.
Turk.internet: Netbookların satışları nasıl?
Aytaç Biter: Netbooklar fiyat avantajlarıyla ciddi satış yaptı. Ama netbooktan performans bekleyenler, güç bekleyenler, daha büyük ekran, daha hızlı işlemci, daha yüksek disk kapasitesi, daha fazla hafıza bekleyenler yine taşınabilir normal bilgisayarları tercihe ettiler. Ama ‘yanımda kullanabileceğim temel özelliklerde bir bilgisayar olsun’ diyenler, ‘buna da ekonomik sahip olayım’ diyenler netbooku tercih ettiler. Şu anda git gide her boşluğu dolduran bir ürün yelpazesi ortaya çıkmaya başladı.
Turk.internet: Sizin kampanyalardan sonra özellikle, laptoplarda ikinci el pazarı yaratılacağı, teknik servislere daha çok iş çıkacağı konuşulmuştu. Bu sektörde durumu takip ediyor musunuz?
Aytaç Biter: Bizde ikinci el pazarı üretiyoruz aynı zamanda çünkü bilgisayarda eşsiz bir garanti güvence sistemimiz var. Türkiye fikir babası oldu bu konunun.”No matter what guarantee” dediğimiz ‘ne olursa olsun garantisi’ dediğimiz bir garanti uygulaması. Örnek bir uygulama çünkü bizden sonra 13 ülke daha başladı. Hatta şimdi bu uygulama iki Afrika ülkesinde de başladı. Garanti şunu sunuyor; biliyorsunuz bilgisayarların ya da teknolojik ürünlerin garantileri üretim hatalarına karşıdır ama siz kırarsanız, düşürürseniz, çalınırsa gibi bir çok sebeplerde, bunlar üretici garantisi kapsamına girmiyor. Orada tamamen güvencesizsiniz.Ancak kendi kendinize bir sigorta mekanizması kurmanız lazım. Ama bizim güvencemiz bunların hepsini ve daha fazlasını kapsıyor.
Şöyle ki; hem kazayla kırılma, bozulma, arızalanma gibi problemler kapsamda. Çalınırsa ve eğer polis raporu ile belgelenirse bu, yenisi veriliyor, yani o da garanti kapsamında. Bir şekilde aldınız, memnun değilsiniz. Bunu değiştirebilmek, iade edebilmek şeklinde bir garantimiz var. Daha da ilginç gelen bir tarafı var bu kampanyanın; aldınız bir süre sonra işsiz kaldınız, bilgisayarınızın parasını biz ödüyoruz ve siz bilgisayarınızı yine kullanabiliyorsunuz.Yani bilgisayarı geri almadan, bilgisayarın bedelini size ödüyoruz.
Turk.internet: Bu nasıl oluyor? Bir sigorta mı var?
Aytaç Biter: Sigorta yok. Biz Toshiba’ya o kadar güveniyoruz ki, Toshiba alan kullanıcılar garanti kapsamında olsun olmasın, bir şekilde Toshiba’ya yatırım yaptıysanız %100 güvence altında olun diye böyle bir garanti sistemi geliştirdik. Tamamen biz karşılıyoruz. Biz burada belli bir risk öngördük ve bu risk oranının belli bir yüzdeyi geçmemesi durumunda bunu karşılayabileceğimizi, tüketiciye bunu bir katma değer olarak sunabileceğimizi düşündük.
Şu anda tüm bilgisayar grubumuzda bu garanti mevcut. Yani bir istisnai ya da bir modele ya da bir grup modele ait bir kampanya değil. Hangi Toshiba bilgisayarı alırsanız alın bu güvencelere sahipsiniz. Aldınız, yanlış seçtiğinizi düşünüyorsunuz. Bu çok ağırmış, siz aslında sürekli taşıyacağınız hafif bir bilgisayar arıyorsunuz ve değiştirebiliyorsunuz. Memnun olmadığınızı düşünüyorsunuz ya da pahalı olduğunu düşünüyorsunuz, iade ediyorsunuz. Perakendeciye, aldığınız yere ödediğiniz faturadaki bedeli bizden geri alabiliyorsunuz.
Ya da kırıldı, düştü, su döküldü, ücretsiz değiştirebiliyor ya da giderebiliyoruz problemi. Herhangi bir şekilde ‘siz kırdınız, düşürdünüz’ demiyoruz. Veya çalındı, evinizin kapısı kırıldı. Yani ispatlanabilir bir hırsızlık durumunda, eğer polis raporuyla gelirseniz yine bilgisayarınızın aynısını, yenisini size veriyoruz.
İşsizlik güvencesi en enteresan kısmı, hiç uygulanmamış tarafı. Bir şekilde işinize, maaşınıza güvenerek mesela 6 taksitle bilgisayar aldınız ve Allah korusun işinizden çıkarıldınız. Belgenizle geliyorsunuz, biz taksitlerinizi ödüyoruz, bilgisayar da sizde kalıyor. Böylece Toshiba almış olmanın güvencesini sonsuz yaşamış oluyorsunuz.
Söyleşinin son bölümünü yarın okuyacaksınız..

Kaynak : 